Hasan HasturerKıbrısManşet

Kaçınılmaz, sivil itaatsizliğe doğru…

Üstü kapaklı, yazmak tarzım değil.

Benim ne yazdığımdan çok, okuyucunun ne anladığı önemlidir.

Televizyon programlarının ya da herhangi bir yerde yaptığım konuşmalarının sonunda, “ Sürçü lisan ettiysem affola, değil, ne dediysem odur da, değil, siz ne anladıysanız onu söyledim” derim.

Bu, yazılarım için de geçerlidir.

Okuyucu ne anlıyorsa, yazdığım odur.

Bu girişi yazımın devamı için yazdım.

***

Hükümet, sokağın, halkın nabzını tutamazsa, sorunların ne olduğunu bilemez.

Hele yakın çevreleri, gerçekle aralarında duvar gibi durursa, bilme, öğrenme şansları daha da azalır.

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Faiz Sucuoğlu için, erken genel seçime giderken hükümette olmak, sorunları çözme bakımında yeteneğinin seviyesini gösterme fırsatıdır.

***

Yaşanılan ekonomik sorun, tüm zamanların en ciddi sorunudur.

COVID 19, dünyanın her yerinde ekonomileri etkiledi. Biz bu olumsuz etkileşimin dışında olamazdık.

COVID 19’un olumsuzlukları, küçük ölçekli ekonomimizi etkilemesine etkiledi de, kimse, “yok olma korkusuyla” paniğe kapılmadı.

Salgınla alakalı sıkıntı ve sorunların aşılabileceği inancı, hiç yitirilmedi.

Esas sorun, TL’nin döviz karşısında hızla değer kaybetmesiyle geldi.

TL, KKTC’nin resmi para birimidir. Ancak, TL’nin kaderine etkileyecek konumda değiliz. TL’deki değer kaybı, makul sınırları aştığı zaman, Kuzey Kıbrıs’ta yaşamın üzerine kabus çöker.

Bu öylesine bir kabus ki  “uyanıkken” etkisi çok daha fazla.

***

Kıbrıs Türk Halkının çok büyük ekseriyeti ne yapacağını bilemiyor.

Kuzey Kıbrıs’ta kazanç TL’dir.

Boş verin, konut ya da araba almayı. İğneden ipliği, marketlerde satılan ürünlerin pek çoğunun üzerinde TL olarak etiket bulunsa da, tedarikçiden başlayarak fiyatlar dövize bağlı belirleniyor.

Döviz borcu olan, dar ve sabit gelirlilerin önemli bir kesiminin aylık TL gelirinin tümü, borç taksitini ödemeye yetmiyor.

Borç taksitini boş verin, aylık gelir, zorunlu giderleri karşılamaya da yetmiyor.

***

Kuzey Kıbrıs’ta ciddi toplu taşımacılık yok. Böyle olunca her evden işe gitme amaçlı, ortalama iki araç hareket ediyor. Akaryakıta yapılan zamlar, aile bütçesindeki akaryakıt giderini neredeyse katladı.

Şubat 2021 ‘de bir asgari ücretle 649 litre 95 oktan benzin alınırdı. Aralık 2021’de 278 litre azalarak 371 litre alınabiliyor.

Bir tüp gazın 180 TL olabileceği kimin aklına gelirdi?

***

Halkımız, özellikle dar ve sabit gelirliler İFLAS ETMİŞTİR.

Hükümetin dün ekonominin rahatlaması için aldığı kararlar, derdin büyüklüğüyle kıyaslandığı zaman, DAĞIN FARE DOĞURMASI gibidir.

***

Hükümet ne yapacağını bilmezken, halkın ne yapacağı kendiliğinden netleşiyor.

Bu güne kadar, birkaç kez sivil itaatsizlik için deneme yapıldı. Olmadı.

Şimdi gidişat öyle gösteriyor ki, kimsenin örgütlemesine gerek olmadan, yaygın sivil itaatsizlik yaşanacak.

Toplumun, geniş kesimleriyle, yüz yüze konuşuyorum.

Çaresizlik, umutsuzluk hiç bu kadar büyük boyutlara ulaşmadı.

Bu durumda ne yapacak insanımız? Eline geçen parayla, çoluk çocuğunun beslenme ve sağlık giderlerini karşılamaya çalışacak. Bu iki harcamadan sonra elinde kalan para hiçbir işe yaramayacak.

Peki ne yapacak?

Zorunlu olarak sivil itaatsizliğe gidecek.   Beslenme ve sağlık giderlerinin dışında hiçbir ödemeyi yapmayacak.

Örneğin elektrik faturaları ödenmeyecek. KIB-TEK ülkenin yarısında ödemeyenlerin elektriğini kesebilecek mi? Ke-se-me-ye-cek…

Su parasını da ödemeyecek… Araç seyrüseferlerini de…

Listeyi daha da uzatabilirim.

Sayılı günler içinde hükümet satın alma gücünü en az yüzde elli artırmayı başaramazsa, Kuzey Kıbrıs, tarihinin en büyük kaosunu yaşayacak.

Tahribatı gidermek için, gereksinim duyulacak sıcak para, bugün işe yarayabilecek miktarın en az iki katı hatta daha fazlası olacak

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu