Yazı Detayı
07 Ocak 2020 - Salı 13:00
 
Yanlış olan Seyrüsefer sistemininin kendisi !!!
Serkan HASTÜRER
serkan@kktc.net
 
 

Kaç gündür gerek sosyal medya gerekse yazılı basında hükümetin yaptığı zamlar gündemde.

 

Hatta Seyrüsefer zammını protesto için facebook’ta ‘Yol Yoksa Seyrüsefer da yok’ adında  grubu kurulmuş, üye sayısı ben bu yazıyı yazarken 30,301 kişiye ulaşmıştı.

 

Grup, yarın ‘Şemsiyeni al da gel’ sloganıyla, saat 18:00’de Lefkoşa’da bir protesto mitingi düzenliyor.

 

Açıkçası, katılımın ne olacağını merakla bekliyorum.

 

Klavyede veya sosyal ortamlarda konuşmak kolay.

 

İş, sokağa dökülüp ciddiye bindiği zaman,  genelde hep sınıfta kaldık.

 

Umarım bu kez farklı olur.

 

Esas değinmek istediğim ise mevcut seyrüsefer sisteminin doğruluğu, işlevselliği ve adilliği.

 

Konu ile ilgili, gerek mecliste yapılan konuşmaları, gerekse 1. Derece sorumlu Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın açıklamalarını dinledim.

 

Bakan Atakan, karayollarının fonu olmadığından ve seyrüseferden toplanan ücretlerin ayrı bir fona gittiğini, oradan da başka maksatlar için kullanıldığını belirtti.

 

Mecliste ise, zam yapıldıysa halk ödemek zorundadır mantığıyla, denetimden eksikliğinden bahsedildi.

 

Bu arada şehir içi yolların bakım ve idamesinin belediyelerin sorumluluğunda olduğunu da bilmekte fayda var.

 

Konuşulanların ekseni, hükümette para yok, yollar bu durumda ile bu seyrüseferler ödenecek gibi değil arasında sıkışmış durumda.

 

Devlet tarafından bakıyorum bir şekilde, halk güvenliği için bu yolların güvenli seyahat edilebilecek noktaya getirecek fona ihtiyacı var ama bu maksat için topladığı parayı yollarda kullanmıyor.

 

Halk tarafından bakıyorum, değeri 10 ile 25 bin tl arasında değişen araziye uygun arabasına bir asgari ücrete yakın seyrüsefer ödeyen var.

 

Alınan seyrüsefer ücretlerinin asgari ücretle oranının dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde olmadığını da belirtmek isterim.

 

Asgari ücretliysen Ava, Balığa, dağa, ovaya, zeytine meraklı olma, diyen bir seyrüsefer sistemi var.

 

İki farklı araç arasındaki birkaç kilo farkla yüzünden neredeyse 1000 tl fazla ödeten bir sistem var.

 

Ayni araçla yıllık ortalama 5000 km sürenle 25 000 km süreni eşit tutan adaletsiz bir seyrüsefer sistemi var.

 

Hafif olduğu için az seyrüsefer ödeyen değeri neredeyse yüz bin sterlinlik aracı koruyan bir seyrüsefer sistemi var.

 

Dünya elektrikli araçlardan çevre sağlığı için seyrüsefer almazken bizde neredeyse cezalandıran bir seyrüsefer sistemi var.

 

Yıllarca arıza vb sebeblerden atıl durumda olup ekonomiye kazandırmak istenen klasik veya herhangi bir aracın, kullanmadığı yolun parasını isteyen bir seyrüsefer sistemi var.

 

Her yıl saatlerce seyrüsefer kuyruğu bekleten ve hem zaman hem de işgücü kaybına sebep olan bir seyrüsefer sistemi var.

 

Örnekleri çoğaltmak mümkün.

 

Mevcut seyrüsefer sistemine neresinden bakarsanız ancak yanlış görürsünüz.

 

Biz ise hala yollar ve ücretlerin pahalılığı arasında sıkışıp  kaldık.

 

Elbette yol güvenliği de ödenecek seyrüsefer de önemli ve gerekli.

 

Ama net olan bir konu var ise bu sistemin devamı ile bu sorunun çözülemeyeceğidir.

 

Bu konuda çözüm alternatifleri üzerine detaylı çalışma yapanların başında gelenlerdenim.

 

2013 yılında,MASİB (MOTORLU ARAÇ SATICILAR VE İTHALATCILAR BİRLİĞİ) olarak  ülkedeki  yollardaki toplam araç sayısından, ülkeye giren KAYITLI YAKIT miktarına, toplu taşımacılıktan,  ticari taksilere,  kiralık araç şirketlerine  ve toplanan seyrüsefere  kadar birçok veriyi inceleyerek bir araya getirdik.

 

Çalışmanın sonucunda ise temelinde ‘KULLANAN VE KİRLETEN ÖDER’ prensibini temel alan yakıt içerisinde ayrılacak litre başına yaklaşık 50 kuruşluk  bir fon ve araç muayenelerinde bir düzenleme ile  bu konuya çözüm üretmenin mümkün olduğunu gördük.

 

Bu yeni icat edilmiş bir yöntem de değildi. Hatta Avrupa Birliği’nde temel yol vergileri bu prensiple alınıyor.

 

Konuyu ilişkili bütün meslek örgütleriyle de görüştük ve hepsi bir tamam destek verdi.

 

Bir defada yekün bir ödeme yerine küçük küçük göze görünmeden kullandıkça ödenen yüzde yüz tahsilat garantili bir sistem.

 

Herkes için kazan kazan durumu yaratılmıştı.

 

Dönemin ilgili Maliye Bakanı Zeren Mungan’dan, bir önceki  Maliye Bakanı Serdar Denktaş’a kadar her dönem gerekli sunum ve girişimler yapılmış olmasına rağmen ne yazık istenilen sonuç alınamadı.

 

İlginç olan ise yapılan çalışmada bir kusur da bulunamamış olmasıydı.

 

Bir tek algılanmakta zorlanılan ise lüks araçların kollanacağı yönündeydi.

 

Halbuki araçlar değer kaybeden eşyalardır.  Bir aracın birden fazla sahibi olabilir. İlk ve son kullanıcısı ise değer kaybından dolayı,  genelde ayni gelir grubundan olmaz.

 

Siz eğer devlet olarak lüks tüketimin ücretini almak istiyorsanız bunun yeri seyrüsefer değil,  aracın gümrükleme süresince alacağınız özel lüks tüketim fonlarıdır. Sonrasındaki yollar değil.

 

Unutulmamalıdır ki ülkemiz yollarını güneyden geçenler de, yurt dışından kısa dönemler için gelenler de kullanıyor.

 

Bu süreçte önerinin kabul görmemesinin en büyük engelinin ne olduğunu ise sonradan öğrendik.

 

Devletin ülkeye mal taşıyan tırların yakıt tankında kayıtsız ve vergisiz giren ve ihalelerde sağlanan muafiyetli yakıttaki denetim eksikliğinden kaynaklı kaybı ne yazık ki önümüzdeki engelmiş.

 

Bu konunun detaylarını ise daha sonra yazacağım.

 

Özetle doğru ve adil çalışmayan bir sistemi tartışıyoruz.

 

Bunun yerine ise işlevsel, yolu kullananın ve havayı kirletenin orantılı ve adil ödeme yapacağı bir düzenlemeyi konuşmuyoruz.

 

İstediğiniz kadar online ödeme kolaylığı gibi açılımlara gidin, bu seyrüsefer sisteminin temelde  mantığı yanlış.

 

Yol için alınanın, yol için kullanılacağı adil bir sisteme geçene kadar bu kısır tartışma sürer gider.

 
Etiketler: Yanlış, olan, Seyrüsefer, sistemininin, kendisi, !!!,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Devlet halkın devleti değilse, kimin devletidir?
Yargıçların cübbesinin önünde kimsenin önünde iliklemesinler diye düğme yoktur.
Oyunu kartı iyi olan değil, iyi oynayan kazanır
Balans ve Manevra
Kibbutzlar,İsrail ve biz
Bize ne ucuz elektrikten, ya da dünyadan. Keyfe bakın!!!
Güzelyurtlu ailesi ve politikanın acizliği
Rahat uyu Ali Dayı.
Satın memleketi gitsin
Kullandığınız para birimi üzerinize giydiğiniz kıyafet gibidir
Ha Ercan, ha Angolem Havaalanı ....
Vatandaşlık Konusuna Fransız Bakışımız.
Değişen dünya, değişen meslekler ve ihtiyaç fazlaları ile dolu biz
Filler tepişirken olan çimenlere olur.
Devlet mi, "Devletçilik" oyunu mu ?
Yapmak için bilgi, yıkmak için cehalet yeter
Belediyeleri kapamak çözüm mü?
Neden geçmişe özlem duyuyoruz...
Vurun Bütçeye gitsin....
“Çok seslilik” güzeldir ama “boş seslilik” kulak tırmalar.
Ticaret, sağlığı yenmemeli...
Eskiden "Söz senetti" şimdi "Senedin hükmü yok"
Tek sorunumuz Askerlik
Hangi Yönetim Kurulu daha popüler ?
Geminin rotası belliyse kaptanı değişse de bişey farketmez
Facebook, Instagram ve mesajlaşma arasında Yaşamımız ....
Kuyunun ağzı kadar mı dünyamız !
Devlet okullarında neler oluyor?
Kendi kendine yetenin başı dik olur !
Merhaba demeyi çocuktan öğrenmek...
En güzel ilaç Şeffaflıktır
Dış Yatırımcı mı dış sömürücü mü .....
Bir Avrupalı ile hayattaki konularımız ne kadar ortak !
Karneler hep 10 ama sınıfta kaldık !
Yeni hükümet yeni umutlar....
Hade bugünü kurtardık ! Nereye kadar ?
Doğruyu bulmak için ille de dibe mi vurmak gerek?
... POLİTİKACILAR İÇİN DE AYNİ SÖZ KEŞKE GEÇERLİ OLSA .
Verimlilik ve siyasetin şişmanlattığı obez varlık
Don Kişot yalan mı söylüyor, yoksa Sanço mu enayi ?
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı