Hasan HasturerKıbrısManşet

Sınavların da hesabı verilebilmelidir…

KKTC’de devlete duyulan güven yerlerde sürünmektedir.

Kamuda işe girerken, sınav koşulu var.

Bir süre önce Kamu Hizmeti Komisyonu’nun sınavlarla ilgili sunuşuna katılmıştım.

Kamu Hizmeti Komisyonu’nda zaman zaman sıkıntılar yaşanmadı mı?

Yaşandı.

Ancak uzun sayılacak bir süredir Kamu Hizmeti Komisyonu’nun gerçekleştirdiği sınavlarda ciddi bir itiraz ortaya çıkmıyor. İtiraz edenin soru ve itirazları da ciddiye alınarak yanıtlanıyor.

Ömer Köse, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun yeni başkanıdır.

Göreve geldiği zaman, her şeyi sıfırdan yapılandırma gibi bir iddiayla ortaya çıkmadı. Mevcut uygulamaların, küçük dokunuşlarla çok daha iyi, çok daha güvenilir olması için adım attı.

Ömer Köse ile dün telefonda konuştuk.

Ömer Köse, KKTC’deki, asker, sivil tüm resmi kurumların sınavlarının merkezi bir yapı olarak Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yapılamasından yana.

Önümüzdeki hafta kendilerini ziyaret etme konusunda anlaştık.

***

Kuzey Kıbrıs’ta sınavlara duyulan güven henüz arzulanan konumda değildir.

Kamu Hizmeti Komisyonu, bu genel yaklaşımın dışında kalmayı çok büyük ölçüde hak ediyor.

Ancak şaibeli sınavların, hala bazı kurumsal yapılarda devam ettiğinin altını çizmek isterim.

***

Güncel bir sınavla ilgili çok sayıdan kişinden “şikayet” alıyorum.

Ne kadar ilginçtir ki, hiç ama hiç alakası olmayan makam sahipleri, sonuçlanma aşamasına gelen sınavlarla ilişkilendirilmeye çalışılıyor.

İşe almalarla ilgili, üst düzey statü sahibi olanlara kontenjan verildiği bile konuşuluyor.

Bunlar gerçek mi?

Gerçek olduğuna inanmak istemiyorum.

İnanmak istememekle birlikte, sınavlara şaibe karıştırıldığına İNANIYORUM.

***

Sınav yapılacaksa, baştan sona kadar saydamlık, açıklık ve hesap verebilirlik ilkesine özen gösterilecektir.

Her yerde gösteriliyor mu?

Gösterilmiyor.

Daha sınav yapılmadan soruların el altından bazı kişilere verildiği duyumları alınıyor..

Olabilir mi?

Kesinlikle olabilir. Geçmişte çok örnekleri oldu. Özellikle Öğretmen Akademisi giriş sınavlarında olduğunu adım gibi biliyorum.

***

Bir diğer önemli nokta, yazılı sınavın esas alınmasıdır.

Yazılı sınava itiraz edildiği zaman ise sınav kağıdı mutlaka gösterilmelidir.

Mülakatta, mesleği yapabilmede, bedensel engel olup olmadığı belirlenmeye çalışılacak. Verilen yanıtlar çok da önemli olmayacak. Çünkü, kolay veya zor soru sorarak birilerine “torpil” geçilebilir.

İlle de mülakat yapılacaksa, mülakatlar kayıt altına alınmalı ve itiraz durumunda, itiraz edene izletilmeli.

***

Üniformalı kurumlar da, sınavların tartışmasız adil olmasına özen göstermelidir.

Eğer daha sınavlar yapılmadan, bazı kişilerin alınacağı konuşulur ve sonuçlar açıklandığı zaman da o isimler “başarmış” olursa, sınavlara kim inanacak, kim güvenecek?

Sınavlar adil yapılsa, kazananlar göğsünü gere gere sevinir, kazanmayanlar da sonuca saygı duyar.

Şimdi böyle mi?

Değil.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu