Yazı Detayı
09 Mayıs 2018 - Çarşamba 23:48
 
Filipinler Yazı Dizisi 1
Değer Berkin KASAP
 
 

27 Nisan 1521 tarihinde kaşif Ferdinand Macellan, Mactan adasında Lapu Lapu'nun adamları tarafından öldürülmüş ve bu olay Filipinlilerin sömürüye karşı ilk direnişi olarak tarihe geçmiştir. Tam da bu önemli tarihi olayın yıldönümü olan 27 Nisan'da Mactan adasındaki Lapu Lapu şehrinde bulunmak büyük mutluluktu bizim için.
 

 
Kadaugan Sa Mactan - Bağımsızlık Günü kutlamaları çerçevesinde meydanda yemek ve satış için stantlar kurulmuştu.  Lapu Lapu şehrinin her bir yanı Lapu Lapu’nun renkli maskeleri ve rengarenk bayraklarla donatılmıştı.  Güleryüzlü Cebu halkının arasına karışarak bu anı onlarla yaşamak uzun ve zahmetli her türlü yolculuğa katlanmanın en paha biçilmez ödülü olmuştu benim için.

Cebu (diğer isimleriyle Cebuano, Sugbo) bölgesi, Filipinlerin en gelişmiş bölgelerindendir. Aralarında Mactan, Bantayan, Malapascua, Olango ve Camotes adalarının da bulunduğu 167 komşu adayla çevrili olan Cebu İspanyolların, Hıristiyanlığı önceden animist olan yerli İndio halkına tanıştırdığı ilk yerdir.  İspanyol kaşiflerin ilk adım attığı yerdir Cebu.  İspanyol kralına hizmet eden Portekizli kaşif Ferdinand Macellan, Cebu şehrine diktiği haç ile burayı günümüzde Asya’daki en büyük Hıristiyan ülke konumuna getireceğini biliyor muydu acaba?
 
Macellan’ın Mactan savaşını kaybetmesi ve Lapu Lapu ile askerlerinin zafer kazanmasını anlatan canlandırma ise 1981 yılından beri Kadaugan Sa Mactan festivali çerçevesinde her 27 Nisan tarihinde sabah saatlerinde yapılmaktadır. Macellan’ın 3 gemisiyle sahile çıkmasının sabahın erken saatlerinde denizdeki suların yükseldiği saatlere denk geldiği şeklinde kayıtlara geçmiş olması bu canlandırmanın sabahın erken saatlerinde yapılmasının nedenidir.
 
Festivalde yetkililerce verilen mesajlar, daha iyi bir yaşam, özgürlük, iyi bir yönetim ve sürdürülebilir bir gelişme elde etmek için çabalamak yönündeydi.
 
Filipinolar gibi güleryüzlü, sakin yapılı ve dünyanın her tarafında en iyi ev ve bakım hizmeti vermekle bilinen 100’den fazla etnik gruptan oluşan bir halkın tarihini incelerseniz, 300 yıldan uzun bir süre İspanyol İmparatorluğu sömürgesinde yaşadıklarını, şimdilerde ise tüm tabelaların İngilizce yazılı olmasının nedeni olan ABD’nin desteği ile bugünlere geldiklerini ve halkın kültürel tüm geleneklerinin birçok medeniyetin izlerini taşıdığını görebilirsiniz.  İspanyol, Latin Amerikan, Çin, Japon ve Amerikan etkileri sonucu, İspanyol keşifleri sırasında İndio diye adlandırılan bu halkın Filipino kültürüne dönüşerek bir kültür mozaiği sergilemesini antropoloji, etnografi ve sosyoloji ile ilgilenen herkesin ilgisini çekeceğinden eminim.
 

Cebu, Filipinler gezimizin – Manila ve Vigan’dan sonra – üçüncü ayağını oluşturuyor aslında.  Ancak Filipinler yazı dizisinin ilk yazısı olarak seçme nedenim İspanyol Koloni tarihinin başladığı yer olmasıdır.
 
İlk durağımız olan Kadaugan Sa Mactan festivalinin de gerçekleştiği Lapu-Lapu Shrine (Lapu Lapu Anıtı) ‘ın bulunduğu yer oldu. İspanyol askerlerini yenen ve Macellan’ın öldüren yerli kabile reisi olan Datu Lapu-Lapu’nun Filipinoların bağımsızlığı bakımından cesaretinin bir simgesi olarak 20 ayak uzunluğunda yapılan bronz bir anıt heykeldir.  
 
Lapu-Lapu şehrindeki Kadaugan Sa Mactan festivalinin ardından şoförümüz June, bizi normalde 20 dakikada Mandaue-Mactan köprüsünden geçerek ulaşabileceğimiz Cebu City’e trafikten dolayı yaklaşık bir saatte götürünce yolda bol bol sohbet ettik. 
 
Bize Filipinlilerin bilmediğimiz yönlerinden bahsetti.  Sokaklarda, parklarda sürekli basketbol oynayan erkeklerden, basketbolun super atletik vücut yapısına sahip olmasalar bile hayatlarındaki etkisine, “Galaçoçi” isimli müthiş tüten beyaz yasemin çiçeğine, her tarafta bir ilkokul görmemize rağmen okulların yetmediğine ve çocuklar bir grup gündüz diğer grup ise akşam olmak üzere iki vardiya şeklinde okula gittiklerine, İspanyol etkisiyle gitar üretiminin yapıldığına kadar birçok konu hakkında bol bol sohbet ettik.
 
Çocuklar, Lapu Lapu şehrindeki Costabella Tropical Resort Otel’deki ücretsiz bir hizmet olan  4 yaşından 12 yaşına kadar çocukları kabul eden KidsClub’ta kalmayı tercih etmişlerdi.  Filipinler gezimiz sırasında kaldığımız tek lüks oteldi burası.  Cebu’nun tarihi ve kültürünü keşfe çıkarken çocukların Kidsclub’ta kalmaları hepimiz için en iyi tercihti ancak Kidsclub’ın 5’te kapanacak olması bizim için biraz zaman açısından sıkıntı yaratabilirdi.  O nedenle benim ‘herşeye yetişebilecek miyiz’ paniğimi hisseden şoförümüz June’un “You know, ma’am, patience is the most important virtue in life” (Sabır hayattaki en önemli erdemdir) demesi halen kulaklarımda.  Kıbrıs’a döneli bir haftadan fazla bir zaman oldu.  Her o panik hissine yakalandığımda June’un sözlerini hatırlamaya çalışıyorum.  Bir Filipinli olsam şimdi, daha mı sabırlı olurdum acaba diye kendimi telkin etmeye çalıştığım da olmuyor değil hani.
 

Cebu şehrine varınca, Parian Meydanındaki the Heritage of Cebu Monument (Cebu Miras Anıtı) önünde durduk. Bu anıt Macellan’ın adaya geldiği zaman Cebu’nun Rajahı (reisi – kralı)  olan Rajah Humabon ve adamlarının Hıristiyanlığa geçişinden 17. yüzyılda Aziz Pedro Calungsod’a kadar Cebu’nun önemli tarihi olaylarını tasvir ediyor.
 
Yolun hemen karşısında Filipinlerdeki en eski evlerden biri olan 17. yy'a ait Yap-Sandiego Ancestral House, Don Juan Yap ve Dona Maria Florida ve üç çocuğunun yaşadığı evdi. Evin yapımında Çinli tüccarlar mercan taşları ve yapıştırma amaçlı yumurtanın beyazı kullanılmıştır.  İçini biz gezemedik ancak antika mobilyalar ile ilgilenenlerin içerisine hayran kalacağından adım gibi eminim.

Bulunduğumuz bölge olan Parian bölgesi İspanyol koloni döneminde İspanyol idaresinde yaşayan varlıklı Çinlilerin bölgesiydi.
 
Bu bölgede ayrıca hızını alamayanlar ve vakti olanlar için tavsiye edebileceğim başka bir yer, 1730 yapımı iki katlı ev Museo Pari-an Sa Sugbo Jesuit House’dur. 
 
Bu bölgede ayrıca en eski cadde olarak bilinen Colon Caddesi ve caddenin başındaki anıtı da görebilirsiniz.

Bir sonraki durağımız ve bizim içini gezmeyi tercih ettiğimiz ve kesinlikle eve aşık olduğumuz ev , Casa Gorordo oldu.  Bu ev bizi resmen 1860’dan 1920li yılların zengin Filipino yaşam tarzına yolculuğa çıkardı. 19. yüzyılda Alejandro Reynes Y Rosales tarafından yapılmış ve 1863 yılında İspanyol bir tüccar olan Juan Isidro De Gorordo tarafından satın alınmıştı. Evde, 1910-1932 yılları arasında ilk Cebu piskoposu olan Juan Gorordo da dahil olmak üzere dört nesil Gorordo ailesi yaşamıştır.

 
İki katlı evin alt katında yiyeceklerin saklandığı depo ve mutfak bulunuyor. İkinci katına çıktığımızda ise varlıklı yaşam alanları ile mükemmel antika mobilyalar ile döşeli odalar buluyorsunuz.
 
Cebu tarihini bize anlatan Koreli rehberimiz, İspanyollar adaya gelmeden önce kıyılarda balıkçılıkla uğraşan yerli halktan söz ederek bunun nedeninin Cebu’daki toprağın sulamak için fazla sert olmasını gösterdi. Macellan’ın 1521 yılında Cebu’ya çıkışının başarısızlığının ardından adaya ikinci deneme için gelen Ruy Lopez de Villalobos, Macellan gibi yenilgi istemediği için tüm yerli evleri yaktı ve oraya Port San Pedro’yu inşa etti. Port San Pedro ilk olarak ahşaptan daha sonraları ise mercan taşı ve yapıştırmak için yumurta akı kullanılarak sağlamlaştırılmıştır.  Sonrasında Amerikan yardımıyla İspanyol kolonisinden ayrılan Cebu’nun Parian bölgesi zengin ailelerin yaşadığı bir bölgeye dönüştüğünü anlatıyor rehber. 2. Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından bombalanan birçok kilise ve ev olduğundan bahseden rehber, o dönemde Port San Pedro’nun acil hastane olarak kullanıldığını anlatıyor. Rehber bu bombalama sırasında Casa Gorordo’nun ayakta kaldığını söyleyerek Amerikalıların ambarlarına malları taşımak amacıyla tren yolları inşa ettiğini ancak 2. Dünya Savaşında yıkıldığı için şu anda sadece taşıt olarak araba dışında “jeepney” ve “tricycle” kullanıldığını anlattı.
 

Resmi salon, çift odası, bekar odası, kütüphane, azotea dedikleri bazen çamaşır için bazen ise samimi sosyal buluşmalar için kullanılan oda ve yemek salonundan oluşan bu evde geçen birkaç hikayeden de bahsedildi. Dul kalan bir hizmetçi, fotoğrafta kucaktaki bebek şu anda 80 yaşında ve hayatta olan hatta halen gelip büyüdüğü evi ziyaret eden Madam Pipet gibi… Bu evde diğer evlerde olmayan bir de kilise odası bulunuyor.
 
Mestizo kimliğine ve Filipino mimarisine değinen bir sunum izledik.  Uzun koloni tarihi nedeniyle Filipinlerin mestizo (melez, karma) bir kimliğe sahip olduğu anlatılan sunumda, Filipinlerde Mestizo olayının Amerika’daki diğer İspanyol kolonilerinden farklı olarak yerli, Avrupalı ve Çin gibi başka birçok kültürün karışmasıyla farklılaştığına vurgu yapılıyor.
 
Bu etki modadan, sanata, yemekten sosyal geleneklere her alanda hissedilirken mimaride bu etki en baskın olarak hissedilmektedir. Bu bölgede özellikle Çin-İspanyol ve yerli mensuplar arası evlilikleri sayesinde bu mestizo etkisini inşa edilip içinde yaşanılan evlerde özellikle görebiliyoruz.
 
Evdeki geleneklerden de bahseden rehber, aşağıda şarkı söyleyip kız isteyen bir erkeğin şayet beğenirlerse kız tarafından beyaz mendil atılıp yukarı alındığını, beğenilmezse ise kızın annesinin bir kova çişi aşağı döktüğünü anlattı.  Yukarı gelen erkekle istenilen kızın arasında mutlaka kızın annesi oturuyormuş.  Kızın babası ise başka odadan gizlice konuşmalara kulak misafiri oluyormuş.
 

 
Bu ilginç evi dolaştıktan sonra Macellan’s Cross yani Macellan’ın Cebu’ya diktiği orijinal hacın bulunduğu bölgeye gittik.  Rivayete göre, şifa arayan veya yardım isteyenler yıllardır bu tahta haçtan bir parça kestikleri için haç iyice yıpranmış ve bunun için üzerine tahta başka bir kılıf geçirilmiştir.  Haç kapalı  kubbe şeklinde bir odanın içinde bulunuyor.  Burada ilk Hıristiyan Filipinliler olarak Rajah Humabon, Kraliçe Juana ve 400 müridin vaftiz edildiği söyleniyor.  Hacın hemen yakınında ise Basilica Del Santo Ninokilisesi bulunuyormuş.  Ancak biz hacın diğer tarafında bulunan rengarenk meyvelerin ve sebzelerin bulunduğu pazar yerini görünce kiliseyi tamamen unuttuk ve atladık.  Lezzetli tatlı mangoların tadına bakmaya kendimi verince tamamen kilise aklımdan çıktı.  Ama ilgilenenler için, bu kilise 1565 yılında Aziz Nino’nun görüntüsünün düştüğü yere inşa edilmiş ve Filipinlerdeki en eski kiliselerdenmiş.
 

Biz sadece tarihi rotayı çizdik anlayacağınız.  Daha uzun süre bölgede kalacaklara veya sadece doğa rotasını çizmek isteyenler için önerilerim ise şöyle: Kawasan Şelaleleri, Camotes Adaları, Malapascua Adası ve Bojo nehri.
 
Çok aramama rağmen bütün olarak pişmekte olan bir Lechon bulup fotoğraflayamadım ya da tadına bakamadım.  'Ben yapmadım siz yapın' notlarıma bunu da ekliyorum.  Çünkü Cebu, Lechon denilen soslarla ve sirkeyle servis edilen kızarmış domuz yavrusu yemeği ile meşhur. Yemeklerden gitmişken tatlılara geçelim ve bir de torta denenmeli diye not edelim.  Hindistan cevizi sütünden yapılan üzerine kuşüzümü ve peynir konan bir tatlı.

 

Yukarıda Gorordo evindeki rehberin bahsettiği Fort San Pedro ise son durağımızdı.  Orada da isteyene giriş ücretine dahil olan rehber eşliğinde dolaştık. Rehber kız, bana bu kalenin Filipinlerdeki en eski ve en küçük kale olduğunu anlattı. İspanyol koloni idaresinin merkezi olduğunu söyleyerek, burada orijinal ispanyol kılıçları ve ilk geldiklerinde getirdikleri İspanyol bayraklarını gösterdi.
 

 

Cebu genel anlamda doğasının ve tropik adalarının yanısıra, Filipinlerin kültür ve tarihini araştırmak için keşfe çıkabileceğiniz bir yerleşim yeri.  Turkuaz renkli berrak sular ve bembeyaz kumsallarında güneşlenebileceğiniz, içinde milyon çeşit balıkla yüzebileceğiniz, sularında şnorkelden scuba diving’e pek çok su sporları yapabileceğiniz, lüks arayanlara lüks resortların da mevcut olduğu ideal bir tatil yeridir. Bence Tayland’a alternatif olarak da düşünülebilir diye de buraya not düşüyorum. 
 
Diğer Filipin yazılarım için takipte kalın, şimdilik hoşçakalın...

 
Etiketler: Filipinler, Yazı, Dizisi, 1, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Tam bir seyahat tutkunu, Hatice Hoca ile seyahat üzerine....
15 Ülke, 15 Kitap
Armut Kubbeli Şehir KİEV
Bir açık hava müzesi ZAANSE SCHANS
Adını ve Tren İstasyonunu Beğenip Trenden İndiğimiz Kasaba Haarlem
Van Gogh Müzesi’nde Bir Amsterdam Sabahı
Filipinler Yazı Dizisi - 4 Cennetten bir parça EL NİDO...
Filipinler Yazı Dizisi 3 - Bohol adası
Filipinler Yazı Dizisi 2 - Manila, ismi güzel şehir ...
Mehmet Özada ile Seyahat Üzerine
7 Müthiş Balayı Adası
Kıbrıs'tan bir ‘Instagram Influencer’... Altuğ Galip ile Seyahat Üzerine
Dünya Gezgini Nesrin ile Seyahat Üzerine
PERTEV KARALIGİL ile Seyahat Üzerine
'Sevilmeyen Derslerin Sevilen Öğretmenleri' TOPAL Ailesi ile Seyahat Üzerine...
POLATCAN'larla Çocuklu Seyahat Üzerine
HÜRDENİZ Ailesi'nin Gezi Dünyasına Yolculuk
Dünyanın Yeni YEDİ HARİKASINA Yolculuk
Avrupa'nın kalbi BRÜKSEL
Üç Kuleli Kent, GHENT
Beyaz bir roman gibi... ROMANYA
MONT ST. MİCHEL'de gizemli bir gün
Size İlham Verecek 7 Fotoğraf Karesi – MALTA
PARİS … Tatlı bir sarhoşluk tadında…
2018’de Sıradışı bir Ülkeye Gitmeye Ne Dersiniz
Grafiti şehri BERLİN.
2018’de Çocuk Odaklı Gezginler için Dört Mevsim Avrupa Önerileri:
Polonya Krallarının geçtiği Kraliyet Yolunda yürümek - GDANSK
Chopin’in kalbini bıraktığı VARŞOVA …
İnsan neden seyahat eder?
Chiang Mai’de Orman Gezintisi
Bangkok'ta bir gün...
Güneşin peşinde 7 - Mandalay'a giden yolu tamamlarken...
Güneşin peşinde 6 - Tapınakların üzerine doğan altın renkli Bagan güneşi...
Güneşin peşinde 5 - Inle Gölü’nde suyun üstünde yaşamak...
Güneşin Peşinde 4 - Shwedagon tapınağı ışıltısındaki Yangon
Güneşin Peşinde 3 - Yangon'a gece treni
Güneşin Peşinde 2
Güneşin peşinde - 1
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
18
0
2
0
6
8
2
Başakşehir
15
0
1
3
4
8
3
Beşiktaş
15
0
1
3
4
8
4
Kasımpaşa
15
0
3
0
5
8
5
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
6
Antalyaspor
13
0
3
1
4
8
7
Alanyaspor
12
0
4
0
4
8
8
Göztepe
12
0
4
0
4
8
9
Yeni Malatyaspor
12
0
2
3
3
8
10
Konyaspor
12
0
2
3
3
8
11
Ankaragücü
10
0
4
1
3
8
12
Sivasspor
9
0
3
3
2
8
13
Kayserispor
9
0
3
3
2
8
14
Fenerbahçe
8
0
4
2
2
8
15
Bursaspor
8
0
2
5
1
8
16
Çaykur Rizespor
7
0
3
4
1
8
17
Akhisar Bld. Spor
5
0
5
2
1
8
18
E. Buyuksehir
5
0
5
2
1
8
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı