Yazı Detayı
21 Mayıs 2018 - Pazartesi 07:13
 
Kıbrıs Sorunu -9- 1950 PLEBİSİTİNE DOĞRU
Ulus IRKAD
ulusirkad@hotmail.com
 
 

Esasında Kıbrıs’ta emekçileri ve solu temsil eden AKEL komünist Partisi, enosis yarışı yerine iki halkı birleştirme yarışı yapsa ve din, dil,mezhep, kan , soy ve millet ayrımı yerine iki emekçi halkın kardeşliğini sloganlaştırsa Kıbrıs’ın bölünmemesinin ve birleşmiş kalmasının en büyük garantisi buydu. Oysa AKEL başından beri 1917 sonrası Sovyet karşı devrimini yapan  bürokratların ideolojisi doğrultusunda hareket edecek ve Marksizme ters siyaseti  iki halkı bölen en büyük etkenlerden biri olacaktı. Yunan iç savaşındaki  mağlubiyet, 1949 belediye seçimlerinde solun oy kaybetmesi, AKEL’i kiliseye yakınlaştırmıştı. 8 Temmuz 1949 tarihinde dört solcu belediye başkanının imzasıyla Enosisin gerçekleştirilmesini talep eden  bir mektup, İngiliz hükümetine gönderilmişti. 17 Temmuz 1949 tarihinde ise AKEL, Kıbrıs Kilisesi’ni “Enosis için birlik ve dayanışmaya” davet ederek, Kilise’nin “solcuları  dışlama politikasından” vazgeçmesini istedi. Yine AKEL, 23 Kasım 1949 tarihinde, BM Sekreterliğine “Kıbrıs Halkı Büyük Britanya’yı İtham Ediyor” başlıklı bir mektup gönderdi.Bu mektupta Kıbrıs’ın Helen adası olduğu iddia ediliyordu. Enosisin gerçekleşmesi için Kıbrıs’ta, BM örgütünün  gözetiminde bir plebisit yapılmasını önermekteydi. Kilise de Enosis için referandum yapılmasına karar verdi. 18 Kasım 1949’da alınan karar, 8 Aralık 1949 tarihinde Kıbrıslırum halkına açıklandı (Kızılyürek,2005,sf.92). AKEL yaptığı açıklamalarla Kiliseyi enosis ve referandum kararlarında destekleyeceğini belirtti.

                                   İŞÇİ HAREKETİNİN VE DAYANIŞMANIN ÇÖKMESİ

Kıbrıslı Rumlar ile Türklerin arasındaki çalışma ilişkilerini etkilemiş olan önemli bir olay, 15 Ocak 1950’de yapılan Enosis ile ilgili halk oylamasıydı. Oy hakkı olan 224,757 Kıbrıslı Rum’dan toplam 215,108’i (95.7), Enosis için oy kullanmıştı. 800 Kıbrıslı Türk (Bunların da karma köylerde bulunan çok yaşlı ve olayların farkında olmayan insanlar oldukları ortaya çıktı,u.ı.) de Yunanistan’la birleşmeden yana oy kullanmıştı. Bununla beraber Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu, oylamaya güçlü bir tepki gösterdi. Oylama aleyhindeki tepkiler, Kıbrıs ve Türkiye’de devam etti. Nisan 1950’de, Kıbrıs Türk toplumunun, Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesine ilişkin bütün fikirlere karşı olduğunu ifade eden bir memorandum Birleşmiş Milletler’e sunuldu. Bu tepkinin tipik bir örneği, Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi’nin başkanı Dr. Fazıl Küçük tarafından gönderilen ve 80.000 Kıbrıslı Türk’ün Enosis’e karşı olduğunu belirten bir telgraftı. Kıbrıslı Türklerin bu tepkisi, Enosis hareketine Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu ve Ankara’daki Türk hükümeti tarafından muhalefet adileceğine ilişkin uyarıydı (Sosyalist Gerçek Gazetesi,sf.10, Nisan 1997,Sayı 15 ). 

“Akel’in yardımcı unsurları olan sendika ve Akel’e ait olan belediyelerde, toplumların birbirine karşı davranışlarında son derece saygınlık vardı. Sendika başkanları Andreas Ziartidis ve Pandelis Varnavas çok önemli noktalara dikkat çekmekteydiler. Grev direnişlerinde nasıl kardeşçe direndiklerini ve her konuda işbirliği yaptıklarını, Türk-Rum ayırımı olmadan beraberce faaliyet gösterdiklerini işaret etmektedirler. Andreas Ziartidis’in vurguladığına göre, PEO’nun belediye seçimlerine karışmaya başladığı andan itibaren, bu beraberlik bozulmaya başlamıştı. Çünkü seçim kampanyalarına Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesini kullanarak katılmıştı. Kıbrıslı Türk zenginlerin baskıcı tutumları da bu ayrılığın sebeplerinden biri olmuştu. PEO, ihtiyaç olmadığı halde Kıbrıs Türk sendikalarının kurulmasına sebep oluyordu. Çalışanların birbirine olan güveni sarsılmayacak kadar güçlüydü. Skuryotissa maden işçilerinin yaptığı büyük direniş, Pandelis Varnavas’ın anlattığına göre, klasik bir örnek teşkil etmekteydi.”( Servas,Çev. Aysel-Ulus Irkad),1999,sf.115 )

“Akel yetkililerinin gerçekleşmeyecek rüyalara tutsak kalmaya devam etmesi, muhtariyetin, çıkış kapısı olarak tanımlanmasına sebep olmuştu. Ancak millet hainliği ile suçlanmamak için de slogana “Muhtariyet- Enosis” terimlerini eklemek mecburiyetini hmişlerdi. Böylece bu “Muhtariyet-Enosis” Sloganı başka her şeye göre çıkış yolu olarak görülebilirdi. Bu kurtulmak için tutulan çürük tahtaya benziyordu. Başkanlık, Akel’i gelecekte olacak olanlar için daha kolay suçlayabilirdi.”(Servas,sf.219)

                               MİLLİYETÇİLİK EMEKÇİLERİ BÖLÜYORDU

Kıbrıs Rum ve Türk emekçileri arasında bölünmeler yaratılması bunun yanında AKEL’in Enosis üzerine zaman ve zaman almış olduğu yanlış kararlar, Kıbrıs Türk gericilerinin tepkilerinin Kıbrıslı Türk işçilerinin üzerine odaklanmasını getirmekte ve bu kesimler üzerine baskıları yoğunlaştırarak taksim hedefine daha çabuk ulaşılmasına sebep olmaktaydı.Bunun yanında İngiliz Yönetimi halkın gücünü parçalamakla o da Kıbrıs’ta ve Orta Doğu’daki menfaatlerini korumaktaydı. 1950’li yıllarda Türkiye’yi sorunun içine çekmekle oldukça büyük bir manevra kazanmıştı.

1940’lı yıllarda çok somut olarak iki çalışan sınıf arasında sıkı ilişkiler gözlemlenmiştir. Tüm eylemlerde Türk işçiler de yer almıştır. 8500 Türk işçisinin 3500’ü PEO’da örgütlü bulunmaktaydı. Fakat 1944 yılında ilk ayrılmalar başgöstermeye başlar. Yüzlerce Türk işçisi PEO’dan ayrılıp Türk sendikalarına geçer. Bu yıllarda işçi sınıfının etnik ayırımına geçilmiştir. Bu dönemin özelliklerinden bir tanesi Kıbrıs Rum Milliyetçiliği’nin öne geçmesidir. Kıbrıs Türk Burjuvazisi de bu dönemde işçiye ihtiyaç duyduğu için bu olgu çok önemlidir. Yükselen Kıbrıs Rum Milliyetçiliği 1958’deki ayrılık tohumlarının ilk filizleriydi. Maalesef Kıbrıs Rum solu da kendini bu milliyetçiliğe kaptırmıştır. O dönemde ortaya çıkan çelişkilere bir göz atmak gerekiyor. Kıbrıs Rum Solu Kıbrıs Türk Toplumu’na bakışında milliyetçiydi. Böylece Kıbrıslı Türk işçilerden kopmaya ve kendini soyutlamaya başlamıştır. 1946 yılında İşçilerin birliği savunuluyordu, PEO’nun Genel Kurulu’nda Kıbrıslı bir Türk konuşmacı ENOSİS (Yunanistanla Birleşme) karşıtı konuşup ekonomik ve sosyal güçbirliği önerirken, ona verilen yanıt “Hedef Enosis” tir oluyordu. 1948 yılında Büyük Grev Mücadelesi döneminde PEO’da masa oluşmuş ve birtakım Kıbrıslı Türk işçiler kadrolara da girmişledi. Türk Masası kurulmasına rağmen Kıbrıslı Türklerle ilgilenilmedi. Türkçe bülten çıkarılmıştı, ilişkilerde gerginlik yoktu fakat orada da bir güvensizlik vardı(Berlin Konferansı,1989). AKEL, Kilise’yi  Enosis için ortak mücadeleye çağırırken, Kıbrıs Türk işçi sınıfına da seslenmekten geri kalmıyordu. Anti-komünist Kilise bu çağrılara hiçbir zaman rağbet etmedi. Kıbrıslı Türkler için ise, Enosis, ulusal hedef olmadığı gibi, 20. yüzyıl boyunca hep bir tehdit olarak algılanmıştı. Bu yüzden AKEL, Kıbrıslı Türk işçilerle ‘iyi ilişkiler’ kurulmasına özen göstermesine ve ortak ekonomik ve sendikal haklar için mücadelele vermesine karşın, Kıbrıslı Türklerle ortak bir siyasi amaç geliştirememişti. Siyasi amaçta birleştiği Kilise ise, AKEL ile ortak bir mücadeleye yanaşmıyordu( Kızılyürek,2005,sf.92-93 ).

KAYNAKÇA

 Kızılyürek,N.(2005).Milliyetçilik kıskacında Kıbrıs, İletişim Yayınları,İstanbul.

  Sosyalist Gerçek Gazetesi,sf.10,, Nisan 1997,Sayı 15.

 SERVAS,Plutis:(1999),ORTAK VATAN(Çev. Aysel-Ulus Irkad),Galeri Kültür Yayınları, Lefkoşa,s.115

Hristos Yorgiou,1989 Berlin Konferansı

 

 
Etiketler: , , , Kıbrıs, Sorunu, -9-, 1950, PLEBİSİTİNE, DOĞRU,
Yorumlar
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
0
0
5
0
0
2
2
Göztepe
0
0
1
2
0
0
3
BŞB Erzurumspor
0
0
3
2
0
0
4
Antalyaspor
0
0
3
1
1
0
5
Bursaspor
0
0
1
1
1
0
6
Akhisarspor
0
0
2
1
1
0
7
Çaykur Rizespor
0
0
3
1
1
0
8
Demir Grup Sivasspor
0
0
2
1
0
1
9
Fenerbahçe
0
0
2
1
0
1
10
Trabzonspor
0
0
3
1
0
1
11
MKE Ankaragücü
0
0
3
1
0
1
12
Kasımpaşa
0
0
3
0
0
1
13
Medipol Başakşehir
0
0
2
0
0
1
14
Atiker Konyaspor
0
0
6
0
1
1
15
Kayserispor
0
0
2
0
1
1
16
Galatasaray
0
0
4
0
0
2
17
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
4
0
0
2
18
Aytemiz Alanyaspor
0
0
0
2
0
0
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı