Yazı Detayı
04 Kasım 2018 - Pazar 18:52
 
KADINA ŞİDDET İNSANLIĞA İHANETTİR
Hülya HARUTOĞLU
 
 

Bilgisayarımın karşısına geçip  tam da sağlık köşem için konu seçmeye hazırlanırken,  televizyondan kadın haber spikerinin  üzgün bir o kadar da isyankar  bir sesle ”sevgilisi tarafından  darp edilen ünlü kadın sanatçının kafatasında ödem, idrarında kan ve pıhtı  tespit edildi” sözleriyle irkildim. Günün konusu spontane belirlenmiş oldu.  

 

Son yıllarda en sık duyduğumuz sözcüklerden birisi “ ŞİDDET”. Gün geçmiyor ki medyada veya çevremizde karşımıza çıkmasın. Duyduklarımız gördüklerimiz sadece yaşananların ufak bir kesiti, yani buzdağının görünen kısmı. Derinlerdeki manzara çok daha trajik.

 

Şiddet nedir ?

Sahip olunan güç veya kudretin, yaralanma ve kayıpla sonlanan veya sonlanma olasılığı yüksek bir biçimde bir başka insana, kendine, bir gruba veya bir topluma karşı tehdit yoluyla ya da bizzat uygulanmasıdır.  (WHO, 1996)

 

Şiddet yetersiz kimsenin son durağıdır (Isaac Asimov)söylemine koşulsuz inananlardanım. 

 

Kadına yönelik  Şiddet 

“Birleşmiş Milletler  Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi”, kadınlara yönelik şiddeti; “ister kamusal isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ızdırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma” şeklinde tanımlamaktadır .

Şiddetin en yaygın biçimlerinden biri olan kadına  şiddet, kadınların haklarının ve temel özgürlüklerinin  ihlalini oluşturmaktadır. Kadına yönelik şiddet,  dünyadaki tüm gelişmelere rağmen, coğrafi sınır, ekonomik gelişmişlik ve eğitim düzeyine bakılmaksızın tüm dünyada  yaygın olarak görülen evrensel  bir sorundur. Çok boyutlu bir sorun olan bu şiddet , kadınları, çocukları kısaca  bir bütün olarak toplumun geleceğini  etkilemektedir. 

 

Şiddetin türleri ?

1 Fiziksel Şiddet; başkasının vücut bütünlüğüne zarar veren, ona acı çektiren her türlü saldırı olarak tanımlanır. Bireyin fiziksel olarak zarar görmesine neden olan  töre ve namus cinayetlerine kadar  her türlü eylemi kapsar.. 

 

2 Cinsel Şiddet; birini istemediği yerde, zamanda veya şekilde cinsel ilişkiye zorlamak; kişinin rızası olmaksızın cinsel nitelikli eylemlerde bulunmak; cinselliği bir tehdit, sindirme ve kontrol etme aracı olarak kullanmaktır.

 

3 Psikolojik Şiddet;bağırmak, korkutmak, küfür etmek, tehdit etmek, hakaret etmek, eve kapatmak, küçük düşürmek, lakap takmak, kadının nasıl giyineceği, nereye gideceği, kimlerle görüşeceği konusunda baskı yapmak, öfkesini çocuklardan çıkarmak,  tehdit etmek, silah göstermek gibi eylemleri kapsar. 

 

4 Ekonomik Şiddet; kadının para harcamasının kısıtlanması, çalışmasına izin verilmemesi, zorla çalıştırılması,  kadının parasının elinden alınması,  ev ihtiyaçlarını karşılayacak maddi kaynaktan yoksun bırakılması, ya da cezalandırmak amacıyla ekonomik olarak sınırlamak için yapılan her türlü eylemdir.

Ne yazık ki, pek çok ülkede kadınlar,  eşit olmayan sosyal, politik, ekonomik  koşullar nedeniyle  insan yaşamının gerektirdiği temel unsurların kullanılması konusunda zayıf   bırakılmakta  ve  kadınların da sahip olması gereken  insani haklara eşit ulaşım ciddi bariyerlerle engellenmektedir.

 

Fiziksel Şiddetin Yaygınlığı  

Dünyada kadına yönelik şiddet; Dünya Sağlık Örgütü  tarafından 2013 yılında yayınlanan rapor  verilerine göre, dünya çapında kadınların   35’i ya partnerinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine  maruz kalmaktadır. 

Dünya çapında kadın cinayetlerinin 38’i kadınların eşi veya birlikte yaşadığı kişi tarafından işlenmektedir.

 

Türkiye’de son yıllarda korkutucu düzeylere ulaşan kadına yönelik şiddet olaylarına her gün en az birisi daha eklenmektedir.Yapılan 17 araştırmanın sonucu incelendiğinde  kadınların hayatları boyunca en az bir kez aile içi şiddete maruz kalma oranlarının  9- 78 arasında olduğu görülmektedir.

Eğitim ve şiddet ilişkilendirildiğinde ,şiddete maruz kalma, eğitimsiz kadınlarda 52.5 ilköğretim mezunlarında 39.9,Orta öğretim mezunlarında 35, Lise ve üzeri eğitimlilerde ise 25 oranındadır.

 

Şiddet gören kadının yaşadıkları; 

İlk dönemde donup kalma “şok” hali, inkar

Çevreye şiddet tepkileri verme 

Sosyal yaşamdan uzaklaşma,içe kapanma,derin depresyon, özgüven yitimi

Kendini suçlama eğilimi, artmış endişe ve korku hali,

Alkol ve madde bağımlılığı, 

İntihar düşünceleri, 

Öğrenilmiş çaresizlik,

Evden uzaklaşma,ekonomik kaygılar,iş stresi vb 

 

Şiddet gören kadın neden şiddet ortamında yaşamaya devam ediyor? 

Eğitim düzeyi yüksek çiftlerin evliliklerinde dahi, toplumsal baskı yüzünden şiddete maruz kalan kadın, genellikle susmakta ve yıllardır kendisine dayatılan rollerinin baskısı altında evliliğin devamı için mevcut kötü   duruma katlanmaktadır. Sosyal statü, baskı, özellikle ekonomik baskı, sosyal çevre baskısı, kendine güvenmeme ve toplumsal cinsiyet rollerinin etkisiyle binlerce  kadın şiddet gördükleri halde evliliklerini mutsuz olma pahasına sürdürmektedirler. 

 

Eşi  tarafından fiziksel ,cinsel ya da duygusal şiddete maruz kalan kadınlar bedensel ve ruhsal olarak birçok sağlık sorunu yaşamaktadırlar.Buna rağmen , bu kadınlar ekonomik bağımsızlığa ve yüksek eğitim düzeyine sahip olsalar bile neden bu paradoksal yaşama  devam ediyorlar ? Şiddetin kaynağından kaç ve kurtul mentalitesi  ne yazık ki çogunlukla işlemiyor. Duygusal ve  fiziksel şiddete  uğrayan kadınların neden böyle ortamında yaşamaya devam ettikleri döngüsünü irdeleyen pek çok araştırma yapılmıştır.

Araştırma sonuçları  mevcut durumun devamını ;Toplumsal baskı, sosyal ve toplumsal olarak biçilmiş rol , “fedakâr ve verici kadın” kutsal yuvanın idamesi, karı-koca arasında mahremiyet  sırlarının deşifre edilmesi korkusu, çocukların gelişimi,  ekonomik nedenler, toplumdaki statüsü vb.nedenlere bağlamaktadırlar.

 

Aile içi şiddetle mücadele konusunda hükümete, yerel yönetimlere, devlet kurumlarına, sivil toplum örgütlerine  ve mahkemelere önemli sorumluluklar düşmektedir. Etkin ve kalıcı çözümler için bilimsel araştırmalara ve bu araştırmaları temel alan uzun vadeli ve akılcı devlet politikalarına ihtiyaç vardır.

Bunların yanında  ebeveyinlere de çok önemli  görevler düşmektedir. Şiddet olaylarının yaşandığı bir ailede yetişen bir erkek çocuğunun şiddete eğilimi 7 kat daha fazladır. Baba iyi bir rol model olmalı ve şiddet karşıtı duyarlı bireylerin yetişmesi için gayret gösterilmelidir.

Kız çocuklarını yetiştirirken de özgüvenli, eğitimli,mücadeleci olmaları konusuna özellikle  özen göstermeli, şiddet karşısında boyun eğmemesi, tüm toplumsal baskıları ekarte etmesi  konusunda cesaretlendirilmelidir.

Dünyada 3 kadından birisi şiddet mağduru, kadın hareketleri için bu oldukça büyük bir popülasyon, kazanımlar için  paydaşların  akılcı örgütlenmeler  ile  dünya genelinde  kartopu misali büyüyerek, farkındalık yaratıp  mücadeleye devam etmeleri şarttır.

 

Şiddet gören hemcinslerime  naçizane önerim; şiddete katlanmak asla çözüm olamaz, olmayacaktır.Aksine suskunluğunuz, teslimiyeti  tescillemek, şiddeti legalleştirmektir, kendinizden vazgeçmeniz demektir,  yol yakınken, hastalık gangrene dönüşmeden minimum zaiyatla  kurtulmak gerek...

 

“Kadına şiddet insanlığa ihanettir” sözünün  sahibi,  7. BM Genel Sekreteri ,Nobel Barış ödülü sahibi   Kofi Annan’ı saygıyla anıyoruz..

 
Etiketler: KADINA, ŞİDDET, İNSANLIĞA, İHANETTİR,
Yorumlar
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
27
0
1
3
8
12
2
Galatasaray
23
0
3
2
7
12
3
Kasımpaşa
22
0
4
1
7
12
4
Yeni Malatyaspor
21
0
3
3
6
12
5
Antalyaspor
20
0
4
2
6
12
6
Ankaragücü
19
0
5
1
6
12
7
Beşiktaş
18
0
4
3
5
12
8
Göztepe
18
0
6
0
6
12
9
Konyaspor
17
0
3
5
4
12
10
Trabzonspor
16
0
4
4
4
12
11
Sivasspor
14
0
4
5
3
12
12
Bursaspor
13
0
3
7
2
12
13
Fenerbahçe
13
0
5
4
3
12
14
Akhisar Bld. Spor
12
0
6
3
3
12
15
Kayserispor
12
0
6
3
3
12
16
Alanyaspor
12
0
8
0
4
12
17
Bb Erzurumspor
11
0
5
5
2
12
18
Çaykur Rizespor
8
0
6
5
1
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı