Haber Detayı
10 Eylül 2019 - Salı 11:28
 
Hayat, adaletle, adaletsizliğin savaşıdır…
Hasan Hastürer, KIBRIS, ekonomi ekine yazdı: 'Hayat, adaletle, adaletsizliğin savaşıdır… Bizimkisi gibi toprak parçalarında mücadelenin, savaşın da ahlakı yoktur. Adil mücadeleyi tercih eden, kurallara uygun hareket eder. Adaletsizliği yaşam tarzı olarak benimseyenler, kural, mural, hakkaniyet tanımaz. Adaletsizliği benimseyenler için yoldaşlığı boş verin, arkadaşlığın zerre kadar değeri yoktur. Kendine yol gösteren, yoğurdu için maya veren, ‘Abi Allah senden razı olsun’ dediği insana, her türlü kahpeliği yapar. Elinde imkan varsa, buralardan sürdürür, ya da burada veya bir başka yerde hapislerde çürütür. Çürütmek için ne gerekirse yapar.'
EKONOMİ Haberi


Hasan Hastürer'in yazısının bütünü:

Yıllardır, altını çize çize vurgu yaparım.

KUZEY KIBRIS’IN EN TEMEL, EN BAŞTA, İLK SIRADA, ÇARE BULUNMASI EN ACİL SORUNU, KAYIT DIŞI EKONOMİDİR.

Dünyanın her yerinde, bir miktar kayıt dışılık vardır.

Kayıt dışılığın sıfır olduğu ülke yoktur.

Bütün mesele, kayıt dışılığın büyüklüğü ve yarattığı çok yönlü tehlikenin seviyesidir.

Kuzey Kıbrıs’ta kayıt dışı ekonomi hayatın her alanını tehdit etmektedir.

Kayıt dışı ekonomi tehlikelerin en büyüğü, tüm olumsuzlukların, tüm tehditlerin anasıdır.

Kayıt dışı ekonomi, tehlike doğuran bir anadır.

Kayıt dışı ekonomi, önü kesilemezse, ülkede kötü niyetli iktidarın, dümeninde oturan olur.

Kayıt dışı ekonomi, önü kesilmezse, ne siyaset, ne demokrasi, ne yargı, ne polis, ne medya, ne de ahlak kalır.

Bunlar ve yazmayı unuttuklarım, kayıt dışı ekonomide büyük pay sahiplerinin işgali altına girer.

Aklı, kişisel kapasiteyi, başarıyı, sadece sahip olunulan paranın miktarıyla ölçenler, en çok paraya sahip oldukları için kendilerini en akıllı sanırlar.

En akıllı sandıkları için de, her şeyi kendilerinin bildiklerine inanırlar.

Her şeyi en iyi bildiklerine inandıkları için, her şeye karar vermelerinin çok doğal olduğundan zerre kadar kuşkuları yoktur.

*** 

Hayat, adaletle, adaletsizliğin savaşıdır…

Bizimkisi gibi toprak parçalarında mücadelenin, savaşın da ahlakı yoktur.

Adil mücadeleyi tercih eden, kurallara uygun hareket eder.

Adaletsizliği yaşam tarzı olarak benimseyenler, kural, mural, hakkaniyet tanımaz.

Adaletsizliği benimseyenler için yoldaşlığı boş verin, arkadaşlığın zerre kadar değeri yoktur.

Kendine yol gösteren, yoğurdu için maya veren, ‘Abi Allah senden razı olsun’ dediği insana, her türlü kahpeliği yapar.

Elinde imkan varsa, buralardan sürdürür, ya da burada veya bir başka yerde hapislerde çürütür. Çürütmek için ne gerekirse yapar.

***

Doyumsuzdurlar…

Doymak bilmezler…

Korktuklarına karşı, devletin güvenlik teşkilatı onlara yetmez…

Ne yaparlar?

Her türlü yöntemle kendilerine koruyucu bir yapı yaratırlar.

İçten dışa koruyu halkaları olur. Onlar da en merkezde. Gene de korkarlar.

Çünkü normal insan cesaretine sahip değildir.

O korkuları, onlarda kaygı bozukluğunu tetikler. Korktuklarını çok yakında sanıp, tehdit gördüklerini etkisizleştirmek, yok etmek isterler.

O zaman da adına iç hesaplaşma denilen, suç türlerinin yoğunluğuyla yüzleşir toplum.

İç hesaplaşma derken, aslında, onların dünyasının başka olduğu yönünde doğal bir kabullenme söz konusudur.

İç hesaplaşma, olayın tehlikeli boyutunun, sahip oldukları mali gücün korkunçluğunu da gözler önüne serer sonuçtu.

*** 

Basın ya da toplum acı gerçeklerle yüzleştiği zaman, ‘Nerden öğrendiniz?’ diye oldukça masum niyetle soru soranlar olur.

Kendi adıma yanıtımın ilk cümlesi şu olur: ‘HIRSIZLAR KAVGA EDER, MALLAR SOKAĞA DÖKÜLÜR.’

Böyle olmasa, nereden duyup, nereden öğreneceğiz?

Bırakın bizim gibi gazetecileri, devletin ilgili birimleri bile kolay kolay öğrenemez.

*** 

Bunları neden yazıyorum?

Elbette yazacak başka konu olmadığı için değil.

En başta yazmam gerektiği için yazıyorum.

Kolay, meşru olmayan yollardan para kazananların sahip oldukları parasal güç o denli büyük boyutlara ulaştı ve daha ötesine gidiyor ki, o parayla, ekonominin her yerini İŞGAL EDECEKLER.

İŞGAL OPERASYONU ÇOK AÇIK, ÇOK KORKUSUZ, ÇOK ALENİ BOYUT KAZANMA AŞAMASINDADIR.

Meşru gibi görünen yatırım alanlarında PARA YIKIYORLAR.

Amaçları para yıkamak olduğu için maliyet hesapları da yoktur.

Maliyeti yüz olan bir malı, doksana, seksene satabiliyorlar.

Çünkü amaç sürdürülebilir bir işletme değildir. Amaç meşru yollardan kazanılmayan parayı yıkayarak, güya temiz paraya dönüştürmektir.

Bunu bizler görüyoruz da görmesi gerekenler görmüyor mu?

Görmemeleri mümkün değildir.

Görüp de susanlar, çok uzak olmayan bir gelecekte çok pişman olacaklar.

Bu ifadem sadece devlet yetkilileri için değil, iş dünyası, tüm duyarlı olması gereken örgütlere ve en başta iş dünyası örgütleri içindir de. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Hayat,, adaletle,, adaletsizliğin, savaşıdır…,
Haber Videosu
Yorumlar
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı