Ertanch HidayettinManşet

Kuzey Londra halkı sağlık tehlikesi ile karşı karşıya

2013 yılında henüz 9 yaşında iken yaşama veda eden Ella Kissi- Debrah isimli kız çocuğunun ölümü ile ilgili soruşturma sonucu henüz bu yıl yayınlanan adli tabib raporu Ella’nın ölümüne neden olan unsurlar arasında hava kirliliğine de işaret etmişti.

 

LONDRA- Kuzey Londra’da bulunan Edmonton bölgesi Kıbrıslı, Türkiyeli toplumların yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Aynı zamanda Londra’nın en yoksul bölgelerinden biri.

Yıllardan beri Londranın en işlek caddelerinden olan North Circular Road (Kuzey Çevre Yolu) na yakın bir alanda dev bir çöp yakma fırını bulunmaktadır.

Bu fırın Kuzey Londra Atık Otoritesi (NLWA) tarafından yönetilmekte, ve 7 civar belediyeden gelen atıkları yakarak imha etmektedir. Bu suretle bölge için gerekli elektrik enerjisi sağlanmaktadır.

NWLA bu 7 bölgeden gelen 2şer belediye meclis üyeleri tarafından oluşmaktadır. Bunların 12si İşçi Partisi, ikisi ise Muhafazakar Parti mensubudurlar.

Ne kadar da Atık Otoritesi önemli bir fonksiyonlarının çöplerin azaltılması ve geri dönüşümün sağlanması olduğunu iddia etse de fırın için planlanan proje karşıtları bu amaca ulaşılmaktan çok uzak olunduğunu dile getiriyorlar.

Bunun bir nedeni olarak fırını gösteriyorlar.

Atık Otoritesi çöp fırınını yıkıp yerine daha büyük, çöp yakma kapasitesini 500 bin tondan 700 bin tona çıkaracak yeni bir fırın inşa etme kararı almış bulunmaktadır (%30 artış).

Bunun üzerine bazı milletvekilleri, sendikalar, sivil toplum örgütleri, 7 bölgenin bazı belediye meclis üyeleri, bölge İşçi Partileri, sağlık çalışanları harekete geçerek fırının büyütülmesi projesine karşı bir seri eylem başlattılar.

Bu proje karşıtlarının en büyük endişesi tabii ki fırının etrafa saçacağı hava kirliliğinin neden olacağı sağlık sorunlarıdır.

11 Haringey, 3 Camden ve Enfield belediye meclis üyesi Yasemin Brett ortak bir mektup yazıp proje için yapılan sözleşmenin kabul edilmemesini ve tüm projenin yeniden gözden geçirilmesini talep ettiler.

Enfield bölgesinde bulunan fırın için bu bölgenin belediyesi konu üzerinde en etkili rol üstlenmiş bulunmaktadır. Ancak fırın projesine karşı olanların çoğunluğu diğer 7 bölgeden gelmektedir. Sadece Enfield Belediye Meclis Üyesi Yasemin Brett aktif bir şekilde kendi belediyesinin tutumuna şiddetle karşı çıkmaktadır.

Konu üzerinde diğer bölgelerden, sendikalardan, sağlıkçılardan bu kadar duyarlılık varken, Enfield Belediyenin bu tavrının anlaşılması güçtür. Belediye Meclis üyesi Yasemin Brett 70 doktorun fırın projesine karşı olduklarını belirten bir mektup yazdıklarını, ve tüm partilerden oluşan Parlemento Hava Kirliliğine Karşı Önlem Grubunun çöp yakma fırınlarının durdurulup yeniden gözden geçirme kararı aldığını belirtiyor.

Yasemin Brett “Enfield Belediyesi en korumasız bir durumda olan bölge halkına karşı sorumluluğunu yerine getirmezse bu unutulmayacaktır” diyor.

Sevgili okurlar, 2013 yılında henüz 9 yaşında iken yaşama veda eden Ella Kissi- Debrah isimli kız çocuğunun ölümü ile ilgili soruşturma sonucu henüz bu yıl yayınlanan adli tabib raporu Ella’nın ölümüne neden olan unsurlar arasında hava kirliliğine de işaret etmişti.

Bu sağlık çalışanları tarafından yıllarca bilinen bir gerçekti. Ancak ilk defa hava kirliliğinin ölüm raporuna konulması çok önemli bir adımdır. Hava kirliliğinin insanın ölümüne neden olabileceği resmi olarak kabullenmiş oldu.

Konu üzerine açılan imza kampanyası atık yakma fırınlarının daima ülkenin en yoksul bölgelerinde inşa edildiği bilgisini veriyor. Yani bu fırınların yarattığı sağlık sorunlarından en kötü etkilenecek halkın yaşadığı bölgelerde. Sağlık, etnisite ve yoksulluk arasında bağlantıların olduğu bir gerçektir.

 

Yeni fırının inşa edilme sürecinde bölgede oluşacak trafik sorunları da hava kirliliğine olumsuz etki yapacak önemli unsurlardan.

Son iki yıla yakın tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 yüzünden ölenlerin büyük çoğunluğunun da bu toplumlardan geldiği kanıtlanmıştır.

Edmonton bölgesinde yaşayan çok sayıda Türkçe konuşan toplumlarımız diğer bölge toplumları ile omuz omuza verip Enfield Belediyesine bu yıkıcı, tehlikeli projeye izin vermemesi için baskı koymalıdırlar. Halk için büyük bir tehdit oluşturan bu tip bir projenin şehrin ortasında olması çok büyük bir hatadır.

Toplum kuruluşlarımıza da çok büyük bir görev düşmektedir. Day-Mer gibi Türkiyeli toplumlara hizmet sağlayan kuruluşların hala hazırda örgütlü bir şekilde ve diğer toplumlarla dayanışma içerisinde olaya müdahil olduklarına şaşmadım. Çünkü onlar her zaman her konuda toplumlarımızın sağlık ve güvenliği için ön safhadadırlar.

Kıbrıslı toplum kuruluşlarını da bu mücadelede aktif olarak görmek çok önemlidir. Yoksa bu denli önemli bir konuda kılınızı kıpırdatmazsanız toplumumuzdan ileride başka konularda destek aramaya yüzünüz olmayacaktır.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu