Hasan HasturerKıbrısManşet

Savaroğlu, Hasgüler’in iddialarını asılsız ve yersiz, buldu

 

 

Bugüne kadar on bin dolayında köşe yazım yayımlandı.

Genelde, köşe yazıları, yazarın, görüş ve değerlendirmelerinin bütünü olarak algılanır.

Bu satırların yazarı olarak hiçbir zaman öyle bakmadım.

Yazılarımda her zaman bilgi olmasına özen gösterdim.

Her zaman vurgu yapa yapa yazar ve söylerim. SÖYLENMEYİN, SÖYLEYİN.

Yanıt hakkından çok, yazılanlarla ilgili söz söyleme hakkı olduğuna inanırım. Prof. Dr. Gökhan SAVAROĞLU, Prof. Dr. Mehmet Hasgüler’in KIBRIS TV’deki programımda söyledikleri ve ardından KIBRIS Gazetesi’nde yayımlanan yazımda ifade edilenlerle ilgili, düşüncelerini paylaşmak isteğiyle dün bir mektup gönderdi.

Noktasına virgülüne dokunmadan sizlere aktarıyorum.

***

“ Sayın Hasan Hastürer, 10.11.2021 tarihinde KIBRIS TV’de konuğunuz YÖDAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler’ le yaptığınız programı izledim ve aynı konuda KIBRIS Gazetesi’nde yayınlanan yazınızı da hayret içinde okudum. Sayın Hasgüler, hakkımda bazı asılsız ve yersiz iddialarda bulunmuştur. YÖDAK üyesi olabilmenin temel koşulları; en az üç yıllık profesörlük unvanına sahip olmak, eğitim alanında bilgi ve deneyimli olmak ve bir yükseköğretim kurumunda dekanlık, yüksekokul müdürlüğü veya yükseköğretim alanında üst düzey yöneticiliği yapmış olmaktır. Türkiye’ de bir devlet üniversitesinde 1994-2001 Araştırma Görevlisi, 2001-2003 Öğretim Görevlisi Doktor, 2003-2008 Yardımcı Doçent Doktor, 2008-2014 Doçent Doktor, 2014- bugüne kadar Profesör Doktor, 2016-2019 yılları arasında ise aynı üniversitede Anabilim Dalı Başkanlığı yaptığımı ve diğer kıstasları da sağladığımı ispatlayan belgeleri başvuru dosyasında sundum. Bunlar, ilgili komisyonca incelenmiş ve aranan vasıfları karşıladığım teyit edilerek adaylığım onaylanıp meclis seçimine sunulmuştur. Ayrıca sayın Hasgüler’ in, aday olma şartlarındaki ‘yükseköğretim alanında üst düzey yöneticilik yapmış olmak’ maddesinde Üniversitelerde Rektör, Rektör Yardımcısı, Dekan, Yüksek Okul Müdürü, Enstitü Müdürü ve vb. yani bölüm başkanı ve anabilim dalı başkanı yer almasına rağmen bunlara alt düzey yöneticilik denilmesi, akademik geçmişimde üç yıl üstlenmiş olduğum ‘ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI’nı ‘alt düzey yöneticilik’ diye sınıflandırmasını, akademik etiğe uygun olmayan bir davranış olarak görüyorum. Ayrıca, KKTC’ deki siyasi partiler veya üniversiteler ile herhangi bir bağım olmadığını beni tanıyan herkes bilmektedir ki öyle bir bağım yoktur. Üyelik başvurumun tek sebebi, KKTC üniversitelerinde kalitenin arttırılması ve akreditasyon sağlanması gibi konularda denetleyici ve eşgüdümü sağlayan bir organ olan YÖDAK vasıtasıyla ülkeme nacizane bir katkıda bulunabilme arzumdur. Medya üzerinden asılsız olayları varmış gibi konu ederek kamuoyu oluşturmaya çalışmanın, devletin ilgili kurumlarına yapılan bir saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Gündeminizde, dedikodu niteliğinde kasıtlı iddialar olması yerine, KKTC üniversitelerindeki standardın nasıl arttırılacağı veya problemlerinin çözümünde hangi somut bilimsel yöntemlerin önerilebileceği gibi konuların tartışılmasını dilerdim. KKTC üniversitelerinin daha da gelişerek donanımlı öğrenciler yetiştiren kuruluşlar olması temennisiyle iyi günler dilerim. Saygılarımla Prof. Dr. Gökhan SAVAROĞLU”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu