Hasan HasturerKıbrısManşet

O fotoğraf karesinde Tatar da olmalıydı…

Liderlerin onayladığı bildiride KKTC’nin adı bile geçmiyor. Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs sorunundaki talepleri de, temel ve eşit hakları alma arzusu olarak tanımlandı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmalarına da KKTC’nin değil Kıbrıs Türk Halkı’nın davet edilmesine yönelik Türkiye’nin talebini tanımışlar…

Yeni adı Türk Devletler Teşkilatı olan Türk Konseyi’nin Cuma günü İstanbul’da zirvesi vardı.

Toplantıya Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı  Şevket Mirziyoyev, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhamedov, Macaristan Başbakanı  Viktor Orban ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Bağdat Amreyev katıldı..

Rum- Yunan Lobisinin etkili olamadığımız bir zirveydi.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın o zirvede olması gerekirdi.

22-23-24 Ekim’de İstanbul’da Türk Konseyi Medya Formu, gerçekleşmişti. Oradaydım.

Ersin Tatar da davetliydi.

Konuşma da yapmıştı.

Ancak platform liderler buluşması değildi.

O forum sırasında Azeri bir gazeteci, Ersin Tatar’ı Azerbaycan medyasında KKTC Cumhurbaşkanı, dediklerini söyleyince, ‘ O zaman Ersin Tatar’ın Azerbaycan’a KKTC Cumhurbaşkanı olarak davetine kamu oyu desteği sağlayın’ demiştim.

Susmuştu.

***

Tatar’ın Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı zirveye Ersin Tatar’ın da davet edilmesi için Türkiye çaba harcadı mı?

Bence harcadı, ya da harcamayı denedi.

Rusya ile bağı güçlü olan en başka Kazakistan’ın olumsuz tavrını aşamadı büyük olasılıkla.

***

10 Kasım günü başyazımız bu konuyla ilgiydi.

O yazıyı okuma fırsatı olmayanlar için özü yansıtan bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum:

“ Rum – Yunan ikilisinin etkili olamayacağı platformları çok iyi değerlendirerek, adım, hatta adımlar atabiliriz.

Cuma günü İstanbul’da gerçekleşecek 8. Türk Konseyi Zirvesi, düzeyi yüksek bir zirvedir.

Orada bulunacak ülkelerle, köken ve dil buluşmamız var.

Türk Konseyi’nin üyesi değiliz.

Gözlemci ülke de değiliz.

Şu an için üye olmamız hemen mümkün değil.

Gözlemci olabiliriz. Ya da olabilmeliyiz.

Hiç biri olmasa da Ersin Tatar, mutlaka Türk Konseyi zirvesine katılacak liderlerle aynı çatı altında, aynı masa etrafında bulunması sağlanmalıdır.

Elbette bu işler, uzun zaman önceden başlayan çalışmalarla gerçekleşebilir. Ancak bizim etkin, önde giden bir dış politika çalışmamız yok.

Uluslararası tanınmamışlık nedeniyle, Ankara’nın bize yardımcı olması gerekiyor.

Eğer, Türkiye’nin ev sahipliğinde ve de Türk Devletlerinin katılacağı bir zirvede, statüyü boş verin, masanın etrafından oturamazsak, atılan tüm nutuklar, verilen tüm demeçler, uçup kaybolacak kadar değerli ve anlamlıdır.”

***

Türk Devletleri Teşkilatı’nın sekizinci zirvesi, KKTC açısından tatminkar bir içerikle mi sonuçlandı?

Bence değil.

Tatar orada olup, liderler fotoğrafında yer almalıydı.

O, olmadı.

Zirve Bildirisinde Kıbrıs’la ilgili bölüm de son zamanlarda bizim tarafta seslendirilen politikalarla örtüşmüyor.

İşte Kıbrısla ilgili bölüm:

“ Kıbrıs sorununda Ada’daki gerçekler temelinde adil, kalıcı, sürdürülebilir ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüme varılması gerektiğini vurguladıklarını; temel  ve eşit haklarını güvence altına alma arzusunu taşıyan Kıbrıs Türk halkıyla olan dayanışmalarını ifade ettiklerini ve Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının Türk Devletleri Teşkilatı’nın ilgili faaliyetlerine katılmaya davet edilmeleri talebini tanıdıklarını…”

Liderlerin onayladığı bildiride KKTC’nin adı bile geçmiyor.

Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs sorunundaki talepleri de, temel ve eşit hakları alma arzusu olarak tanımlandı.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmalarına da KKTC’nin değil Kıbrıs Türk Halkı’nın davet edilmesine yönelik Türkiye’nin talebini tanımışlar…

***

Dört gün önce, “ Eğer, Türkiye’nin ev sahipliğinde ve de Türk Devletlerinin katılacağı bir zirvede, statüyü boş verin, masanın etrafından oturamazsak, atılan tüm nutuklar, verilen tüm demeçler, uçup kaybolacak kadar değerli ve anlamlıdır”, dedik. Bugün görüşüm dört gün önce yazdığımızdır.

***

Tatar’ın orada bulunamaması bir yana, liderlerin bildirisinde KKTC’nin adı bile geçmedi. KKTC yerine Kıbrıs Türk Halkı ifadesinin diplomatik bir tercihle yazıldığına da adım gibi eminim.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu