Hasan HasturerKıbrısManşet

Yüz fırın ekmek, yetmez…

Dünkü erken seçim tartışmalarına bakıyorum. Özellikle koalisyon hükümetinin büyük kanadı UBP, oynamak istemeyen gelin gibi. Oynamak istediğini söylüyor. Hade oyna denildiği zaman. Oyun için ayrılan boşluğu beğenmeyi, “Yerim dar” diyor. İnsanları geri çekip alanı büyütmüşler. Bu defa “Yenim dar” demiş. Yen, giysinin kol kısmı… Bu anlayışla yol almak için YÜZ FIRIN EKMEK, YETMEZ.

Eskiden oldukça sık kullanırdı.

YÜZ FIRIN EKMEK, YETMEZ.

Bu sözle, birilerinin bazı işleri kavrayıp yapmasının neredeyse imkansızlığı anlatılmak istenirdi.

Tüm siyasi partilerde, demokrasi sorunu vardır.

Kimisinde az, kimisinde çok.

Dünkü erken seçim tartışmalarına bakıyorum.

Özellikle koalisyon hükümetinin büyük kanadı UBP, oynamak istemeyen gelin gibi.

Oynamak istediğini söylüyor.

Hade oyna denildiği zaman.

Oyun için ayrılan boşluğu beğenmeyi, “Yerim dar” diyor.

İnsanları geri çekip alanı büyütmüşler.

Bu defa “Yenim dar” demiş.

Yen, giysinin kol kısmı…

Bu anlayışla yol almak için YÜZ FIRIN EKMEK, YETMEZ.

***

Siyasi yapı bir bütün olarak hiçbir zaman bu denli itibar erozyonu yaşamadı.

Demokrasi, bizzat siyasiler tarafından hançerleniyor.

Dün KIBRIS TV’deki programımda “Politikanın fahişeleri” yazımı bir kez daha mı yayımlayım dedim.

O yazım 21 Haziran 2006 tarihli.

Çok olumlu tepkiler almıştım o yazıma.

İşte o yazımdan özünü yansıtan bir kesit:

“Mevcut seçim sistemi ortada.

Kimsenin tek başına bağımsız aday olarak seçilme şansı fiilen yok.

Sisteme göre bütün oylar partinin havuzunda birikir. Önce partinin kaç milletvekili çıkardığı belli olur. Sonra parti içinde seçilmeyi iyi bilenler seçilenler arasında yerini alır.

Yani her vekilin oturduğu koltuk kendinden önce sistem gereği partisinindir.

Bir milletvekilinin partisine egemen olan siyasi anlayışla farklı düşmesi olasıdır.

Siyasi parti spor kulübü değil.

Farklı düşülür ve birlikte yürüyüş azap halini alırsa o zaman yapılacak bir tek şey var. Milletvekilliğinden istifa edip partiye “sandalyesini” geri vermek.

Bunu yapanı ayakta alkışlar, alnından öperim.

Bunun yerine milletvekilliğini hassas denge de şahsı ve yedi sülalesi için kullanmaya kalkanları ise, “Politikanın fahişesi” ilan edip rezil etmek için peşine düşerim.”

***

KKTC hukuk devletidir.

Öyle deniyor.

Peki gerçekten hukuk devleti mi?

KKTC’nin hukuk devleti olduğunu anlatamaya, savunmaya hep gayret ettim bugüne kadar.

Bundan sonra aynı gayreti sürdürür müyüm?

Niye yalan söyleyeyim, çok zor.

Yasada düzenleme yaptılar, partisinden istifa eden bir milletvekili, başka partiye giremez.

Uyuluyor mu?

Uyulmadığını herkes görüyor.

Madem ki uymayacaktınız, neden yasada değişiklik yaptınız?

***

Siyasi erki elinde tutanların, yasalara uyumunu vatandaş örnek alsa, kimse yasalara uymaz.

Cemaat, imama bakarak hareket tarzını belirler.

Bizim imamların ne yaptığı, anayasaya, yasalara, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ne kadar saygılı ve uyumlu olduğu ortada.

***

Kritik davalarda, polisten başlayarak yaşananlar ise üstüne üstlük…

Sanki de birileri topluma, her şeyiniz “sözde”  mesajını veriyor.

Çok ilginç bir dönemden geçiyoruz.

Bekleyip, görelim…

 

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu