Yazı Detayı
06 Mayıs 2019 - Pazartesi 10:51
 
Opera ve Klasik Müzik Deyince VİYANA
Değer Berkin KASAP
 
 

Nisanda gezmek bir başkadır, özellikle Avrupa'ya baharın gelmesiyle havalar ısınınca, çiçekler açıp manzaralar renklenince... Turist kalabalıkları yaza oranla çok daha az olduğu dönem...  Bu nedenle nisanda Avrupa seyahatleri bir başka oluyor.  Yıllardır pek çok seyahatimizi nisan ayında yapıyoruz. Bu yıl, Viyana'yı ana durağımız olarak belirleyip, oradan son dönemlerde Instagram'da sık sık gördüğümüz manzara fotoğrafları ile rövanşta olan Avusturya'nın şirin köyü Hallstatt ve Viyana'dan bir saat uzaklıktaki Slovakya'nın başşehri Bratislava'ya gittik.

 

Bir haftalık seyahatimizi ilk olarak bu yazımda Avusturya'nın başkenti, opera ve klasik müzik deyince akla gelen şehir Viyana'dan anlatmaya başlıyorum. 

VİYANA'YA VARIŞ VE KONAKLAMA

Larnaka Havalimanı'ndan Wizz Air ile yaklaşık 3.5 saatlik bir uçak yolculuğuyla Viyana Havalimanı'na direkt vardık. Kıbrıs'ta mevsim normallerinin altındaki hava sıcaklığını ve yağan doluları bırakıp, hava durumu konusunda şanslı çıkarak tam da hayal ettiğimiz bir bahar mevsimine vardık Viyana'da. 


İlk 2 gece, ana tren istasyonu olan Hauptbahnof yakınındaki Novotel'de konakladık.  Südtiroler Platz metro istasyonundan gezilecek pek çok yere metro ile ulaşımımızı sağladık. Son 4 gece ise Tuna Nehri'ne yakın Schottenring metro durağında bulunan Meininger otelinde kaldık. 

 

 


VİYANA'DA GEZİLECEK YERLER 

Viyana şehri 23 bölgeden oluşuyor. 1. bölge Viyana'nın en eski ve en turistik bölgesi olan Ringstrasse'nin bulunduğu tarihi binalarıyla tam bir açık hava müzesi olan bölge. 1857 yılından beri bu tarihi merkez, prestijli binalara, saraylara, meydanlara, parklara ve şık cafelere ev sahipliği yapıyor. Karlsplatz'tan alacağınız 1 numaralı tram ile Schwedenplatz'a gidip oradan da 2 numaralı tramı alarak "Ring" turunuzu tamamlayabilirsiniz. (Tram, otobüs ve metro biletleri tek bir bilet olup, tek yön 2,40 euro. Otobüs veya tramın içinde alırsanız, biletiniz 2,60 euro. 6 yaş altı çocuklar bilet almak zorunda değil.)

 

Burada yapılabilecekler arasında Museum of Art History (Sanat Tarihi Müzesi), State Opera (Opera Binası), Vienna City Hall (Belediye Binası), Parlamento Binası, Imperial Palace - Hofburg (Kraliyet Sarayı) ve Albertina müzesi yer alıyor.

 

Sanat Tarihi Müzesi'nde ilgi duyanlar için Rubens, Dürer ve Velazquez gibi ressamların eserlerini gezebilirsiniz. 

 

OPERA BİNASI

Opera Binası Ringstrasse'de inşa edilen ilk bina olarak Viyana'da gezmek için iyi bir başlangıç noktası olabilir. Halen görkemini koruyan binayı ilk yapıldığında Viyana Kralı Franz Joseph beğenmeyince binanın mimarının intihar ettiği söyleniyor. Bu konu ile ilgili ünlü bir de söz varmış: "Viyana'da takdir edilmeden önce, ölmelisin; sonra sonsuza dek yaşayabilirsin".

 

Opera Binası'nın içini gezmek için mutlaka rehberli tur almanız gerekiyor. Kişi başı 9 euro olan tur, yaklaşık 45 dakika sürüyor. Dinlemek istediğiniz dile göre (Türkçe ne yazık ki yok) gruplara ayrılıyorsunuz. 

 

Her gece bir performansın olduğu opera için her bütçeye uygun şekilde bilet satışları yapılıyor. 3 Euro kadar az bir para ödeyerek ayakta izlenen odalardan izlenebiliyor.  4 Euro ödeyince sahneye daha yakın ve ayakta bir odadan performansı izleyebilirsiniz. Oturarak ise 15 Euro'dan başlayan fiyatlarla bilet satın alabilirsiniz.  Benim binayı gezdiğim günün akşamı Salome isimli performans yapılacaktı ancak çocuklu izlenemeyeceği için bir başka sefere diyerek sadece binayı gezmekle yetindim. Rehberli tur için girişte bilet alabiliyorsunuz. Opera izlemek için ise online bilet ya da girişten o gün içinde bilet satın alınabiliyor. 

 

Yılda sadece dört gün opera gösterimi yapılmıyor: yeni yıl, Good Friday ve diğer iki gün ise her yıl düzenlenen balo günü arifesi ve ertesi günü. Her yıl karnaval zamanı (Şubat-Mart aylarına denk geliyor) düzenlenen balo gecesi büyük bir organizasyon ile büyük hazırlıkları kapsıyor. Baloya katılmak oldukça pahalı ve 6 ay önceden biletleri temin ediliyor. Eski zamanlarda yapılan balolar gibi gerçekleşen gece için konser salonundaki oturma yerleri kaldırılarak sahne genişletiliyor. Bu nedenle sahne hazırlık çalışmaları bir gün alıyor, ertesi gün ise sahne eski haline geri döndürülüyor. Sabah 5'e kadar süren baloya katılanlar gecenin sonunda sahneye inip dans edebiliyor.  (O kadar kalabalık oluyormuş ki, çok fazla dans etmek ve kımıldamak mümkün olmuyormuş.)

Her gece yapılan performanslar sırasında harcanan elektrik miktarı 1500 kişilik bir köyün harcadığı elektriğe denkmiş. 

Sahne arkasını da tur sırasında görebiliyorsunuz. Yüksek bir alan olan sahne arkasında yüzlerce kişiden oluşan ekip var. 

Sahnede ise performansa göre müzisyen sayısı değişiyor ancak yaklaşık yüz müzisyeni sığacak kapasitesi var. Operalar orijinal dilde sahnelendiği için pek çok dilde operayı takip edebileceğiniz alt yazıların yazılı olduğu tabletler de koltukların altında yer alıyor. 

Sahne kostümlerinin bulunduğu odaya üstü kapalı bir köprüden ulaşılıyor.  Tur sırasında bu oda gezilemiyor ama bin kusur kostümün olduğu söyleniyor. 
Opera Binası İkinci Dünya Savaşı sırasında bombalandığı için bazı odaları 1950'lerde yeniden inşa edilmiş. 

Odaların inşasında dönemin moda tarzı olan Art Deco unsurları kullanılmış.  Eski ve yeni odalar arasındaki fark çok belirgin.  Eski odalar yeni odalara oranla çok daha ihtişamlı.  Ünlü bestecilerin heykellerinin olduğu bu gösterişli odaların yanı sıra kralın çay odası (tearoom), Intermission (ara verildiğinde kullanılan salonlar) ve opera salonunu da beğenerek gezeceğinizden eminim.


Operadan fazla keyif almadığı için kralın çay odasında fazla vakit geçirdiği söylenenler arasında.  Bu odada ışığın açık olduğunu gören halkın, kralı görmek için operaya hücum ettiğini, bu nedenle odanın ışığını hep açık tutarak halkın operaya teşvik edildiği de anlatılan hikayeler arasında. Günümüzde performanslar halen talepte ve her gece salon doluyor.


Opera Binası'na Karlplatz metro istasyonunda inerek, Oper çıkışından çıkınca ulaşabiliyorsunuz.  İçini gezmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.

Kraliyet Sarayı - Hofburg

İçinde Sisi Müzesi, Kraliyet Hazineleri, İspanyol At Binicilik Okulu'nun da bulunduğu Kraliyet Sarayını ayrıca Viyana'da gezilecekler listenize ekleyebilirsiniz. (Gezilecek klişe yerlerden ama görmek isteyenlerin atlamaması gereken yerlerden.) Hofburg Sarayı Habsburg İmparatorluğu'nun rezidansıydı.

 

Opera Binası'ndan Opernring sonrasında ise Burgringe doğru yürürseniz yol sizi Hofburg Sarayı'na çıkarır.

 

Aziz Stefan Katedrali

Karntnerstrasse tarafına doğru yürürseniz ise Aziz Stefan Katedrali'ne ulaşabilirsiniz. Bu gotik katedralin inşasına 1147'de başlanmış. İçine giriş ücretsiz. 

Müzeler Bölgesi (Museum Quarter) 

MUMOK, Leopold Müzesi, Kunsthalle, Children's Museum (Çocuk Müzesi) ve Architekturzentrum'un bulunduğu şehir içinde ayrı bir şehir gibi bir bölge. Mayıs ile ağustos ayları arasında resim, tiyatro, müzik, dans, edebiyat ve sahne performanslarını kapsayan kültürel bir program sunarken, aralık ayında Noel marketine ev sahipliği yapıyor.

Metro ile U2 hattında Museumsquartier durağında inerek bu bölgeye ulaşabilirsiniz.

 

 

Belvedere Müzesi

Benim gibi Gustave Klimt(1862-1918) hayranı iseniz, the Kiss (Öpücük) eserinin kopyası evinizin duvarını süslüyorsa hele, işte burası sizin için de "top attraction" olacağı kesin.  Çünkü burada Gustave Klimt'in the Kiss tablosunun yanı sıra pek çok tablosu sergileniyor. 


Kral Franz Ferdinand'ın son ikâmetgahı olan Belvedere, güzel manzara anlamına geliyor.  Güzel bahçesi, çeşmeleri ve heykelleri olan Belvedere, Aşağı ve Yukarı olarak ikiye ayrılıyor.  Gustave Klimt'in eserlerini görmek için Yukarı Belvedere (Upper Belvedere) için bilet almalısınız. Klimt'in 24 tablosunun yer aldığı müzede ressamın Altın Dönemi'nden ünlü Öpücük dışında Judith tablosunu da bulabilirsiniz. The kiss, ressamın Altın Döneminin en bilinen eseri ve 1907-8 yılında yapılmış. Klimt, altın yaprakları yağlı ve bronz boya ile harmanladı.

Prater

Özellikle çocuklu seyahat edenler için son derece eğlenceli bir lunaparka da ev sahipliği yapıyor Viyana.  Prater'de ayrıca Çikolata Müzesi ve Madame Tussauds Müzesi de yer alıyor.  Parka giriş için tek bir bilet alınmıyor. 

Bineceğiniz her şey için ayrı ayrı biletler alıyorsunuz. 

 

 

Viyana'da başka neler yapılır?

Viyana'da pek çok müze ve saray gezebilirsiniz.  Anlayacağınız seçenekler çok fazla. (Ör. Sigmund Freud ve Mozart Müzesi gibi)

Viyana, kahvesi, applestruder'i ve Sacher tatlısı ile ünlü. Herhangi bir cafede oturarak harika kahveler içerken (Viener Melanger), applestruder ve sachertorte'lerini tadabilirsiniz.

Önerilen cafeler arasında Cafe Central, Cafe Sacher ve Cafe Mozart yer alıyor.  Insider bir bilgi olarak, Hotel Sacher meşhur çikolatalı sacher turtalarının doğduğu yer olsa da herhangi bir cafede oturarak daha uygun fiyata aynı lezzeti bulabilirsiniz. 

 

Cafelerde garsonlar kendilerini kral olarak görebiliyorlar.  Bu Viyanalıların tarzı, kesinlikle üstünüze kişisel olarak almamalısınız.

 

Saatlerce cafelerde oturup Viyana şehrinin tadını çıkarırken muhteşem kahvelerden ve tatlılardan denemek bence yapılacaklar arasında en keyiflilerin başında yer alıyor. 

 

 Würstel (Viyana sosisi) ve Kebap satan büfelerden de mutlaka denenmeli bence. Kocaman Viener Schnitzel yemeğinden de mutlaka denenmeli. Ülkenize dönerken lezzetli Mozart Kugel çikolatalarından alıp sevdiklerinize ikram etmeyi ihmal etmeyin... 

 

Viyana yolcularına şimdiden iyi yolculuklar dilerim... :) 

 

 
Etiketler: Opera, ve, Klasik, Müzik, Deyince, VİYANA,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sri Lanka'da "Yapmadan Dönmeyin" Listesi
SRİ LANKA Gezi Notları 1: Trenden Bol Sarkmalı Kandy-Ella yolculuğu
Renklerin şehri Cape Town
Eski Mısır Medeniyeti İzinde - Mısır Piramitlerinde bir gün
12 Ayda Festivallerle Devriâlem
Tam bir seyahat tutkunu, Hatice Hoca ile seyahat üzerine....
15 Ülke, 15 Kitap
Armut Kubbeli Şehir KİEV
Bir açık hava müzesi ZAANSE SCHANS
Adını ve Tren İstasyonunu Beğenip Trenden İndiğimiz Kasaba Haarlem
Van Gogh Müzesi’nde Bir Amsterdam Sabahı
Filipinler Yazı Dizisi - 4 Cennetten bir parça EL NİDO...
Filipinler Yazı Dizisi 3 - Bohol adası
Filipinler Yazı Dizisi 2 - Manila, ismi güzel şehir ...
Filipinler Yazı Dizisi 1
Mehmet Özada ile Seyahat Üzerine
7 Müthiş Balayı Adası
Kıbrıs'tan bir ‘Instagram Influencer’... Altuğ Galip ile Seyahat Üzerine
Dünya Gezgini Nesrin ile Seyahat Üzerine
PERTEV KARALIGİL ile Seyahat Üzerine
'Sevilmeyen Derslerin Sevilen Öğretmenleri' TOPAL Ailesi ile Seyahat Üzerine...
POLATCAN'larla Çocuklu Seyahat Üzerine
HÜRDENİZ Ailesi'nin Gezi Dünyasına Yolculuk
Dünyanın Yeni YEDİ HARİKASINA Yolculuk
Avrupa'nın kalbi BRÜKSEL
Üç Kuleli Kent, GHENT
Beyaz bir roman gibi... ROMANYA
MONT ST. MİCHEL'de gizemli bir gün
Size İlham Verecek 7 Fotoğraf Karesi – MALTA
PARİS … Tatlı bir sarhoşluk tadında…
2018’de Sıradışı bir Ülkeye Gitmeye Ne Dersiniz
Grafiti şehri BERLİN.
2018’de Çocuk Odaklı Gezginler için Dört Mevsim Avrupa Önerileri:
Polonya Krallarının geçtiği Kraliyet Yolunda yürümek - GDANSK
Chopin’in kalbini bıraktığı VARŞOVA …
İnsan neden seyahat eder?
Chiang Mai’de Orman Gezintisi
Bangkok'ta bir gün...
Güneşin peşinde 7 - Mandalay'a giden yolu tamamlarken...
Güneşin peşinde 6 - Tapınakların üzerine doğan altın renkli Bagan güneşi...
Güneşin peşinde 5 - Inle Gölü’nde suyun üstünde yaşamak...
Güneşin Peşinde 4 - Shwedagon tapınağı ışıltısındaki Yangon
Güneşin Peşinde 3 - Yangon'a gece treni
Güneşin Peşinde 2
Güneşin peşinde - 1
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı