Yazı Detayı
04 Temmuz 2019 - Perşembe 12:07
 
TEPEDEKİ KİFAYETSİZ MUHTERİSLER
Prof. Dr. Hülya HARUTOĞLU
 
 

Dunning Kruger etkisiya da Dunning Kruger sendromuolarak da bilinen sendrom toplumda son zamanlarda sıkça görülmeye ve konuşulmaya başladı. Afili isimlere bakıp da bu da ne demeyin,  bu sendrom size o kadar tanıdık gelecek ki, şaşıracaksınız.

 Dunning-Kruger günümüzde pek çok sorunun kaynağı ve kişiye karşı en tehlikeli psikolojik etkilerden biri gösterilen çağımızın problemidir. Kısaca, kişinin az bildiği konu hakkında çok bildiğini hmesi , htirmesidir.

Cornell Üniversitesi'nin iki psikoloğu Dunning ve Kruger, kişinin cesaretinin bilgisizlikten geldiğini savunurlar. İsimlerini verdikleri bu sendromun bulgusu “cehaletin ve akılsızlığıngerçek bilginin aksinebireyinkendine olan güvenini arttırdığı”yönündedir. Daha anlaşılır bir ifadeyle; belli bir konuda beceriksiz veya bilgisiz insanlarda görülen, "hayali üstünlük hissi"ne verilen isimdir.

Bu iki araştırmacı  bilgili olan kişilerin genelde alçakgönüllü olduklarını ve hak ettiklerinden daha alt kademede çalıştıklarını, diğer yandan az bilmesine rağmen daha bilgili ve yeterli olduğuna inanan kişilerin ise daha başarılı olabildiklerini ortaya koymuşlardır. Bu çalışmaları ile 2000 yılı Nobel ödülünü almışlardır.

Çevremize baktığımızda çoğumuz bazı insanların nasıl bu başarıya ulaştıklarını ya da alanı olmadığı halde ve emsallerinden daha düşük bilgiye, beceriye  sahip oldukları halde neden daha üst mevkide bulunduklarını hayretle  merak eder anlam veremeyiz.

Hayatın içinden örnekler verecek olursak;

Televizyonda bilgiç tavırlarıyla bağıra bağıra nutuklar atan bilgi sahibi olmadan her konuda fikir sahibi olan bazı şahsiyetleri izlerken iç sesinizin “bu niteliksiz adam/kadın   bu mevkiye kadar nasıl yükselmiş ?” diye sorguladığı olmadı mı hiç ?

Ya da devlette  üst düzey seviyeye yerleşmiş birileri için “bu sığlıkta bu adam nasıl buraya kadar yükselmiş?” diye şaşırdığınız olmadı mı ?

Ya da üst düzey yönetici pozisyonunda, kurum kurum koltuğa oturan  yeteneksiz bazı hanımefendi veya beyefendilerin o koltuğu ne kadar hakettiklerini veya bu  mevkilerin onlara altın tepside neden ve nasıl sunulduğunu hayretle düşünmediniz mi?

Ayni düzeydeki sizden çok daha bilgisiz, yeteneksiz ve niteliksiz iş arkadaşlarınızın  hızlı yükselişlerine ve size tepeden bakışlarına  isyanla  şahit olmadınız mı ?

Ya da kendi kendilerine “ yaşam koçu” payesi  vermiş olan , eğitimsiz,  biraz doktor, biraz diyetisyen, biraz fizyoterapist, biraz psikolog, herşeyen biraz biraz  ama sonuçta bir numaralı otör olup  tepeye yerleşen şarlatanları  hayretle izlemediniz mi ?

Özetle Dunning-Kruger Etkisi'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan güçlü  bir itici güç oluşturur. 'eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür. 

Cahil cüretkar olur kendini alim sanır.

Cahil Cesareti ile Önlenemez Yükseliş

İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan, abartmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz. Aksine her şeyi hakettiğini   düşünür, ben herşeyim ,herşeyin en iyisini yapabilirim modundadır.

Bu türlerde bilgi birikimi, analitik zeka , bilişsel yetkinlik, yönetim,organizasyon yetisi diplerde ama  özgüven, lafazanlık ve böbürgenlik tavan yapmış durumdadır.

Bu arada, gerçekten bilgili, becerikli yetenekli, nitelikli, zeki  insanlar çalışma hayatında mütevazı davranarak öne çıkmaz, üst yönetimdeki  görevlere talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini  beklerler. Takdir ve teklif beklerken işi hiç hak etmeyenler ama kendilerini satmayı iyi becerenler   kapar, gerçekten hak edenlerin haliyle onurları kırılır,  protest duygularla  kendilerini daha da geriye çekerler.

Yenetekli, bilgili , becerikli, onurlu ve düzeyli yetkin kişiler keşfedilmeyi beklerken  “kifayetsiz muhterisler”  arsızca tepeye doğru hızla yol alırlar.

 Bu sendroma sahip yüksek makamları işgal edenlerin ortak özellikleri:

 Niteliksiz olduklarını fark edemezler. Her şeyi en iyi kendilerinin bildiğini iddia ederler.
 Nitelikli insanların beceri ve yeteneklerini   göremez ve anlayamazlar.
 Çok övünür, herşeye karışırlar , çok iş yapıyor havası estirirler.    

Her şeyi kendileri halletmek isterler. 
Her ihtimali hesaplamış ve her şeye hazırlıklıymış gibi davranırlar,rol yaparlar

İktidar ilişkileri ve göstergeleri onun için çok önemlidir

Üstlerine karşı son derece kibardır, altındakilere (özellikle de en çok ihtiyaç duyduklarına)karşı baskıcı hatta zalimdirler. Herkesi birbirine düşürmeye çalışırlar.

Astlarına sık sık kimin üst olduğunu hatırlatmayı severler.

Talimatlarını  resmi yazışma  ile, e-postayla verir böylece astlarıyla yüzleşmekten kaçar.

Bir gün ak dediğine ertesi gün kara der, sonra inat eder, karşı çıkanları suçlarlar.

Başarısız olduklarında,  başarısızlığı başkasının üzerine atarlar.
Tek ve yegane  doğruyu kendilerinin bildiğine inanırlar. Kendilerince kesinlikle yanlış yapmaları mümkün değildir. 

Herkesin  tanık olduğu bir olayı inkar edebililer. Bunu yüzüne vuranları iftira atmakla suçlar, çevresindekileri de buna inandırmak için o kişileri başka alanlardaki eksiklikleri, zaafları ile vurmaya çalışırlar.                                                                                                                                        

Yukarıda anlatılanlar  çok tanıdık geldi değil mi ? Bunları ben demiyorum .Tamamı bir araştırmanın verilerinden alıntı, hem de Nobel Ödüllü  bir çalışmanın...

Sizin yöneticiniz Dunning-Kruger tiplemesine uyuyorsa denilecek tek şey var  o da “Allah sabır versin”dir.

Yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
“Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.”

 
Etiketler: , TEPEDEKİ, , KİFAYETSİZ, , MUHTERİSLER,
Yorumlar
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı