Alper ElicinKıbrısManşet

İki Manipulasyon, Bir Spekülasyon Yazısı

Yazarı Cook, Türkiye’de uzun yıllar AKP’nin politikalarına destek vermiş bir kişi. Son makalesinde Erdoğan’ın artık Türkiye’yi yönetemeyecek kadar hasta olabileceğini iddia ediyor. Böyle bir durumun Türkiye için kötü olacağını vurguladıktan sonra, Erdoğan sonrasında yapılacak demokratik bir seçimde İmamoğlu, Yavaş veya Akşener’in cumhurbaşkanı seçilebileceğini, ancak Erdoğan’ın Türkiye’nin hukuki ve idari altyapısını yok etmesi nedeniyle bunun mümkün olamayacağını belirtiyor.

Bugünkü yazımın konusu son bir ay içerisinde biri yurtdışında, diğeri yurtiçinde yayınlanan iki yazıyla ilgili. Bunlardan ilki 1 Ekim 2021’de ABD’de Foreign Policy Dergisi’nde yayınlanan ‘Erdoğan Türkiye’yi Yönetmeye Devam Etmek İçin Çok Hasta Olabilir’1  Makalenin yazarı Steven A. Cook. Kendisi Mısır ve Türkiye konusunda uzman. Bir süre Ankara’da da ikamet etmiş. Türkçe’ye hakim birisi.

Yazının yayınlandığı Foreign Policy ise 1970’de Medeniyetler Çatışması kitabıyla meşhur olan Samuel Huntington tarafından kurulmuş. Şu anda bu derginin sahibi Graham Holdings isimli bir kuruluş. Yayın organı sağ eğilimli olarak biliniyor, ancak 2016’da da Demokrat aday Hillary Clinton’u desteklemiş. 2008’de ise Fethullah Gülen’i dünyanın en entellektüel kişisi olarak seçmiş.

Makalenin yazarı Cook, Türkiye’de uzun yıllar AKP’nin politikalarına destek vermiş bir kişi. Son makalesinde Erdoğan’ın artık Türkiye’yi yönetemeyecek kadar hasta olabileceğini iddia ediyor. Böyle bir durumun Türkiye için kötü olacağını vurguladıktan sonra, Erdoğan sonrasında yapılacak demokratik bir seçimde İmamoğlu, Yavaş veya Akşener’in cumhurbaşkanı seçilebileceğini, ancak Erdoğan’ın Türkiye’nin hukuki ve idari altyapısını yok etmesi nedeniyle bunun mümkün olamayacağını belirtiyor. Gerekçe olarak da, iktidardan yirmi yılı aşkın bir süredir yarar sağlayan bürokrasinin, iş insanlarının, medya çalışanlarının ve diğer çıkar çevrelerinin buna izin vermeyeceğini öne sürüyor. (Burada medya çalışanlarını özellikle koyu renk yazdım. )

Yazısında ilginç olan bir nokta, Erdoğan’ın tekrar adaylığını koyması halinde, İmamoğlu, Mansur ve Akşener karşısında ne yapabileceğine hiç değinmemesi. Yazı sanki o durumda kesinlikle Erdoğan’ın kazanacağını varsayıyor.

Erdoğan’ın aday olmaması halinde, bir ihtimal olağanüstü hal ortamında yapılacak seçimde, Süleyman Soylu, Hakan Fidan ve Hulusi Akar’ın gündeme geleceğini iddia eden yazar, Fidan’ın toplumda fazla tanınmadığını, Soylu’nun imajının ise son aylarda yolsuzluk ve organize suç örgütleriyle anılması nedeniyle yıprandığı iddia edip, milliyetçi olması nedeniyle ABD için yine de sorun olacağını vurgulamakla birlikte, Hulusi Akar’ı ön plana çıkarıyor. (Bu yazı hazırlanırken Foreign Policy’de Jack Detsch imzalı bir yazı daha yayınlandı ve Hulusi Akar yeniden işaret edildi)2

Gelelim benim ilk yazıyla ilgili spekülasyonuma… Bence bu makale bir manipülasyon yazısı. ABD’nin artık çalışmak istemediği son derece açık olan Cumhurbaşkanı Erdoğan yerine, ABD derin devletine yakın bir yazar aracılığıyla Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı işaret etmesi. Hulusi Akar’ı NATO ve ABD ile yakınlığı nedeniyle AKP adayı olarak tercih ediyor. İmamoğlu, Yavaş ve Akşener’den çok daha kolay etkileyebileceğini ve ABD’nin çıkarlarını koruyabileceğini düşünüyor. ABD, muhalefet iktidara gelirse tabii ki onlarla da çalışacak ama AKP’nin iktidarının devam etmesi halinde kendine nispeten yakın olduğunu düşündüğü birinin cumhurbaşkanı olmasını doğal olarak tercih ediyor. Zaten ikinci yazıda bu daha açık bir şekilde belirtilmiş.

Değinmek istediğim ikinci yazı ise 29 Eylül 2021’de Habertürk’te yayınlandı. ‘Millet ittifakı köprüden önceki son çıkışa dikkat etmeli’2 isimli yazı Nagehan Alçı’ya ait. Sn. Alçı İstanbul Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi mezunu. Almanca, İngilizce ve İspanyolca biliyor. Eğitimi ve yabancı dil bilgisi nedeniyle dış basını yakinen izleme ve yabancılarla aracısız konuşabilme yetkinliğine sahip. Ayrıca zekası nedeniyle olayları analiz etme yeteneğine de haiz olduğunu düşünüyorum.

Eskilerin deyimiyle, ‘nev-i şahsına münhasır’ bir gazetecilik stili olan Alçı, AKP’ye yakınlığı ile biliniyor. Hatta geçmişte AKP’nin işbirliği yaptığı bazı yapılanmalara da oldukça yakın olduğu iddia ediliyor. Muhalefet liderleriyle yaptığı mülakatlarda ve yazılarında son derece kutuplaştırıcı/agresif bir dil kullanmayı tercih ediyor.

Nagehan Hanım bundan bir ay kadar önce Afganistan’a giderek, gerçek bir gazetecilik başarısına imza attı. Yazıları geniş bir kitle tarafından ilgiyle okundu.  Türkiye’ye geri döndüğünde yazdığı yukarıda değindiğim makalesi bir anda gündeme oturdu. Yazısında Afganistan’da birden laikliğin önemini kavradığını vurguladıktan sonra, ülkemizin ciddi şekilde kutuplaştığını, bu durumun 2023 seçimlerine kadar sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Seçimlere kadar ortamın çok sertleşeceğinden de endişeli.

İktidar tarafının da parlamenter rejim konusunda nabız yokladığını vurgulayan Alçı, hızla iktidar ve muhalefetin bir araya gelmesini, güçlü başbakan, sembolik cumhurbaşkanı olan bir sistem için gerekli anayasa değişikliklerini yapmasını ve 2023 seçimlerine bu şekilde girilmesini öneriyor. Hatta sembolik cumhurbaşkanının yeniden Çankaya’ya taşınmasını, Şimdiki cumhurbaşkanlığının da başbakanlık olması detayına kadar önerileri var. Bu kadar iyi eğitimli, dil donanımı ve zeki birinin, laikliğin önemini, kutuplaşmanın zararlarını ve parlamenter rejimin nimetlerini, Afganistan’a gitmeden farkedememesi çok ilginç. Yazının iktidara yönelik değil de muhalefete yönelik yazılmış olması da dikkat çekici.

Gelelim benim bu yazı konusundaki spekülasyonuma… Bence bu yazı da manipülatif bir yazı. Nagehan Hanım’ın değiştiği filan yok. Nagehan Hanım normal şartlarda %50+1 oy alarak cumhurbaşkanı seçtirme şansı kalmayan AKP iktidarından yirmi yılı aşkın bir süredir yarar sağlayan bürokrat, iş insanları, medya çalışanlarını ve diğer çıkar çevrelerini korumaya çalışıyor.

Muhalefetin gaflete düşüp, bu öneriyi değerlendirmesini ümit ediyor. Bu sayede artık toplum nezdinde tamamen üstü çizilmiş olan iktidardaki koalisyonun yeniden muhatap kabul edilmesini, iktidarın kaybedeceği kesin olan ve %50+1 oy gerektiren cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılmamasını öneriyor. Sembolik bir yeni cumhurbaşkanlığı pozisyonu için seçimin mecliste yapılmasını, güçlü başbakanın, halen en fazla oy alacağı düşünülen AKP liderliğinde kalmasını arzuluyor. Detaya inip, şimdiki cumhurbaşkanlığı binası başbakanlık olsun diyerek de, bugünün cumhurbaşkanının, başbakan olarak aynı mekanda kalmasını, taşınma külfetine katlanmamasını, yaşadığı mekanın halk tarafından bir süre daha görülmemesini arzu ediyor.

Ancak, zannımca iyi hesaplayamadığı iki nokta var. Birincisi muhalefet bu fikri benimsemez. Önce iktidarı değiştirmek, sonra anayasayı kendi talepleri doğrultusunda değiştirmeye çalışacaktır. Yani seçimlerden önce iktidar koalisyonunu bu konuda muhatap almayacaktır.

Ayrıca, Nagehan Hanım’ın dediği gibi mecliste anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde edememesi durumunda, muhalefet bugün cumhurbaşkanına verilen sınırsız yetkilerle ülkeyi yönetecektir. Bu da AKP’nin işine gelmeyeceğinden yeni anayasaya onlar da mecburen evet oyu verecektir. Akıl Oyunları filminde anlatılan oyun teorisine göre de bu durum bilimsel olarak açıklanabilir.

İkinci nokta ise, seçimler geciktikçe, ekonomik yıkım nedeniyle, CHP’nin veya İyi Parti’nin birinci parti olarak çıkma ihtimali yükselecektir. Yani öneri uygulansa bile sonuç sürprizli çıkabilir.

Foreign Policy yazarı Cook’un anlatımıyla, AKP iktidarından yirmi yılı aşkın bir süredir yarar sağlayan bürokrat, iş insanları, medya çalışanları ve diğer çıkar çevrelerinin seçim öncesinde daha çok çalışmaları, daha yaratıcı olmaları gerekmektedir. (Medya çalışanlarını yine özellikle koyu yazdım)

 

 

https://foreignpolicy.com/2021/10/01/erdogan-sick-lead-turkey/

2. https://foreignpolicy.com/2021/10/21/turkey-russia-fighter-jets-purchase-nato/?tpcc=recirc_latest062921

3. https://www.haberturk.com/yazarlar/nagehan-alci/3205516-millet-ittifaki-kopruden-onceki-son-cikisa-dikkat-etmeli

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu