Yazı Detayı
17 Eylül 2019 - Salı 10:41
 
Yargıçların cübbesinin önünde kimsenin önünde iliklemesinler diye düğme yoktur.
Serkan HASTÜRER
serkan@kktc.net
 
 

Toplu yaşanalılan her yerde bir düzene ihtiyaç vardır.

 

Bu düzenin belirleyicisi ise kurallardır.

 

Kuralların bütünü ise hukuk.

 

Hukuk ise, düzenin adalet sigortasıdır.

 

Her insan yaşadığı sürece tarihte yer alır.

 

Ayni durum toplumlar için de geçerlidir.

 

Bünyesine sağlıklı bakan insan ne kadar uzun yaşarsa, düzeni sağlıklı toplumların da ömürleri o kadar uzun olur.

 

Kendi vucudumuzun bize ait olup olmadığını sorgulama ihtiyacı hmeyiz.

 

Ama, konu yaşadığımız yer olduğunda, durum değişebiliyor.

 

Bu noktada, yaşadığımız yere karşı aidiyet duygumuz belirleyici oluyor.

 

Toplumsal aidiyet konusunda çok ciddi sıkıntılarımız olduğu aşikar.

 

Hatta, daha da ileri gidip, ben bu sorunun temel sorunumuz olduğu kanısındayım.

 

İnsan iyiye karşı aidiyet duygusu besler.

 

Aidiyet htiği  yere de sahip çıkar geliştirir.

 

Bizde ise tam tersi bir durum var.

 

Önemli olan ise, bu aidiyet erozyonuna  nelerin  sebep olduğudur.

 

Bir çok sebep sıralamak mümkün, ama sanırım adalet ve sosyal eşitliğin üst sıralardaki yeri garantidir.

 

Ganimetle başlayan düzenin,  ilk önce adaletsiz dağılımla temelleri  atıldı, sonrasında  liyakattan yoksun torpille makamlara atamalarla duvarları örüldü,  binbir türlü usulsüzlük ve peşkeşle  de  sıvası bitirildi.

 

Böyle bir yapıyı, mimarından ve mühendisinden başka kim kendine ait hisseder?

 

Bu düzenin bir hak ve hukuk düzeni olduğuna kimse kimseyi inandıramaz.

 

Başından beri erki elinde tutanlar ise, düzenin devamı için ellerinden geleni yaptılar.

 

Usulüne uydurarak da, usulsüzce de.

 

Bazen gizlice, bazense göstere göstere.

 

Ne hesap veren oldu, ne de doğru dürüst hesap  soran.

 

Hatta,  hesap sorup, sonuç alamayanlardan bazıları da kişisel çıkarları uğruna  düzene uydular.

 

Böyle bir düzene ‘hukuk devleti’  demek sanırım fazla iyimserlik olur.

 

Yargı, devletin, eğitim ve sağlık gibi hayati bir organı.

 

Gelin görün ki yargıya olan inanç da, diğer devlet kurumlarına olduğu gibi hızla azalıyor.

 

Bu inancın azalmasındaki temel unsur da siyasetin yargıya etkisidir.

 

Yargı, adaletin ve halk vicdanın son noktasıdır .

 

Bu ülkeye aidiyetin en önemli sigortasıdır.

 

Yargıçların cübbesinin önünde kimsenin önünde iliklemesinler diye düğme yoktur.

 

Bu ilke temelinde, adil ve halk vicdanı için çalışan, bağımsız bir adli yıl olması dileğiyle.

 
Etiketler: Yargıçların, cübbesinin, önünde, kimsenin, önünde, iliklemesinler, diye, düğme, yoktur.,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Oyunu kartı iyi olan değil, iyi oynayan kazanır
Balans ve Manevra
Kibbutzlar,İsrail ve biz
Bize ne ucuz elektrikten, ya da dünyadan. Keyfe bakın!!!
Güzelyurtlu ailesi ve politikanın acizliği
Rahat uyu Ali Dayı.
Satın memleketi gitsin
Kullandığınız para birimi üzerinize giydiğiniz kıyafet gibidir
Ha Ercan, ha Angolem Havaalanı ....
Vatandaşlık Konusuna Fransız Bakışımız.
Değişen dünya, değişen meslekler ve ihtiyaç fazlaları ile dolu biz
Filler tepişirken olan çimenlere olur.
Devlet mi, "Devletçilik" oyunu mu ?
Yapmak için bilgi, yıkmak için cehalet yeter
Belediyeleri kapamak çözüm mü?
Neden geçmişe özlem duyuyoruz...
Vurun Bütçeye gitsin....
“Çok seslilik” güzeldir ama “boş seslilik” kulak tırmalar.
Ticaret, sağlığı yenmemeli...
Eskiden "Söz senetti" şimdi "Senedin hükmü yok"
Tek sorunumuz Askerlik
Hangi Yönetim Kurulu daha popüler ?
Geminin rotası belliyse kaptanı değişse de bişey farketmez
Facebook, Instagram ve mesajlaşma arasında Yaşamımız ....
Kuyunun ağzı kadar mı dünyamız !
Devlet okullarında neler oluyor?
Kendi kendine yetenin başı dik olur !
Merhaba demeyi çocuktan öğrenmek...
En güzel ilaç Şeffaflıktır
Dış Yatırımcı mı dış sömürücü mü .....
Bir Avrupalı ile hayattaki konularımız ne kadar ortak !
Karneler hep 10 ama sınıfta kaldık !
Yeni hükümet yeni umutlar....
Hade bugünü kurtardık ! Nereye kadar ?
Doğruyu bulmak için ille de dibe mi vurmak gerek?
... POLİTİKACILAR İÇİN DE AYNİ SÖZ KEŞKE GEÇERLİ OLSA .
Verimlilik ve siyasetin şişmanlattığı obez varlık
Don Kişot yalan mı söylüyor, yoksa Sanço mu enayi ?
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı