KıbrısZehra ELİÇİN

Zehra ELİÇİN – Kurulan Düzenlerde İnsan Faktörü

15 Temmuz 00.50 THY  uçağıyla köpeğimle İstanbul’dan Ercan’a uçtum. Uçuş öncesi bazı kaygılarım vardı. Uçak dolu mu olurdu? Yanıma Covid’li biri düşer miydi? Ercan’a indiğimizde PCR testi nedeniyle bizi çok bekletirler ve köpeğim saatlerce kafesinde mahsur mu kalırdı? Ayrıca, İstanbul’da dört gün önce yaptırdığım PCR testi için sürüntü alma işlemi canımı yakmış, çok rahatsız etmişti ve bu yüzden Ercan’da bunun tekrarlayacağını bilmek beni huzursuz ediyordu. 

THY başarılı bir organizasyonla, İstanbul Havalimanında yolcuları belli bir sırayla, sosyal mesafeyi koruyacak şekilde uçağa yerleştirdi. Uçakta pek boş yer yoktu.  

Ercan’a indiğimizde saat 02.20 idi. Anons yapılarak inişlerin ön sıralardan arkaya doğru kontrollü bir şekilde gerçekleşeceğini, o yüzden uçak durduğunda kimsenin yerinden kalkmamasını, herkesin önündeki sıradakiler kalkıp yürüdükten sonra yerinden kalkmasını tembihlediler. Aaaa, o da ne? Uçak durur durmaz bütün yolcular ayakta, üst dolapları açmış, çantalarını almış koridorları tıklım tıklım dolduruvermişti. Hostesin anonsu tekrarlatması ise hiçbir etki yapmadı. Oysa hostes yüksek sesle “lütfen yerlerinize oturun” deseydi bence daha etkili olacaktı.

Neyse bir şekilde arkamdakileri kendimden biraz uzak tutarak uçaktan inmeyi başardım. Terminale girer girmez çok iyi bir düzen kurulduğunu gözlemledim. ABD ya da bir Avrupa ülkesine mi gelmiştim yoksa? Çünkü şeritlerle zigzag yürüyüş yolları oluşturmakla kalmamışlar, yolculara “biraz bekle, şimdi ilerle” şeklinde yönlendirme yapan ve bu sayede sosyal mesafeyi korumamız için bizleri yönlendiren görevliler yerleştirmişlerdi yol boyunca. 

Pasaport kontrol noktasına gelene kadar iki istasyon vardı. İlki, Türkiye’de yaptırdığımız PCR raporu ile uçakta bize doldurtulan Taahhüt Belgesi’nin kontrol noktasıydı.  İkinci istasyon PCR için sürüntü alma istasyonuydu. Her iki istasyona da yeterli personel yerleştirilmişti. Yine bu istasyonlar arasında sıranın ilerlemesini gözeten ve bizleri yönlendiren görevliler duruyordu. PCR testi sürüntüsünü de eli çok hafif biri yaptı; heyecanlanmamam için başta beni rahatlatmaya bile çalıştı. Korktuğum gibi olmadı yani. 

Süreç çok hızlı işledi. Pasaporttan geçip valizleri almaya geldiğimde bagaj boşaltmada da bir hoşluk farkettim. Genelde valiz boşaltmaya az eleman koyarlar diye şikayet ederim. Ama bu sefer, gecenin o geç saatine rağmen, yeterli personel vardı ve iki konveyör birden çalıştırılmıştı. Valiz almada bir yığılma olmaması için de önlem alınmıştı yani.

Veteriner Dairesinden beklenen nöbetçi veteriner de zamanında geldiğinden, köpeğimin  gümrük işlemlerini de hızla yapabildik. Sonuç olarak uçağın inişinden 40 dakika sonra terminalden çıkmıştım. Tabii dürüst olmak gerekir, belki de uçağın daha arka sıralarında oturanlar için bu süre daha uzun olabilir. Ama önemli olan, Ercan’da iyi bir düzen kurulmuş olmasıydı.

Toplumumuzda eleştiri çok yoğun bir şekilde yapılıyor. Sosyal medyada hep olumsuz eleştiriler görüyoruz. Ama olumlu şeylerin de paylaşılması gerekir. Toplum olarak “biz kötüyüz” hissiyatını körükleyen eleştiri mekanizmasına “ülkemizde güzel şeyler de oluyor” diyerek olumlu bir eleştiriyle katkı yapmak niyetiyle bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

Ancak, 16 Temmuz akşamı İstanbul’dan Pegasus’la gelen eşim, sosyal medyada eleştiri yapanları haklı çıkaracak türden bir deneyim yaşadığını anlatınca yazım farklı bir boyut kazandı. Eşim Ercan’da benim gördüğüm düzenin aynısını görmüş olmakla birlikte, polis memurlarının bu düzeni çalıştırma konusunda gayri ciddi davrandıklarını, hatta yolcuya muamelelerinde olumsuz tavırlar sergilediklerini, bu yüzden de yolcuları rahatsız edecek düzensizlikler yaşandığını anlattı. Terminalden gayet mutsuz bir şekilde çıktı. 

Oluşturduğunuz bir organizasyon, onu çalıştıracak insanlara bağlı olarak düzenli veya düzensizlik içinde çalışabilir. Nitekim, yaşamım boyunca yürüttüğüm yönetim danışmanlığı projelerinde, geliştirilen sistemleri hep eğitimlerle desteklemişimdir.

Ülkemize giren insanları ilk karşılayan personelin eğitimleri de, alınan kararlar ve yapılan düzenlemelerin başarısı ve dolayısıyla ülkemizin imajı açısından hayati önem taşıyor dersem abartmış olmam sanırım. 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu