KıbrısManşet

Akansoy: “Türkiye ile ekonomik anlamda yaşanan bağımlılık ilişkisini hafifletmek istiyoruz”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili adayı Asım Akansoy, Kıbrıs Postası TV’de Canan Onurer’in sunduğu “Seçim Masası” programına konuk olarak, hem adaylık süreci hem de mevcut sorunlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Akansoy, Kıbrıs Türk halkının güven veren, kısa ve orta vadeli planlar ortaya koyabilen siyasi bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu ifade eden Akansoy, sokakta, vatandaştan duyduğu en büyük problemin ekonomi olduğunu ifade etti.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu “çok kötü” olarak niteleyen Akansoy, iktidara talip olma sebeplerinin, insanların ihtiyaçlarına uygun projeler hayata geçirmek olduğunu ifade etti.

“PROJELERİMİZİ HALKLA PAYLAŞIYORUZ, OLUMLU DÖNÜŞLER ALIYORUZ”

Söz konusu projelerini halkla paylaştıklarını ve olumlu yönde tepkiler aldıklarını söyleyen Akansoy, “Eğitimden sağlığa, ekonomiden Kıbrıs sorununa, yapılacak çok iş var. Ülke çok geriledi. Dünyadaki gelişmeler karşısında Kıbrıslı Türklerin pozisyonlarının gerilediğini görüyoruz. Kurumsal yapımızın iyileşmeye ihtiyacı var” dedi.

EURO’NUN MUHASEBE BİRİMİ OLARAK KULLANILMASI…

Mevcut yapının iyileştirilmesi için ekonomide kısa vadede çok önemli adımlar atılması gerektiğini ifade eden Akansoy, bu kapsamda Euro’nun KKTC’de muhasebe birimi olması konusunu gündeme getirdiklerini kaydetti.

“FİYATLAR DOLAR ÜZERİNDENSE, GELİRLER NEDEN DOLAR ÜZERİNDEN DEĞİL?”

Akansoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir vatandaş markete gittiğinde herhangi bir ürünü Euro ya da Dolar karşılığında alıyor. Devlet ithalatla ilgili vergiyi Dolar karşılığında alıyor. Türkiye ile imzalanan protokol Dolar karşılığında. Hayatın döngüsü Euro ve Dolar üzerinden. Ama günün sonunda kaybeden asgari ücretli oluyor. Fiyatlar Dolar üzerindense, gelirler neden Dolar üzerinden değil? Biz bunu soruyoruz.”

“MÜMKÜN…”

Muhasebe birimi olarak Euro’ya geçmenin mümkün olduğunu savunduklarını vurgulayan Akansoy, “Evet, bu aniden olabilecek bir şey değil, bunun farkındayız. İnsanların beklentisini ona göre şekillendirmeliyiz” dedi.

“CTP’NİN BİRİNCİ PARTİ ÇIKMASI HALİNDE, EURO’YA GEÇİŞ İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLAYACAK”

CTP’nin, 23 Ocak’taki erken genel seçimlerden birinci parti olarak çıkması ve istikrarlı bir hükümet kurması halinde, muhasebe birimi olarak Euro’ya geçiş için gerek AB Merkez Bankası ve de gerekse Türkiye’deki yetkililerle masaya oturulacağını kaydeden Akansoy, “Bir yandan da kendi Yasalarımızı düzenlemeye başlayacağız” şeklinde konuştu.

DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİ…

“Bunun örneği dünyada vardır” diyen Akansoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kosova ve Karadağ, açık örneklerdir. Bu ülkeler AB tarafından doğrudan Euro destekli ülkeler değil ama Euro muhasebe birimi kullandıklarından dolayı AB Merkez Bankası onları gözetliyor, tedarik sıkıntıları olduğunda yardımcı oluyor.”

“MARKETTEN 50 EKMEK ALIYORSAK, YİNE 50 EKMEK ALABİLECEĞİZ”

“Muhasebe birimi olarak Euro’ya geçtiğimizde başımız göğe erecek, toptan zengin olacağız demedik” ifadelerini kullanan Akansoy, “Alım gücümüz korunacak, daha fazla fakirleşmeyeceğiz. Marketten 50 ekmek alabilirken, yine 50 ekmek alabileceğiz. Ama bizim derdimiz, 60 ekmek alabilmek. Bunun için de kurumsal sorunlarımızı çözmemiz gerek” dedi.

“ÜLKEDE KAYNAK YOK SÖYLEMİ DOĞRU DEĞİL, BİZ VAR DİYORUZ”

“Ülkede kaynak yok” söyleminin doğru olmadığını söyleyen Akansoy, “Biz, bu ülkede kaynak var diyoruz. Yüzde 60 – 70 civarı kayıt dışı ekonomi var. Neden bunların üzerine gidip vergi düzenlemesi getirmiyoruz? Biz bu kapsamda kayıt dışını kayıt altına alacağız” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE İLE EKONOMİK ANLAMDA YAŞANAN BAĞIMLILIK İLİŞKİSİNİ HAFİFLETMEK İSTİYORUZ”

Türkiye ile ekonomik anlamda ciddi bir bağımlılık ilişkisi yaşandığını ifade eden Akansoy, “Bunu hafifleştirmek istiyoruz. Kendi ayakları üzerine duran bir yapı istiyoruz. Çözümsüzlük devam ettikçe, ekonomik, sosyal, siyasal… Kısacası her açıdan saygın ilişkiler kurmak istiyoruz. Bu konuda gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE İLE KKTC ARASINDAKİ İLİŞKİ KONUSUNDA KARŞILIKLI YAPILAN HATALAR VAR”

Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkiye ilişkin konuşan Akansoy, şöyle devam etti:

“Şu an karşılıklı yapılan hatalar var. Tahakküm ilişkisi olmasını talep eden kesimler var. Biri ‘şükran’ diyor para gelsin imza atayım diyor; bir tanesi de ‘benim verdiğim kadar konuşabilir’ diyor. Bir nevi alt yönetim algısı var. Gerek UBP zihniyetinde gerekse Türkiye’de iktidarda olan kesimlerde durumun ‘alt – üst’ şeklinde devam etmesi yönüne bir talep var. KKTC’nin kendi siyasetini geliştirmemesi, Türkiye’yi örnek alarak hayatına devam etmesi talep ediliyor.”

“BEKLENTİLERİ, BAZI ÜLKELERİN KKTC’Yİ TANIR GİBİ YAPMASIYDI, GELİNEN SÜREÇTE HİÇBİRİ OLMADI”

Ekim 2020’den bu yana Kıbrıs sorunu konusunda ciddi bir kaymanın yaşandığını ifade eden Akansoy, “Kıbrıs Türk tarafı, herhangi bir müzakerenin parçası değil. Kıbrıs sorununda ilerleme ya da bir gelişme de söz konusu değil. Bunun bize kaybettirdikleri var. Kıbrıs sorunuyla ilgili ortaya konan ‘iki ayrı devlet’ tezinin Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve sosyal hayatına etkilerinin farkında mısınız? Kendilerinin beklentisi, bazı ülkelerin KKTC’yi tanır gibi yapması ya da ticaret ofisi açması yönündeydi. Gelinen süreçte bunların hiçbiri olmadı. Günün sonunda haklı çıktık. Kaybettiğimiz zemini tekrardan kazanmak için iktidara gelmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

BOYKOT ÇAĞRILARI… “BU ÜLKENİN MECLİSİ, KALİTELİ VE DÜRÜST 50 MİLLETVEKİLİNDEN OLUŞMALI”

Sosyal medyadaki boykot çağrılarıyla ilgili konuşan Akansoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplumda, bir çaresizlik hali ve moral bozukluğu var. Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki müdahale dahil olmak üzere pek çok şey yaşandı. Ama günün sonunda boykotun bir anlamı olması lazım. Boykotun ertesi günü, Kıbrıs sorunundaki, ekonomideki, siyasi hayattaki gelişmelerin ne olacağının sorulması lazım. Bu ülkede yurtsever, demokrat sol kesimler desteklenmeli. Ben demiyorum Asım’a veya CTP’ye oy verin. Bu ülkenin Meclisi, kaliteli ve dürüst 50 Milletvekilinden oluşmalı.”

“BOYKOT ÇAĞRILARININ GİDEREK AZALACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Boykot çağrılarının giderek azalacağını düşündüğünü söyleyen Akansoy, “Bir kısım boykot çağrısı yapan var, bir kısım da sandığa gitmeme eğilimi olanlar var. Ben ikisini ayırıyorum. Boykot siyasi bir tavırdır. Ama sandığa gitmeme eğilimi, sorunlar nedeniyle oluşan bir durumdur. Daha çok çalışacağız, çözümlerimizi daha çok insana anlatacağız” dedi.

TEKRARDAN SEÇİLMESİ HALİNDE HANGİ KONULARI GÜNDEME ALACAK?

Tekrardan seçilmesi durumunda, Meclis kürsüsünden dile getireceği başlıklar sorulan Akansoy, birinci konusunun ekonomi olacağını söyledi:

“Geçmiş dönemde de konuştuk ama ekonomi açısından yeni alternatifler var. İkinci konum da federasyon olur. İlk olarak bunu bilmemiz lazım; çözüm istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Çözüm istiyorsak, eşittir federasyon. İstemiyorsak, buna pek çok isim verebilirsiniz; iki devletlilik, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüş… Ama derdiniz çözümse, eşittir federasyon. Meclis’te, federasyonun gündelik yaşantımızla ne kadar ilintili olduğunu daha fazla anlatacağız.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu