Hasan HasturerKıbrısManşet

Oldu olacak, Anastasiadis’e teşekkür ediniz…

Rum tarafını yönetenler, iş dünyasına çağrı yapıp, Kıbrıslı Türklerin istihdamına öncelik vermesini istedi. KKTC’yi yönetenlere bakıyorum, sanki de bu durumdan hiç haberleri yok. …’ Be baylar, çalışıp, evine ekmek götürmesine, olanak yaratamadığınız, gençlerimize, düşman görüp, her gün nutuklarda saldırdığınız Rumlar, sahip çıkıyor. Hem de Anastasiadis, yönetiminin açık desteğiyle. Bu konuda susmanız mahcubiyetten mi?'

Dün, toplumun farklı kesitlerini temsil ettiğini düşündüğüm, dört isimle telefonda konuştum,

Hal hatır sordum.

Sohbeti yönlendirerek, toplumsal meselelere bakış açılarını, yorumlarını, yaklaşımlarını öğrenmeye çalıştım.

Konuştuklarımdan bir tekinin bile Kıbrıs Türk Halkına saygısından, yurt sevgisinden bir milim bile şüphem yok.

Aralarında biri, 1950’li yılların sonlarından bugüne Kıbrıs Türkünün verdiği mücadeleyi ve yaşadıklarını, çok çok iyi biliyordu.

İlerlemiş yaşı, anı dağarcığını oldukça ağırlaştırdı.

‘ 1950’lerin sonlarından başlayarak Rauf Denktaş’ın bu topraklar 80 bin şehit verilerek alındı, söylemlerini dinledik. Şimdi, bizi bir yerlere götürmekten uzak paralel konuşmalar dinliyoruz. Çok üzülüyorum’, dedi.

Sesinden gerçekten çok üzüldüğünü çok rahat anladım.

***

Kıbrıslı Türklerin, Güneyde, Rum tarafında çalışmak için kuyruğa girmesini, Kıbrıs Türkü, çok değişik duygularla karşıladı.

Dünkü konuşmalarımda, bunu, çok net olarak gördüm.

2003’te kapıların açılmasına kadar, askerden izin alanlar Güneyde çalışmaya gidiyordu. O izin torpille ve farklı beklentilerle verilirdi.

2003’ten sonra binlerce insanımız Güneye işlemek için aktı.

Güneydeki ekonomik kriz ve sonrasında Güneyde çalışanların sayısında azalma olmuştu.

***

KKTC’nin kötü yönetiminde, hiçbir zaman ciddi bir istihdam politikası olmadı.

Siyasi olarak başımızda  ‘kısılanlar’, istihdam algısı, siyasi amaçlı, partizanca devlette istihdamı düşünmeden öteye geçemedi.

Sonuçta, varlık içinde yokluk yaşayan bir toplumsal yapı ortaya çıktı.

Gençlerimiz yine göç yollarına düştü.

Yüksek öğrenim için evladını yurt dışına gönderen anne-babalar, ‘Evladım mezun olduğu zaman, gelmezse…’ korkusunu hep yüreklerinde taşıyor.

‘Gelip buralarda sürünecekse, daha iyisi gelmesin’ diyenler de çok…

***

Peki bu durumda, ülkemizi yönetenlerin, en tepeden başlayarak gailesi ve gailelerin tetiklediği bir çare arayışı var mı?

Hiç yok.

Başımızdakiler devlet adamlığının D’sine sahip olsa, gözlerine uyku girmemesi gerekir.

***

Rum tarafını yönetenler, iş dünyasına çağrı yapıp, Kıbrıslı Türklerin istihdamına öncelik vermesini istedi.

KKTC’yi yönetenlere bakıyorum, sanki de bu durumdan hiç haberleri yok.

…’ Be baylar, çalışıp, evine ekmek götürmesine, olanak yaratamadığınız, gençlerimize, düşman görüp, her gün nutuklarda saldırdığınız Rumlar, sahip çıkıyor. Hem de Anastasiadis, yönetiminin açık desteğiyle.

Bu konuda susmanız mahcubiyetten mi?

Hiç belli olmaz… Yarın güneye çalışmaya gidenleri HAİNde ilan ederseniz. Tabii bu çok kolay değil.

Oldu olacak, suskunluğunuzu bozup Anastasiadis’e işsiz gençlerimize kucak açtıkları için teşekkür ediniz.’

***

Ne kadar ilginç, ya da ne kadar acıdır, hasbelkader ülke yönetiminde bulunaUBP ağırlıklı siyasi ekip, işsiz gençlerimizin, Güneyde çalışmak için, iş kuyruğuna girmesinin ne demek olduğunu ve ne gibi sonuçlar yaratacağını anlamaktan acizdir.

Bu nedenle, yazılanları yüz defa okusalar da anlayacaklarında kuşkuluyum.

Onlar, o kadar ‘Ben merkezli’ yaşıyorlar ki, bu konu onların menzillerinin, ilgi alanlarının dışındadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu