Yazı Detayı
11 Nisan 2018 - Çarşamba 00:29
 
“Müşavir” olamayan PR’cı gazeteciler…
Hasan KAHVECİOĞLU
hasankahvecioglu@yahoo.com
 
 

“Müşavir yaratmayacağız” ifadesi kulağa çok hoş geliyor...
Bu sistemi UBP yarattı, mucidi de Sayın Eroğlu’dur, ancak sistem partilerinin hemen hepsi hükümette yer aldıklarında bundan nemalandılar...
Önceleri yalnızca “devlet kadroları”nın bir ayrıcalığı olan bu uygulama, zamanla değiştirildi ve dışarıdan da müdür, müsteşar atama yoluna gidildi...
Şimdilerde, “Dörtlü”nün bu konuda sıkıntılar yaşadığı görülüyor...
Hazırlanan yasa tasarısı ile bundan sonra müdür, müsteşar olacak kamu görevlilerine “müşavir” olma hakkı tanınmayacak...
Eski görevlerine geri dönecekler... Kimisi, eski maaşına da geri dönecek, kimisi üst kademe maaşını almaya devam edecek...
1985 öncesi memurlar ise “müşavir”liği sürdürecek...
“Dörtlü”nün iddialı olduğu “müşavir yaratmama” projesi bu ise, dağ fare doğurdu gibi bir hayal kırıklığı yolda geliyor demektir...
Üstelik “dörtlü”nün bu “müşavir yaratmayacağız” söylemine ters düşen başka uygulamalar da göze çarpıyor ve “tatsız” bir görüntü oluşturuyor...
“Müşavir ordusu”na yönelik kamuoyu tepkisini iyi okumak gerekiyor...
Belli ki bizim “Dörtlü” bu konuda “tatminkar” bir dönüşüm gerçekleştirmek niyetiyle hareket etmiyor...
Herşeyden önce, bu konuda “siyasi makam”a dönüştürülen üst kademe yöneticiliklerini partililere dağıtmaktan vazgeçilecek bir “projeleri” yok...
Gene partililer oralara doluşsun ama, sonuçta eski görevine dönsün...
Bu yasa tasarısı ile sadece bu yapılacak...
Oysa; bu “dörtlü” 200’ü aşkın devlet dairesinin sayısını azaltmakla işe başlayabilirdi.
Daire müdürlüklerini “siyaset”in manivelası olmaktan çıkarmak için “Kamu Hizmetleri Komisyonu”nun bağımsızlığını güçlendirecek bir yasa çalışması başlatabilirdi.
Bu konuda Cumhurbaşkanı Akıncı’nın hazırlattığı bir tasarı vardı. İşe bu tasarıdan başlayabilirdi...
Tam tersine üst kademe yöneticiliği yasasına “rötüş”la işe başlandı ki, “müşavir yaratmayacağız” iddiası havada kaldı...
Aslında “müşavirlik” konusu bir ciddi kamu reformunun sadece bir parçacığıdır. Amaç, kamuyu parti siyasetinin pençesinden kurtarmak olmalıdır...
Halbuki, her hükümet değişikliğinde sadece müdürler müsteşarlar değil, hemen herkes yerinden oynamaktadır...
Bu “dörtlü” de bu konuda kötü bir başlangıç yapmış bulunuyor...
Yine UBP’nin sisteme miras olarak bıraktığı bir “basın görevlisi” rezilliği vardır...
Hemen her bakan, bir ya da iki tane “basın görevlisi” ile çalışmak istemektedir...
UBP’nin, DP’nin, CTP’nin devlet kadrolarına doldurduğu genç basın çalışanları “dörtlü” gelince, oradan oraya gönderildiler...
Bazı bakanlar “Ben seninle çalışmak istemiyorum” diyerek bu genç gazeteci tayfasını devre dışı bıraktılar...
Kendi adamcıklarını ya dışarıdan, ya içeriden alıp yanlarına yerleştirdiler...
Tabii özel sektörde düşük maaşla çalışan gazetecilere bu gibi “konum”lar cazip geliyor. Aniden maaşları ikiye katlanıyor... 
Şimdi; bazı bakanlıklarda eskiden kalma iş yapmayan üç tane, dört tane “basın görevlisi” oturuyor, dışarıdan alınan yeni görevliler bakanın arkasında “PR” yapmak için koşuşturuyor...
Bu yaratılan “basın” orducuğunun “müşavir” rezilliğinden ne farkı var?
“Yeni müşavir yaratmayacağız” diyorlar ama eski bakanlardan kalma “PR’cılar” yaratıyorlar...
Şoförler, sekreterler de öyle...
Keşke; Başbakan özellikle bu “basın görevlisi” işini yasaklasa...
Bu; sadece bakan tercihi ile yapılan şaibeli “istihdam”ları durdursa...
Niye bir bakan, işe başlar başlamaz, reklamını yaptırmak için bu “komik” durumlara düşüyor, anlamıyorum...
Devletin, TAK Ajansı yok mu? Bir bakanlığın “haber” değeri taşıyan bir etkinliği varsa, zaten TAK onu görmezden gelebilir mi? 
Bu “dörtlü” müşavirleşen bu PR’cıları bakanlıklardan toplayıp TAK’ta görevlendirse kötü mü olur? 
Eskiden her bakanın ardından koşan, fotoğraf çeken, övgüler dizen, bazan da ölçüyü kaçırıp işi “yağcılığa” döken meslek erbabı ayıplanırdı. Şimdi “profesyonellik” oldu...
Bakan’ın her yaptığı “haber” oluyor... BRT de, gazetelerimizin çoğu da bu PR haberlerini alıp aynen yayımlıyor... 
Bu yüzdendir ki, sokaktaki kocaman çukuru göremiyoruz, ama bakanın kendi arabasına binmesini topluma bir “lütuf”muş gibi sunan genç “yağcılar” yetiştiriyoruz…
Dörtlü’nün bazı bakanları bu konuda “savurgan”lık sergiliyor. Oysa bu koalisyona ancak “tutumlu” olmak yaraşıyor...
UBP’den bir farkımız olsun, diyorlarsa tabii...

 
Etiketler: “Müşavir”, olamayan, PR’cı, gazeteciler…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Guterres, işin özünü anladı galiba…
“Bulaştırma Bakanlığı” idi “Yamalama Bakanlığı” oldu…
Bu kadarı da çok fazla…
UBP-DP’nin mobil hırsızlığı…
“Kıbrıs İslam Özerk Cemahiriyesi”
Laurel ile Hardy ve üç kafanın karışıklığı…
Bulaştırma Bakanı’nın “aile bağları”
“Cedit yeni” fikirler ve Ankaracı hayaller…
Doğuş Derya’dan ayrılıkçı hayalperestlere harika bir ders…
Hameset, farfara ve “çifte çavuşlar”
“Oliki Kipros” ve Prof. Kızılyürek
İcazet, mazeret, müzevirlik ve vızzzzz…
15 aydır “falaka” sürüyor…
Akıncı’nın yeşil yeşil günahları…
Bir buket çiçek al, Polis Müdürü’ne git… Yok yaa…
Çirkin bir fotomontaj ve Şener Levent
Kıb-Tek’i atın çamaşır makinesine
Hüzün ana ve çocukları…
Yasaklı kitap… Kelepçe… Zafer işareti…
“İki devletli” olmak güzeldir…
Rauf Bey’in ruhunu sızlatanlar…
Söz verdi, oyları aldı, şimdi de cırladı…
Ağza her geleni, her yerde söylemek sendikacılık mı?
Zeki Çeler ezber bozuyor…
Yağdır Mevlâm akıl…
“Tek adamlık rejimi” da bir seçenektir…
“Kamu” maliyesini ayakta tutan “özel”in emekçileri…
Kurtulmak yok tek başına (2)
Benim vicdanım tam tersini söylüyor: Kurtulmak yok tek başına…
2019’dan istemediklerim…
Gözü “toplum”a değil de “kitle”ye odaklı solculuk…
Büyükelçi Asaf İnhan’dan yediğimiz fırça…
Tespitler doğru… O halde şimdi haydi icraata…
Ne Anastasiades; ne Çavuşoğlu…
15 Kasım Felaketi…
Bulaştırma Bakanı yasaklara ve cezalara aklını taktı
22. Bölük Efsanesi...
Arıklı “Çavuşoğlu-Özersay” muhabbetini çok kıskandı…
Akıncı’yı “dışlamak” Kıbrıslı Türkleri dışlamaktır…
Okullar, kantinler, tuvalet kağıdı ve parasız eğitim
Hayvancıya “pozitif ayırımcılık” Doğru mu?
Ankara “tasarruf” ve “reform” isterse, “bu bize uyar” diyebilecek miyiz?
Altında kalanın boynu kopsun…
“Paket” bizim paket… Ankara’nın değil…
Haçanabir dökecen o betonu…
Paris Hilton bizi “tanıtır” mı?
10 Soruda “hal-i pürmellal”imiz…
Aslan ve de kaplan medyamız…
Yakın Doğu İlkokulu’nun Kitapları…
Yerel dünyamız çok yerel…
Kapısına derhal kilit vurulmalıydı…
Belediyeler: Popülizmin bataklıkları…
51 yıl önceydi: Lefkoşa’dan “Nazım” geçti…
Mardinli Veysi ile Şehmuz’un rekabeti…
Yolları kirleten belediyeler ve Bulaştırma Bakanlığı…
Yalaşık bulaşık belediyeler…
Çerçeveci Guterres’in önüne cillenen top…
Yakında boğazımıza sarılacaklar...
Vay Sayın Bakan vay...
Özgürgün’ün Yediyüz bin ton ağırlığındaki “saygı”sı…
Moral bozucu absürd maskaralıklar…
Dörtlünün kucağındaki “dörtlü mezar” Ne olacak? Ya madalyalar…
Çanakkale ile Afrin “kombine” olur mu?
22 kaçakçılık dosyasından, 48 yolsuzluk dosyasına…
“Dörtlü” gözünü “dört” açmalıdır…
Osmanlı Tokadı…
YDP ve Arıklı “marjinal”leşmek mi istiyor?
Özgürgün’ün “delitoy”luğu, Dörtlünün ağırbaşlılığı, Burcu’nun “yetti gayri”si…
Akıncı’nın “Şiddet” karşısındaki net tavrı…
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı