Hasan HasturerKıbrısManşet

İsmail Bozkurt’un, tarihe ışık tutan mektubu…

İsmail Bozkurt: " Şunu çok açık biçimde ifade etmek istiyorum ki KKTC’nin ilan edilmesi ile sonrasında yaşanan anayasa krizi farklı olaylardır. KKTC’nin ilan edilmesi için oy verdiğim için asla pişman değilim. Hata yaptığıma da inanmıyorum. Tam tersi yapılması gereken oydu. Buna karşı sonrasındaki gelişmeleri benimsemedim ve o gelişmelerin olmaması için çok çaba harcadım. Bu da uzun bir süreç olup anılarımda geniş biçimde yer alacaktır."

Dünkü yazımdan sonra gün boyu çok sayıda telefon aldım. Çok net anladım ki, tarihimizin en çok konuşulan konularıyla ilgili doğru bilgiye ciddi gereksinimimiz var.

İsmail Bozkurt’un demokrat ve yurtsever bir kimliğe sahip olduğuna yürekten inanıyorum.

Yaşadıklarını, tanık olduklarını, bugünkü statü ve anlayışlar aktarmıyor. Bu yanını çok takdir ediyorum.

Dünkü yazımdan esinlenerek akşam saatlerinde ilettiği mektubunu, yakın tarihimize ışık tutan bir mektup olarak sizlerle paylaşıyorum:

“ Sayın Hasan Hastürer,

16 Kasım 2021 tarihinde Nokta Kıbrıs’ta yayımlanan “Rauf Denktaş’ın son dakika golü…” başlıklı yazınızda, bir gün önce (15 Kasım 2021 günü) telefonla katıldığım Kıbrıs Tv.’deki programınızı konu ediyorsunuz.

Ben sizin de belirttiğiniz gibi 6 Kasım 1983’te yapılan kurultayda parti Genel Başkanlığı’na seçilmemden bir hafta sonra 13 Kasım 1983’te  İsmet Kotak ve Ahmet Yusuf Atamsoy, Rauf Denktaş’ın adına Yeniboğaziçi’ndeki evime gelip, KKTC’nin ilanı için destek istedikleri; benim parti yetkili organlarıyla konuşmadan yanıt veremeyeceğini söylediğim doğrudur.

14 Kasım 1983 günü sabahı Lefkoşa’ya gittikten hemen sonra Denktaş’ın yemek daveti geldi. Yemekte yaşananlar çokça konuşulup yazılıyor. Kripto konusunu ben duymadım. Denktaş’ın söylediği, bir gün sonra “bağımsızlık ilan edileceği ve buna katılmayanların kurulacak devlette yeri olmayacağı” anlamındaki sözleri daha çok manevi bir baskı idi.

O gün (14 Kasım) ö. s. Kotak’ın önerisiyle TC Büyükelçisi İnal ile görüşmüş ancak kesin bir şey açıklamadan gecenin herhangi bir saatinde kendisi ile görüşebileceğimizi söylemişti. Denktaş’tan ayrılınca yanıma Ali Volkanı da alarak yeniden ona gittim. Bağımsızlığı ilk ve derhal tanıyacaklarını söyledi.

Bu konunun uzun geçmişi vardır. Burada anlatmam olanaksız ancak Kotak’tan haberi aldıktan sonra kişisel olarak benim ve partinin tutumu, anayasanın bundan zarar görmemesi yönünde oldu. Elbette anayasada bazı değişiklikler yapılacaktı ama gereği kadar olmalıydı. Bunu Büyükelçiye de anlattım. Bana çok açıkça anayasamızın garantörü olduğunu söyledi.

13 Kasım 1983 günü Kotak’la konuştuklarımı  aynı gün Gazimağusa milletvekili arkadaşlarım Mehmet Altınay ve Çetin Veziroğlu ile de paylaştığım gibi, 14 Kasım 1983 günü yapılacak olan bir yürüyüş için toplanan tüm milletvekilleri arkadaşlarla da paylaşmıştım.

14 Kasım’ı 15 Kasım’a bağlayan gece, Büyükelçi ile görüşmemden sonra Partide yapılan toplantıda konuyu geniş biçimde tartıştık ama bir karar almadık. Denktaş’ın sabah hazır olacak dediği Bağımsızlık Bildirisi’ni gördükten ve endişe ettiğimiz anayasa konusunda sıkıntı olup olmayacağına bakacaktık.

15 Kasım 1983 sabahı bildiriyi ilk görenlerden biri idim. Bildiride endişe edecek hiçbir şey yoktu. Arkadaşlar da benim gibi değerlendirdi ve imzalamaya, onay vermeye karar verdik.

Oybirliği ile ve ayakta onay verdikten sonra rahmetli Rauf Denktaş’ın teşekkür konuşmasının sonunda, “ Sizleri yeni kurucu meclisin üyeleri olarak selamlıyorum” sözleri beni şoke etti. Burada anlatabilmem olanaksız ama bunu engellemek için izleyen günlerde yoğun çaba harcadım ama maalesef başaramadım.

Şunu çok açık biçimde ifade etmek istiyorum ki KKTC’nin ilan edilmesi ile sonrasında yaşanan anayasa krizi farklı olaylardır. KKTC’nin ilan edilmesi için oy verdiğim için asla pişman değilim. Hata yaptığıma da inanmıyorum. Tam tersi yapılması gereken oydu.

Buna karşı sonrasındaki gelişmeleri benimsemedim ve o gelişmelerin olmaması için çok çaba harcadım. Bu da uzun bir süreç olup anılarımda geniş biçimde yer alacaktır.

Sayın Hastürer,

Bana konuyu yeniden açıklamam için olanak verdiğiniz için teşekkür ederim. Programınızda ve burada anlattıklarımı, yakın bir zamanda iki kalın cilt yayımlamayı umut ettiğim siyasal anılarımda ayrıntılı biçimde ve belgeleriyle birlikte halkımızla paylaşacağım. Bazı konular o zaman daha belirgin olarak ortaya çıkacaktır.

İyi çalışmalar dilerim.

İsmail BOZKURT”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu