Erçin SahmaranManşet

KKTC, Cebelitarık, futbol

Anlatmaya çalıştığım, Kıbrıs sorununun nihai çözümüne kadar, bir üçüncü yol bulunması gerektiğidir. Kıbrıslı Türkler bugün daha kapanmış, kendi içinde daha bir yalnızlaşmıştır. Spor, futbol sadece bir örnek, bu konu zorlanmalıdır. Kolaycılıkla değil, çalışarak, ısrar ederek, uluslararası hukuku zorlayarak, hak iddia ederek ve isteyerek.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 38 yaşında.

Her yıl benzer yazılar yazılır. Neden daha ileriye, daha iyiye gidilmediği tartışılır.

Eleştirilir, yaratılan düzen, herkesin bir ucundan tuttuğu, bir ucundan nemalandığı bu devlet, geçmiş ve bugün gelinen nokta ile değerlendirilir.

Genellikle, iç siyasi konular, yönetimler, yönetimsel yanlışlar, devlet üzerinden atılan yanlış adımlar, Kıbrıslı Türklerin kendi kendini yönetme becerisini törpüler. KKTC, Kıbrıslı Türklerin, yönetim becerisi, kurumlar üzerinden sağlanan yönetim etkinliği, hukuk ve güvence çatısıdır.

Bu bir gerçek, kötü yönetim ise tüm bunları gölgede bırakıyor. KKTC’nin uluslararası alanda görünür ve kabul edilir olmaması bir yana, bu devleti yönetenlerin böyle bir gailesi oldu mu, ya da var mı?

Resmi olmasa da, statü yükselmesi yaratmasa da, her türlü iletişim önemlidir. Bunun kapılarını zorlayacak, daha görünür olacak, her adımı denemek gerek. KKTC’nin tanınmasını kastetmiyorum, federal çözüm ne kadar zorsa, KKTC’nin uluslararası kimlik kazanması ondan daha zordur. En başta bunları kabul etmek, belki bir üçüncü yol, belki statü yükselmesinin öncelikli olmayacağı, işbirliği ve ortaklıklar gündeme alınmalı.

Daha aktif, daha pratik yollar bulmanın çareleri aranabilir. Hatta aranmalıdır, bu ülkede her şey yolunda değildir. Oturup beklemekle sadece zaman geçer.

Neler yapılabilir, Türkiye nasıl ikna edilebilir, Türkiye olmadan, ister federal, ister ayrı devlet, adı ne olursa, olsun, hiçbir çözüm formülü hayat bulmaz, bulmayacak. En başta romantizm ve hayalcilikten uzaklaşıp, ne istediğimizi anlamalı, günün koşullarına göre, politikaları güncellemeli. Türk konseyi veya yeni adıyla Türk Devletler Teşkilatı, KKTC orada temsil edilmeliydi.  Bununla ilgili bir açıklama mutlaka olmalıdır.

Yoksa söylenenlerle, yapılan arasındaki tutarsızlıklara bir yenisi daha eklenmiş olacaktır.

Bakınız; “2006 yılında KKTC Milli Takımı’nın 2-0 mağlup ettiği ve 2013 yılında UEFA’ya tam üye olarak kabul edilen Cebelitarık, 2022 Dünya Kupası Elemelerinde Hollanda, Norveç, Karadağ, Letonya ve Türkiye ile aynı grupta yer aldı.

Uluslararası Bağımsız Futbol Kulüpleri Federasyonu tarafından 2006 yılında Almanya’da düzenlenen FIFI Wild Cup’ta şampiyon olan KKTC Milli Takımı, gruptaki ikinci maçında Cebelitarık’ı 2-0’lık skorla yenmeyi başarmıştı.” Cebelitarık ve KKTC arasında, siyasi statü tartışmalarına girme amacında değilim. Orada da, İngiltere ve İspanya arasında yaşanan bir “hak iddia etme” anlaşmazlığı var.

Kıbrıs sorunu ile birebir olmasa da benzer sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor.

Anlatmaya çalıştığım, Kıbrıs sorununun nihai çözümüne kadar, bir üçüncü yol bulunması gerektiğidir. Kıbrıslı Türkler bugün daha kapanmış, kendi içinde daha bir yalnızlaşmıştır.

Spor, futbol sadece bir örnek, bu konu zorlanmalıdır. Kolaycılıkla değil, çalışarak, ısrar ederek, uluslararası hukuku zorlayarak, hak iddia ederek ve isteyerek.

Türkiye kamuoyunun, spor camiasının sessizliğini de bozmak yine KKTC’yi yönetenlerin sorumluluğu. Belki de ilk başlanması gereken yer orasıdır.

Slogan değil, girişim, her türlü ortamı yaratarak, değerlendirerek. Kıbrıslı Türkler için mücadele bitmedi, ancak mücadele etmekten vazgeçildi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu