Yazı Detayı
19 Mayıs 2020 - Salı 06:24
 
Yeni Dünya Düzeni ve Koronavirüs (1)
Emir OSMAN
 
 

‘Only a crisis – actual or perceived – produces real change…’

Milton Frıedman

Neo-liberal Nobel Prize laureate Economist

From his book ‘Capitalism and Freedom’ 1982.

 

‘Sadece bir kriz – gerçek veya algılanmış – hakiki değişim yaratır…’

 

Bugün, dünyayı şoka sokan, binlerce ölüme ve ekonomik ve sosyal yıkıma sebep olan, koronavirüs pandemisini anlamak için gerilere gitmek lăzım. Dünyadaki jeopolitik savaşları, vekălet, ticaret ve kur savaşlarını, küreselleşmeyi, küresel, ekonomik ve Eurozone krizlerini, Yeni Dünya Düzenini, populist, aşırı sağ ve neo-liberal politikalari, Sosyal Demokrasinin ve Liberal Demokratik düzenin yıkılışını, yaşlı nüfusun artmasının ve bunun emeklilik maaşları ve kompleks sağlık sistemleri ve masraflarının ülkelere yüklediği baskıları ve Trump’ın ‘America First’ politikalarını çok iyi anlamak gerekir. 

 İngilizler der ki, bütün oyunları biz icat ederiz… Başkaları oyunun kurallarını öğrendiği zaman ve bizi yenmeye başladığı zaman, kale direklerinin yerini değistiririz… Buna kuralları yeniden yazarız da diyebilirsiniz… Zamanla, buna benzer bir felsefe de Amerıkan’lar geliştirdi, ‘Kendi planlarını yapmayanlar başkalarının planlarını icra etmek mecburiyetinde kalırlar’. 

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Amerika’dan borç almak için İngiliz heyetler Amerika’ya gider ve oradaki yetkililerle görüşürdü. Amerika adına bu görüşmeleri yapanlar arasında Yahudi olan ve Maliye Bakanlığında çalışan ekonomist ve teknokrat Harry Dexter White da vardı. Kendisi 1944’de Yeni Dünya Düzenine adını veren Bretton Woods kasabasında yeni düzeni kuran uzmanlar arasında da yer almıştı. IMF ve Dünya Bankasının kurucularındandır. IMF’nin ilk Başkanıdır. Sonradan, Sovyet ajanları ile giriştiği irtibat sonucunda, Beyaz Saray’da Sovyet casusudur diye suçlandı ve sorgulanmaya alındığı 1948 yılında arka arkaya iki kalp krizi geçirerek 55 yaşında öldü. 

Bir seferinde İngilizlerle görüşmeden önce Başkan Franklin Roosevelt Amerikan heyetini uyarmıştı. İngilizlerle müzakere ederken dikkatli olunuz demişti. İngilizler anlaşma yaparken anlaşmanın  yüzde 80 onların lehine olması için çalışırlar demişti. Hiç şüphesiz ki Amerikanlar İngilizlerden çok şeyler öğrendi bu süreçlerde.

Her ne zaman küresel para ve finansal piyasaları bir kriz sarsa dünya liderleri ekonomik bir yıkımı ve politik çatışmayı engellemek için yeni bir Bretton Woods, yani, Yeni Bir Dünya antlaşması veya düzeni talep eder. Bu küçük kasabacığın ismi 1944’de İkinci Dünya Savaşının sürdüğü yıllarda 44 ülkenin temsilcileriyle dolup taşmıs ve yeni küreselleşmenin adı olarak anımsanmaya başlamıştı. 

Birçok insana göre Bretton Woods İngiliz ve Amerikan işbirliğinin bir icadı idi. Fakat, bazı kişilere göre de Bretton Woods çok daha azimli Başkan Franklin Roosevelt’in Maliye Bakanlığında kurgulanmış bir jeopolitik hesaplaşma oyunuydu. Başlıca amacı İngilterenin ekonomik ve politik hegemonyasını bitirmek ve onun yerine geçmekti. Harry Dexter White ünlü İngiliz ekonomist John Maynard Keynes’i alt edip Amerikan Dolarının Bretton Woods’daki imtiyazlı yerinin mimarı olmuştu. Sterling tahttan indirilmis ve dünyaya yeni bir kralın geldiği ilan edilmişti… 

Bretton Woods’ da beyin babası İngiliz John Maynard Keynes’di. Fakat, para babası Amerikan Harry Dexter White idi ve onun sözü geçerli oldu. Global ticaret korumacılıktan çıkacak ve artık dolarla yapılacaktı. İki Dünya Savaşının ardından dünyada birçok ülke borçlu duruma düştükten sonra en güçlü ve alacaklı duruma gelen Amerika Birleşik Devletleri hem dünya pazarlarını ürettıği ürünlerle ele geçirmeye hem de kendi para birimiyle ve de uygulayacağı faiz oranlarıyla uluslararası finans sistemiyle hegemonyasını bütün dünyaya yaymak ve kontrolü elinde tutmak istiyordu. Bu politikalar neticesinde 1950’li yıllar Amerikan tarihinde altın yıllar diye anılır. 

Uluslararası para sistemi yeniden Gold Standard’a dönecek ve güven artırıcı olarak 35 doların karşılığında Amerikan Merkez Bankası, The Federal Reserve Bank (The Fed) bir ‘ounce’ (28.35 gram) altın verecekti. Üye ülkeler de kendi para birimlerini dolara endeksleyebilecek ve varılan konsensusla ‘fıxed-but-adjustable’, yani, ‘sabit-fakat-ayarlanabilir, kur rejimiyle sınırlı bir şekilde oynamalar veya dalgalanmalar olabilecekti. Ülkelerin cari açıklarında meydana gelecek ‘köklü dengesizlik’ sayesinde de ülkeler para birimlerini devalüasyon yapabilecekti. Bretton Woods’ta kurulan bu Yeni Dünya Düzenine ve uluslararası finans sistemine uyum sağlamak için de iki uluslararası kurum yaratılmıştı, the International Monetary Fund (IMF) ve International Bank for Reconstruction and Development (IBRD), sonradan, The World Bank, Dünya Bankası, diye bilinen banka.

İkinci Dünya Savaşından zaferle çıkan bir ülke de Rusya’nın ipini çektiği Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) idi. Kendi çıkarlarını korumak için SSCB de Yeni Dünya düzenini kurmak için Bretton Woods toplantılarına katılmıştı fakat SSCB, IMF ve IBRD kurumlarına üye olmayı reddetti ve kendi kabuğuna çekildi. SSCB ve Amerikan rejimlerinin iki zıt yönetim şekli olduğu ve çıkarların çatıştığı saklanamayacak kadar açıktı Bretton Woods sonrasında. 1947’ye gelindiğinde artık bu iki büyük ülke birbirlerine düşman gözüyle bakmaya başlamıştı. İlişkiler kısıtlanmış ve Soğuk Savaş başlamıştı.

İşte tam bu sırada Amerika’nın imdadına, George F Kennan diye Rusya’yı ve Rus kültürünü çok iyi bilen bir diplomat ve tarihçi, zeka kabiliyeti çok üstün birisi yetişti ve Soğuk Savaş sürecinde yarım asıra yakın bir zaman, Amerika onun tavsiyelerini ve politikalarını takip etti. George F Kennan’ı en ünlü yapan şeylerin en başında 1947 yılında Moskova’dan Washington’a çektiği gizli telgraf ve Amerika’nın hegemonyasını koruyabilmesi için izlemesi gereken politika idi. Rusya hakkında bildiklerinden ve gördüklerınden Amerika’ya tavsiyesi hiçbir zaman Rusya ile direk çatışmaya girmemesi fakat bir ‘containment’ (genişlemesini ve yayılımcılığını kontrol) politikası sürdürmesi idi çünkü şahsi öngörüsüne göre SSCB’nin iç dinamikleri birbiriyle çatışıyordu ve SSCB’nin dağılması sadece zamana bağlıydı. Diğer ünlü tavsiyelerinden bir tanesi de Amerika’nın nüfusunun dünya nüfusunun yüzde 6.3 olduğu fakat Amerika’nın elinde olan yüzde 50 dünya zenginliklerinin Asya ülkelerinden nasıl korunacağı idi. 

Marshall ‘yardımı’ ve ‘Washington Consensus’ diye adlandırılan IMF politikaları 1980 sonrası uygulanan neo-liberal politikaların öncüsü oldu. 1949’da NATO’nun kurulmasıyla ve Komunist SSCB ve Çin’e karşı 1950’de başlayan Kore ve 1955 de başlayan Vietnam savaşları da Amerika’nın Komunizme karşı başlattığı ‘containment’ savaşları diye tarihe geçti. Bütün bunlar Amerikan hegemonyasını sürdürebilmek için dış politikayı belirleyen unsurlar oldu

 
Etiketler: , , Yeni, Dünya, Düzeni, ve, Koronavirüs, (1),
Yorumlar
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı