Yazı Detayı
02 Ekim 2019 - Çarşamba 07:11
 
SRİ LANKA Gezi Notları 1: Trenden Bol Sarkmalı Kandy-Ella yolculuğu
Değer Berkin KASAP
 
 

"Hiç bu kadar yeşil bir ülke görmedim" dedi Levent, dönüş yolunda. Hemen onayladım çünkü gerçekten ben de bu kadar çok yeşili bir arada daha önce görmemiştim. 

 

Evlilik yıldönümü ve doğum günü vesilesiyle eylül bizim için seyahat ayı demektir.  Bu yılki hakkımızı sık sık çekici fotoğraflarıyla instagram sayfalarını süsleyen, tropik iklimi, curry'li yemekleri ve güzel gülüşlü insanlarıyla aklımızı çelen eski ismiyle Seylon'dan yani Sri Lanka'dan yana kullandık. 

 

Sosyal medyaya Levent'in eklediği Sri Lanka fotoğraflarımıza yorum yapan bir arkadaşım "bugüne dek gittiğiniz yerler arasında en güzel fotoğraflar burada çekilmiş sanki" dedi. Bu yorumu kesinlikle boşuna yapmadı çünkü sanırım Sri Lanka gördüğüm en fotojenik ülkelerin başında yer alıyor. 

Seyahat rotamızı Kolombo-Kandy-Dambulla-Sigiriya-Ambuluwawa-Ella-Tangalle-Mirissa-Galle-Kolombo şeklinde belirleyip 8 günlük gezi maceramıza ülkenin başkenti Kolombo ile başladık.  Kolombo'dan adanın ortasına Kandy'e geçerek orada birkaç gün konakladık.  Kandy'den ise Dambulla, Sigiriya ve Ambuluwawa'ya bol tırmanmalı gezmeli günü birlik geziler yaptık.  Sonrasında ise Kandy'den Ella'ya oradan da adanın güneyine dinlenmeye çekildik.  

Ben size Sri Lanka'yı en güzel yerinden Kandy-Ella arası yaptığımız 6 saatlik tren yolculuğundan başlayarak anlatmak istiyorum çünkü bu bol yeşillikli, ikonik tren yolculuğu Sri Lanka'da 'yapmadan dönmeyiniz' listesinin kesinlikle başında yer almalı ve bana göre bu seyahatin en heyecan verici kısmını oluşturuyor. 

Sri Lanka adasının tarihine göz atacak olursak, adaya ilk Portekizliler, sonra Hollandalılar, sonra ise İngilizler yerleşiyor.  İngilizlerin adaya yerleşmesi demek, sömürge dönemine ait mimari tarzdaki tarihi binaların yanısıra o döneme göre gelişmiş bir demir yolu ağı bırakacakları anlamına geliyor.  İşte bu ikonik, bol yeşillik manzaralı, mavi renkli tren, Sri Lanka'ya İngilizler'den bir miras olarak kalıyor ve halen yerliler de turistler de bu tren yollarında adayı bir uçtan diğer uca dolaşabiliyorlar. 

Bu demiryolu ağının en güzel manzaralarına sahip kısmını ise Kandy-Ella arası ya da tam ters istikamet olarak Ella-Kandy arası yolculuk sunuyor.  6 ile 7 saat arası (rötar olma durumunu da hesaba katmakta fayda var - özellikle muson yağmurları dönemlerinde) süren bu eşsiz yolculuğun kuşkusuz en heyecan verici kısmını, pencere ve kapılardan sarkarak kendinizi üzerinize esen rüzgara teslim etmek oluşturuyor. 

 

Trende üç çeşit sınıf bulunuyor.  1. sınıf vagonlar klimalı ve konforlu ancak pencereler ve kapılar açılmadığı için trenden sarkarak bu macerayı yaşamanız pek mümkün olmuyor.  2. sınıf vagonlar genellikle turistlerin tercih ettiği, oturma yerinizin olacağı, pencere ve kapıların açık olduğu vagonlar oluyor.  3. sınıf vagonlar ise, çoğunlukla yerlilerin seyahat ettiği ve genellikle ayakta yolculuk yapılan vagonlardan oluşuyor.  Bu durumda 6-7 saat ayakta yolculuk yapma riskine ve trenden sarkınamama riskine göre en uygun seçenek olarak 2. sınıf vagonlardan bilet almanızı tavsiye ederim. Biletleriniz, birkaç hafta önceden srilankatours adresinden satın alarak ayırabilir, Sri Lanka'ya vardığınızda da herhangi bir tren istasyonundan, yaptığınız rezervasyonun çıktısını ve pasaportlarınızı göstererek gerçek biletlerinizi temin edebilirsiniz. Sri Lanka'dayken bilet alacaksanız, turistlerin bu trenlere gösterdiği ilgiden dolayı kolaylıkla yer bulamama ihtimaliniz olduğunu göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Tren istasyonunda bilet almak size daha ucuza gelecektir.  Önceden almak daha pahalı olsa da, garantici biriyseniz biraz daha fazla ödeyerek gitmeden almak sizi rahatlatacaktır.  Son dakikaya kaldıysanız ve bu muhteşem yolculuğu yapmadan ülkeden ayrılmam diyorsanız, son dakika 2. sınıfa bilet bulamazsanız, 3. sınıf vagona bilet alabilir, tren perona yanaşır yanaşmaz bavullarınızı pencereden koltuklara atarken, yanınızdaki seyahat arkadaşınız aynı anda kapıdan girip bavullarınızı attığınız koltuğa yerleşirse, ayakta gitme riskinden kurtulmuş olabilirsiniz.  Bu yöntemle de değişik bir macera yaşayarak yerlilerle birlikte seyahat etme ayrıcalığına erişebilirsiniz.... Bu yöntemi deneyeceklere şimdiden bol şans ve hikayelerinizi yorum kısmına bekleriz :) 

Bizim yöntemimiz planlı olarak ilk bahsettiğim şekilde olmuştur.  Biletlerimizi yukarıda linkini verdiğim siteden 2. sınıf vagonda alarak planlı programlı seyahatçiler kategorisinde bu yolculuğu gerçekleştirdik.  Sabah 8.47'de kalkan tren biletlerimizi internet üzerinden Sri Lanka'ya gitmeden bir ay önce iki kişi 26 Sterlin'e satın almıştık.  

 

Kolombo Havaalanı'nda kendimize şoförlü araç kiraladığımız için, Kandy'den trene binerken, bavullarımızı şoförümüz ve rehberimiz olan Buddhika'yla bırakmıştık.  Buddhika ise arabayla bizi Ella'da karşılamıştı.  O nedenle hafif bir yolculukla Kandy-Ella rotasını yapabildik. Online tren bileti alma konusunda sıkıntı duyanlardansanız ama işinizi de garantiye almak isterseniz, Kolombo Havaalanı'ndan turizm acentelerinden de tren biletlerinizi satın almanız mümkün. 

 

Bu yolculuk sırasında bizim tek şanssızlığımız ayırdığımız koltuk numaralarının iki pencere arasındaki boş alana denk gelmesi olmuştu ne yazık ki. Biletlerinizi alırken buna dikkat etmenizi öneririz. İlk başta moralimiz oldukça bozulmuştu.  Nasıl kafamızı dışarı çıkaracağız diye kendi kendimize söylenirken, 6 saat süren yolculuk boyunca sık sık kapılardan, boş bulduğumuz her koltuğun penceresinde çılgınlar gibi dışarı sarkan pozlar verebileceğimizi düşünmemiştik.  Levent de ben de sıkıldıkça bize kapıyı açan görevlinin yanına gidip kendimizi güzel manzaraları izlemek ve yüzümüze vuran rüzgara karşı sarkar bulduk.  Ara sıra kapıda yere oturarak ağaçların dalları ayaklarımıza çarpa çarpa çay bahçelerini, tarlalarda çalışanları, şelaleleri, tren duraklarındaki insanları, hindistan cevizi ağaçlarını, muz ağaçlarını ve adını dahi bilmediğim yeşillikleri bol bol seyrettik, tam anlamıyla yeşilliklere doyduk.

Trene binmeden bir gece önce, tren yolculuğu için marketten atıştırmalık bisküviler ve su almıştık.  Trende dolaşan satıcılar çeşitli hamur işleri satıyorlardı. Bu yiyecekler kapalı saklama kaplarında ve temiz görünüyordu ancak şahsen denemediğimiz için tatları nasıldı bilemiyorum. Ancak çeşitli yerel dükkanlardan aldığım puf böreklerini, özellikle tavuklu, balıklı, sebzeli hamur işlerini deneyip, çok beğendiğimi buraya not düşmek isterim.

 

İkinci sınıf vagonlarda klima olmamasına rağmen pencerelerden esen hava ve trenin tavanında çalışan vantilatörler sayesinde sıcaktan bunalma gibi bir sorun yaşamadık.  Sri Lanka yeşil ve tropik bir ülke olunca bol sinek olacağını unutmayıp kendimize ayrıca sineklere karşı üzerimize sıkmak için sprey aldık.  Trende bol bol spreylendik ve sineklerle ilgili herhangi bir sorun yaşamadık. 

 

6 saati kitap okuyarak, dışarıdaki manzaralara bakarak, sıkıldıkça trenden sarkarak fotoğraflar çekerek geçirdik. Kapıdan sarkıp trenin kalanına baktığımda hemen hemen her pencereden ve kapıdan sarkan çılgın turistlerle dolu olduğunu görmek bile oldukça eğlenceliydi.  Trendeki görevli bize güzel fotoğraflar çekebilmemiz için ne vakitlerde trenden sarkmamızın mümkün olduğunu işaret etti.  Bize kapıları açtı.  Hatta fotoğraf bile çekmeyi denedi bizi :). 

3 Eylül'de yeni yaşıma girerken trende bir yolculuk yapmanın, yeni yaşımda bol bol gezme isteğimi temsil etmesi dileğiyle 6 saatlik bu yolculuğu herkese tavsiye ederim.

 

6 saat sizin için fazla bir süre ise Nuwara Eliya'dan bu mavi trene binerek Ella'da inmenizi tavsiye ederiz.  En güzel manzaraların Nuwara Eliya-Ella arası olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. 

 

NINE ARCH BRIDGE 

 

Biz Ella'ya öğleden sonra 3'te vardık. Şoförümüz bizi karşıladı ve Ella'da Nine Arch Bridge'e gittik.  Ella'nın Demodara bölgesinde yer alan Nine Arch Bridge'a giden pek çok yol var.  Arabayı park edip bunlardan birini seçerek biraz yürümek gerekiyor ancak inanın manzaraya değiyor. 

 

Little Adam's Peak yolunu takip edip renkli tapınaktan sola dönünce Lake Front Cottage'i takip ederseniz Köprüye ulaşabilirsiniz. Başka bir yol ise 10 dakikalık bir yürüyüş yaparak Art Cafe Umbrella'dan sola dönmenizle mümkün. Ya da Ella tren istasyonundan bir tuk-tuk alarak 300 rupiye sizi Nine Arch Bridge'e götürmelerini isteyebilirsiniz. 

Hangi yolu seçerseniz seçin, Nine Arch Bridge'a varınca günde 6 defa geçen trenlerden birini görmenizi tavsiye ederiz. Tren size doğru gelirken sağ tarafta beklerseniz güzel tren kareleri de yakalamış olursunuz.  Tren raylarında yürüyerek, oturarak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. 

 

30 metre yükseklikteki bu köprü ormanın içinde çay tarlalarının arasında muazzam bir görüntü içerisinde yer alıyor.  Ormanın arasında dokuz kemerli bu köprüyü görmek, insanların doğaya güzel şeyler de katabildiklerinin en güzel kanıtlarından biri bence. 

 

Biz Ella'da ne yazık ki zaman yetmediği için gece kalmadık.  Size Ella'da da kalıp daha fazla vakit geçirmenizi öneririm.  Adam's Peak'e tırmanmak da Ella'da yapılacaklar arasına alabileceğiniz bir aktivite.  

 

Akşam yemeğini Chill isimli harika bir restoranda yedik. Ben menüden seçtiğim Sri Lanka yemeği olan Lumprais'i denedim.  İçinde balık, tavuk, pilav ve yanında coconut sambul (limon ve chiliden yapılmış ezme), pappadam ile servis edilmişti. İnanılmaz lezzetliydi.  Curry'li Sri Lanka yemeklerinden ara vermek isteyen Levent ise orada denediği burger'den oldukça memnun kaldı. 

Biz yemekten sonra adanın güneyine Tangalle'ye doğru araba ile seyahatimize devam ettik.  Adanın güneyini ise başka bir yazıda detaylandıracağım. 

Yolu Sri Lanka'dan geçenlerin hikayelerini de yorumlara beklerim. Yolunu Sri Lanka'dan geçirmeyi planlayanlara şimdiden iyi yolculuklar diler, gittiğiniz zaman dönmek istemeyeceğinize garanti veririm. 

 
Etiketler: , SRİ, LANKA, Gezi, Notları, 1:, , Trenden, Bol, Sarkmalı, Kandy-Ella, yolculuğu,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Opera ve Klasik Müzik Deyince VİYANA
Renklerin şehri Cape Town
Eski Mısır Medeniyeti İzinde - Mısır Piramitlerinde bir gün
12 Ayda Festivallerle Devriâlem
Tam bir seyahat tutkunu, Hatice Hoca ile seyahat üzerine....
15 Ülke, 15 Kitap
Armut Kubbeli Şehir KİEV
Bir açık hava müzesi ZAANSE SCHANS
Adını ve Tren İstasyonunu Beğenip Trenden İndiğimiz Kasaba Haarlem
Van Gogh Müzesi’nde Bir Amsterdam Sabahı
Filipinler Yazı Dizisi - 4 Cennetten bir parça EL NİDO...
Filipinler Yazı Dizisi 3 - Bohol adası
Filipinler Yazı Dizisi 2 - Manila, ismi güzel şehir ...
Filipinler Yazı Dizisi 1
Mehmet Özada ile Seyahat Üzerine
7 Müthiş Balayı Adası
Kıbrıs'tan bir ‘Instagram Influencer’... Altuğ Galip ile Seyahat Üzerine
Dünya Gezgini Nesrin ile Seyahat Üzerine
PERTEV KARALIGİL ile Seyahat Üzerine
'Sevilmeyen Derslerin Sevilen Öğretmenleri' TOPAL Ailesi ile Seyahat Üzerine...
POLATCAN'larla Çocuklu Seyahat Üzerine
HÜRDENİZ Ailesi'nin Gezi Dünyasına Yolculuk
Dünyanın Yeni YEDİ HARİKASINA Yolculuk
Avrupa'nın kalbi BRÜKSEL
Üç Kuleli Kent, GHENT
Beyaz bir roman gibi... ROMANYA
MONT ST. MİCHEL'de gizemli bir gün
Size İlham Verecek 7 Fotoğraf Karesi – MALTA
PARİS … Tatlı bir sarhoşluk tadında…
2018’de Sıradışı bir Ülkeye Gitmeye Ne Dersiniz
Grafiti şehri BERLİN.
2018’de Çocuk Odaklı Gezginler için Dört Mevsim Avrupa Önerileri:
Polonya Krallarının geçtiği Kraliyet Yolunda yürümek - GDANSK
Chopin’in kalbini bıraktığı VARŞOVA …
İnsan neden seyahat eder?
Chiang Mai’de Orman Gezintisi
Bangkok'ta bir gün...
Güneşin peşinde 7 - Mandalay'a giden yolu tamamlarken...
Güneşin peşinde 6 - Tapınakların üzerine doğan altın renkli Bagan güneşi...
Güneşin peşinde 5 - Inle Gölü’nde suyun üstünde yaşamak...
Güneşin Peşinde 4 - Shwedagon tapınağı ışıltısındaki Yangon
Güneşin Peşinde 3 - Yangon'a gece treni
Güneşin Peşinde 2
Güneşin peşinde - 1
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı