Yazı Detayı
29 Ocak 2020 - Çarşamba 09:59
 
KIBRIS’I HALATLA ÇEKENE KADAR..
Ayşe ALİOĞLU
 
 

Merhaba.
Kendimle ilgili kısa bir bilgi vermekle başlamak istiyorum: Kıbrıs’a aşkla bağlı biri.

Ülkesini herkes sever, kendince. Bu yurdu ben de kendimce seviyorum. Belki takıntı derecesinde denilebilir. Ama kesinlikle bencilce bir sevda değil. Çoğalmak istediğim, herkesin benden daha çok sevmesini istediğim bir durum.

Dünya haritalarının bazılarında yer almayacak kadar küçük bir adayı bir türlü paylaşmaya kıyamadık. Kendince sevme biçimimizden sanırım. Bir de bu görünmeyecek kadar küçük kara parçasında böldük, bölündük. Böyle mi olmalı? Olmak zorunda mıydı ? Elbette hayır. ‘Şöyle olmalıydı’, ‘Böyle olmalıydı’ üzerinde durmak bence zaman kaybıdır. ‘Bir olmuşa bir de ölmüşe çare yok’ derdi eskiler.

O zaman olmuştan dersimizi almış olarak ne olması gerektiği üzerine yoğunlaşmak gerek. Halatla Kıbrıs’ı başka açık denizlere çekmek mümkün olana kadar bu coğrafyanın gerçeklerini göz önüne alarak gelecek haritası çizilmek zorundadır diye düşünüyorum.

Coğrafyamızda etrafımıza baktığımız zaman adamıza komşu; Türkiye, Suriye, İsrail, Lübnan, Mısır, Libya, Yunanistan ilk göze çarpanlardır. Bu bölgede süregelen bir gerginlik hakimdir. Bu gerginlik Orta Doğu sorunlarından tutun, doğal kaynaklara, Kıbrıs konusuna kadar bir çok konuyu barındıran bir güç savaşı çatışmasıdır.

Süper güç kavramı yerini dengeli bir güce bırakana kadar da sürecek bir savaşın göbeğindeyiz. Aklı selimin galip gelmesini ve sıcak gelişmelerin yerini doğru bir diplomasiye bırakması en büyük temennimiz olmalıdır.

Bizi ilgilendiren nokta pek tabi ki Kıbrıs konusudur. Kıbrıs Sorunu konusunda Türkiye ekarte edilemez. Bu kabul edip edemeyeceğimiz bir konu değildir. Türkiye ile diplomasi yürütülmesi kaçınılmazdır.

Diplomasi yerine erken çocukluk dönemi davranışı sergileyerek paralel oyun evresinde davranılması hiç kimseye fayda sağlamaz. Yani aynı coğrafyada bulunduğunuz ve birçok siyasi noktanız olan bir devletle ‘aynı yerde oynayalım ama sen oyuna karışma’ diyemezsiniz.

Nitekim her ülkenin farklı siyasi bir anlayışı vardır ve oyuna bu anlayışla dahil olur. Türkiye dünya siyasi oyununa dahildir çünkü görünürdür. Adanın bir yarısını paylaşan bizler maalesef görünür değiliz.

Ama varoluşumuzun sürdürülebilmesi için görünür olmak zorundayız. Bu nedenle Türkiye’nin siyasi anlayışını iyi analiz etmemiz gerekir. Türkiye ile siyasi konularla fikir birliği içinde olmadığınız zamanlarda bu duruma savunma mekanizmasını harekete geçirerek karşılık vermektedir.

Görünür olmaya çalışan ve varlığını sürdürme gayretinde olan bizler varoluşumuzun devamlılığını sağlayabilmek için bunu doğru analiz etmeliyiz. İnançlı ve ısrarlı şekilde dünyada görünür olma gayretimizi diplomasi yolunu sürekli olarak canlı tutarak gerçekleştirebiliriz.

‘Söyledik anlatamadık’ gibi bir argüman yerine ısrarla Türkiye ve dünya ile diplomasi bağımız canlı olmalı. Kıbrıs Sorunu konusunda federasyon Türk tezidir. BM çerçevesinde dünyanın kabul ettiği bu tez bizimdir.

Görünür olmamızın yolu da bu tezin can bulmasıdır. Can bulması için de Türkiye ve diğer garantör ülkelerin de imzası şarttır.

Dolayısıyla Türkiye’nin ve pek tabi bizim diyebileceğimiz federasyon tezini Türkiye ile doğru diplomasi üzerinden dünyaya ısrarla vurgulamamız gerekir. Bunu yaparken şunu hatırlamak gerekir: insanlar gibi devletleri de yöneten bilinç ve bilinçaltı vardır.

Bilinçaltı hayatlarımızı ciddi şekilde etkileyen bazen kendimizle çelişki yaşamamıza neden olan gizli tarafımızdır.

Tüm devletlerin bilinçaltı vardır. Türkiye’nin bilinçaltında da adanın tamamı veya hiç olmazsa bir bölümünü kendine ait hmek ve hatta mümkünse olması isteği vardır. Bilinçaltını etkilemek ve değişmesini sağlamak elbette mümkündür. Hiçbir bilinçaltı kendiliğinden düzelmez.

Kıbrıs’ta federasyon için bilinçaltını etkilememiz şarttır. Bunun yolu da sürekli, canlı, dinamik diplomasi yolundan geçmektedir. Toplumsal varoluşumuzun sürmesini istiyorsak ve dünyada görünür olabilmenin yolu olan federasyon tezimizin gerçekleşmesi için Kıbrıs Sorunu’ndaki tüm aktörlerle diplomatik düzeyde ısrarlı olmak zorundayız.

 
Etiketler: KIBRIS’I, HALATLA, ÇEKENE, KADAR..,
Yorumlar
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı