Hasan HasturerKıbrısManşet

Zor günlerde, hukuku savunmak…

Bu satırların yazarı olarak, özenim yukarıda yazdığım, suçun uyduruk olmaması, gerçek suçla ceza verilmesidir. Çakurmas benzeri bir süreç çalıştırılırsa, Halil Falyalı, mahkum edilemeyecek, serbest kalacak. Böyle bir durumda da, devletin bazı kurumları yıpranacak. Bir daha yazayım. Halil Falyalı, çok hızla büyük paralar kazandı. O kazancın kaynağında suç içeriği varsa, o ortaya çıkarılmalı, yargılanmalı ve en ağır cezayı almalı. Eğer başlatılan operasyon, talimatla başlatılan bir operasyonsa, çok ilginç bir yargı sürecini izlemeye hazır olalım.

Adalet, herkes için gereklidir.

Kimse, benim adaletle, mahkemeyle işim olmaz demesin.

Bir söz var, “Düşmez kalkmaz bir Allah.”

Dahası, iftirayla da insanın yargı huzuruna çıkması, hatta “mahkum” olması bile olasıdır.

Faruk Erem,” Bir ceza avukatının anıları” kitabında, ağırlıkla yargının hatalı kararlarını ele alır. Yıllar evvel Ankara Dostlar Tiyatrosu’nda tiyatro oyunu olarak izlemiştim.

Hiç aklımdan çıkmadı.

***

Hiçbir suç, cezasız kalmamalı.

Ancak çok önemli olan nedir bilir misiniz?

Her suç, kendi cezasıyla eşleşmelidir. Her ceza, suçunun karşılığı olmalıdır.

Ortada bir suç olduğu kanaati var ama kanıtlanamıyor. Neredeyse suç uydurularak, ya da suçun kapsama alanı, insan bağlamında, çeşitli biçimlerde genişletilerek kişi ya da kişiler mahkum edilemez, edilememelidir.

***

Meşhur Çakurmas davasını unutmadık.

Pile’de Rum polisi tarafından uyuşturucudan yakalanarak, Larnaka’da mahkemede mahkum olan Kıbrıslı Türk’ü takas etmek için, masum Çakurmas isimli Rum,  Beyarmudu yakınlarında tutuklayıp, aracında uyuşturucu bulundu diye bizim mahkemeye çıkarılmıştı. Bazılar, Recep Gürler, Önder Gazi ve İlker Sertbay’dan oluşan mahkeme heyetine, Kıbrıslı Türk’e verilen ceza kadar cezanın Çakurmas’a da verilmesi için baskı yapmıştı. Bir yargıç baskıyı kabul ederken, iki yargıç kabul etmedi. Yanlış da olsa tutukluluğu kadar süre mahkumiyet verilip serbest bırakılmıştı.

***

Bu ülkede kayıt dışı ekonomide pay sahibi olanların, varlığını sokaktaki insanlar bilir de başımızdakiler bilmez mi?

Lafı dolandırmaya hiç gerek yok.

Halil Falyalı’nın suçu var ve bugüne kadar devlet o suçları tespit edip, gerekeni yapmadıysa, yazıklar olsun devletin ilgili kurumlarına.

Uzun zamandır, Halil Falyalı’ya dönük operasyon yapılacağı konuşuluyordu. Anlaşılan o operasyon için düğmeye basıldı.,

Üç gün tutukluluk verildi.

Bu satırların yazarı olarak, özenim yukarıda yazdığım, suçun uyduruk olmaması, gerçek suçla ceza verilmesidir.

Çakurmas benzeri bir süreç çalıştırılırsa, Halil Falyalı, mahkum edilemeyecek, serbest kalacak.

Böyle bir durumda da, devletin bazı kurumları yıpranacak.

Bir daha yazayım. Halil Falyalı, çok hızla büyük paralar kazandı. O kazancın kaynağında suç içeriği varsa, o ortaya çıkarılmalı, yargılanmalı ve en ağır cezayı almalı.

Eğer başlatılan operasyon, talimatla başlatılan bir operasyonsa, çok ilginç bir yargı sürecini izlemeye hazır olalım.

***

Bir iddiaya göre, liste uzun.

Daha başka, çok kazananları da, farklı gerekçelerle operasyonlar, davalar beklediği konuşuluyor.

Sosyal Medya dikkatli izlendiği zaman ipuçları kolayca fark ediliyor.

***

Bu satırlar, hukuku savunma satırlarıdır.

Başka hiçbir gayesi de yoktur.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu