Hasan HasturerKıbrısManşet

Arodez’den başlayan gerçek bir başarı öyküsü…

 

Yıllar önce bir uçak yolculuğunda, tanışmıştık ilk kez..

Aradan yıllar geçtikten sonra bu kez Kıbrıs’ta karşılaşmıştık. Daha ilk karşılaşmamızda sıcak bir iletişimimiz olduğunu fark etmiştim.

Kimden mi bahsediyorum?

Prof. Dr. Ferhat Erişir.

***

Kıbrıs sevdalısı olduğumu, medyadaki konumum nedeniyle herkes bilir. Sevdam taşla, toprakla sınırlı değil. İnsanımızı de çok seviyorum. Dünden bugüne insan zenginlimizde, dünya ölçeklerinde, başarılı olup, kendi alanlarında büyük başarılara imza atan ve atacak değerlerimiz olduğundan hiç kuşkum olmadı.

Spordan bir benzetmeyle deplasmanda elde edilen başarıyı çok yönlü olarak değerli bulan bir anlayışa sahibi.

***

Prof. Dr. Ferhat Erişir’le geçtiğimiz günlerde harika bir sohbet yaptık. Sohbette dinleyici konumum ağır bastı.

Dinlerken, anlatılanları, ekrandan izler gibiydim.

1953’te Baf’ın Arodez köyünde, şimdi 93 yaşında olan Gülsen Erişir, üçüncü çocuğunu dünyaya getirirken Yukarı Arodez Muhtarı olan rahmetli eşi Orhan ( Mehmet Emin) Erişir erkek çocuk babası olduğu için gizli bir gurur duyuyordu. Ancak o doğan çocuğun tıp dünyasında başarılarıyla, hakkıyla ün sahibi olacak bir evlat olacağını elbette bilmiyorlar, hatta hayal bile etmiyorlardı.

Çiftçi bir aileydiler. Ferhat Erişir, demetlerin arasında uyurken, anne orak biçiyordu.

***

Ferhat Erişir, ilk okulu köyde tamamladı.

Ardın Ortaokul için Baf’a gitti. Önce damı lamarina, kerpiçten bir yurtta kaldı. Sonrasında küçük kardeşiyle bir ailenin yanında ayda toplam 5 Kıbrıs Lirası ödeyerek kaldılar. Harçlıkları ise ayda 5 şilin.

Ferhat Erişir, yabancı dile, meraklı olduğu için İngilizlerle muhatap olmak istiyordu. Kral Mezarlarına gidip bildiği kadarıyla İngilizlerle konuşurken kendini rehber konumunda buldu. Kral mezarlarını anlatarak o günün şartlarında güzel para kazandı.

***

Orta okul sonra lise için Lefkoşa.

Lefkoşa’da hem mücahit hem öğrenci. Başarılı bir lise dönemi… Mezun olurken,i kabul etmediği burslu olarak ABD’de mühendislik şansı…

Neden kabul etmediğini ve devamını  anlatıyor. “ Kendimi bildim  bileli tıp doktoru olmak istiyordum. Bu nedenle üniversite sınavlarına girerken hedefim tıptı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesine girme hakkı elde ettim ve 1972’de İstanbul serüvenim başladı.”

***

“Aileden maddi destek imkanı sınırlı” dedikten sonra devamını getirdi: “ O zaman Türkiye’deki ticaret politikası nedeniyle pek çok ürün yoktu. Kıbrıslı öğrenciler ortalama iki ayda bir Kıbrıs yolculuğu yapıp, valizler dolusu İstanbul piyasası için baddaniye dahil pek çok çeşitle, İstanbul’a dönerdik. Gümrükten geçmemiz her zaman ayrı bir maceraydı. Ancak sonuçta ailemize yük olmadan okuduk.”

***

O yıllara ihtisas yaparken Kıbrıslı öğrencilere maaş verilmiyordu. Bu durum Ferhat Erişir’i ihtisas öncesi pratisyen hekim olarak yurt dışına gidip çalışmaya zorladı. İran, Suudi Arabsistan ve ABD’ye yaptığı başvurulara ilk olumlu yanıt alamadı.

Yine Erişir’den dinleyelim devamını: “ İletişimin önemini ta o zamandan anladım. Aynı yerlere onların duygularına da dokunacak içerikte mektuplar yazdım. Olumlu yanıt almadığım üç ülkeden de “Tamam” yanıtı aldım. Tercihimi ABD’den yana kullandım. Oldukça iyi maaşla ABD’de askeri hastanede çalışmaya başladım. Performansım çok iyi bulundu. Bir süre de Almaya’daki ABD birliklerinde doktor olarak hizmet verdim. Hedeflediğim parayı biriktirince de ihtisas için İstanbul’a döndüm. Cerrahpaşa’da Kulak, Burun, Boğaz uzmanlık sürecim başladı.”

Erişir’in ABD’de de çalıştığı dönemde mesleki anlamda yaşadıkları, başarıları makale değil kitap konusudur…

***

Ferhat Erişir, KBB uzmanı olduktan sonra tercihini akademi dünyası yönünde yaptı ve profesörlüğe kadar yükseldi.

Mesleğinde, çok başarılı operasyonlarla dikkat çekti, takdir topladı.

***

Kırk küsur yıl İstanbul’da yaşadı.

“İstanbul bana hayatı, her şeyi öğretti. İstanbul’da yaşamak birden fazla hayat üniversitesi daha bitirmektir” derken çok şeyi özetliyordu Ferhat Erişir.

Neden Kıbrıs’a dönüş kararı?

Bu soruyu sorduğumda yüzündeki ifade çok şey anlatıyordu.

Derin bir soluk aldı ve, “ Vatan hasretinin ne olduğunu yurt dışında Kıbrıs özlemiyle yaşayanlar bilir. İstanbul’da her bakımdan çok iyi bir hayatım vardı. Ancak bir an bile Kıbrıs aklımdan, gönlümden çıkmadı. Sonunda kararımı verdim, gerçek cennet adamıza döndüm. Üç yıl var kesin dönüş yapalı. Kararımdan en küçük pişmanlığım yok” dedi.

Prof. Dr. Ferhat Erişir, YDÜ çatısı altında mesleki birikimini, hastalara, genç hekimlere ve hekim adaylarına sunuyor…

Konuşurken mutluluğu sözlerden çok gözlerinden okunuyor. Bu da çok hoşuma gitti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu