Kıbrıs

Hasan HASTÜRER – Acı söyleyen, dosttur…

Arkın Group Yönetim Kurulu Başkanı Erbil Arkın’ı oldukça iyi tanıdığıma inanıyorum.

Kıbrıs sevdası, insana ayırımsız verdiği değer, nereden geldiğini hiç unutmaması, paranın kendisini idare etmesine izin vermemesi, sanat tutkusu, Erbil Arkın’ı tanırken öğrendiklerim ve arkadaşlığımızın dostluğa dönüşmesinin, kaynağı.

İş insanıdır, işletmelerinin sürekliliği için çıkarlarını korumak zorundadır. Ancak, elde etmek istediklerini, nasıl olursa olsun elde edeyim anlayışında değil.

Kurallara, büyük bir sabırla uymaya özen gösterir.

Uzun yıllar İngiltere’de yaşamanın etkisiyle İngilizcesi, Türkçesinden çok daha iyidir.

İngilizce düşünüp, Türkçe konuşuyor.

*** 

Çarşamba günü, Girne’nin değişmiş değil, otantik dokusunun yaşadığı ARUCAD Cafe’de çok keyifli bir sohbet yaptık.

Erbil Arkın’ın, her konuda olduğu gibi ekonomi ve siyasetle ilgili de görüşleri var. Demeç vererek konuşmayı, çok tercih etmez.

Neden?

Çünkü, oto sansürü yoktur. Ayağını, kaygılarla frene basmayı sevmez… Bunun risklerini de elbette bilir.

Kıbrıs, Erbil Arkın’ın kendi öz vatanı.

Şahsi ayrıcalık olmaksızın, kendi ülkesinde, pek çok ülkenin doğal olarak uyguladığı, pozitif ayırımcılığın yerli yatırımcıya gerçek anlamda olmasını ister.

Bunu futboldan bir benzetmeyle, “ Kendi sahamızda deplasmanda oynar gibi olmayalım” dedi.

“Haksız mıyım?” diye de sordu.

Ben de ikilemsiz, “ Yüzde yüz değil, yüzde bin haklısınız” dedim.

Geçtiğimiz günlerde Yenidüzen’de geniş açıklamaları yayımlanmıştı.

Gülerek, “ Biraz ağır mı konuştum?” sorusunu seslendirdi ve ekledi: “ Kimse bizim Kıbrıs sevdamızdan, Türkiye’ye yönelik güzel duygularımızdan kuşku duyamaz. Ancak, buraya yatırım yapacak Türkiyeli yatırımcıların, arazi temini dahil, pek çok konuda Kıbrıslı Türk yatırımcıdan daha önde avantajları olduğu ortada. Anavatan Türkiye’de teşvikler çok daha etkili, düşük maliyetli parasal kaynaklara ulaşmak da mümkün. Mevcut yerli olanaklar, yatırımcımızın üst sınırlarını aşağıya çekiyor. Ekonomik akılla buna çare bulunmalı. Çok iyi olmayan Türkçemle bunu anlatmaya çalıştım, bundan sonra da anlatmaya devam edeceğim.”

*** 

“ Ben insanlarla uğraşmayı hele kavga etmeyi hiç sevmem. Siyasetçilerimize, hükümet edenlerimizi de büyük saygım var… Ancak” deyip devam etti:

“ Seçimle göreve gelenlerin, seçimi düşünmesine hiçbir sözüm yok. Fakat, devamlı seçim düşünülürse, istikrarlı bir başarı olmaz.  Hükümetin her kararında, seçime dönük hesap var. Bu nedenle alınan kararlar çok kolay da değişiyor. Yatırımcı istikrar ve adalet ister. Adalet yoksa, hükümet kendi insanını kategorize ederse, böyle koşullarda hangi işi yapsanız, yolunuza kolay devam edemezsiniz. Seçimleri bir an önce olmasını iple çekiyorum. Seçimler olsun bitsin ki hesaplarımızın içinde, seçimlerle ilgili kaygı olmasın.”

*** 

Daha pek çok konu konuştuk…

En son kalkacağımızda Erbil Arkın, güzel bir final yaptı. “Dost acı söyler, diye bir söz var. Ben onun sırasını değiştirerek de söylerim. ACI SÖYLEYEN, DOSTTUR.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu