Derviş DoganManşet

Bu Türkiye’nin tercihi ve fakat biz en çok etkilenenler arasındayız..

Alım gücünü düşürüyor, cebimizdeki parayı eritiyor, pahalılık almış başını gidiyor.Yaşlısı,genci insanlarımız göç yollarında!! Ülkemizde ekmek kavgası büyüyor,ekonomik sorunlar derinleşiyor. O halde Türkiye ile doğru zeminde diyalog kurup, kur farkının sebep olduğu mağduriyeti konuşmak ve talep etmek zorundayız.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan: Bir Müslüman olarak Nas ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim dedi.

Yani Sayın Başkan Nas’ın hükmü bu diyor.

Peki nedir bu Nas?

“Nas suresi Kur’an-ı Kerim’in 114. ve son suresidir. Toplamda 6 ayetten oluşan Nas Suresi adını ayetlerin sonunda yer alan nas kelimesinden almaktadır. Nas kelimesinin Türkçe anlamı insandır. Felak ve Nas Sureleri genellikle birlikte okunur. Namazda okunmasının yanı sıra nazar karşı okunan dualardandır. Mekke’de indiğine inanılmaktadır.

Cinlerden olsun insanlardan olsun, insanların kalplerine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden insanların rabbine, insanların mâlik ve hâkimine, insanların mâbuduna sığınırım!”

Sayın Erdoğan’ın para politikalarında bizzat kendi ifadeleriyle  Nas suresinin gerektirdiği düzenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerinden aldığı kararların ne denli doğru veya da ne denli yanlış olduğunun takdirini Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlarına bırakıyorum. Fakat para birimi TL olan bir ülkenin vatandaşı olarak bu durumdan çok olumsuz etkilendiğimiz gerçeğini de göz ardı etmiyorum.

Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Pazar gecesi verdiği şu demeçle,Türkiye’de olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde  de birçok insan olumsuz etkilendi. Dolayısıyla Türkiye kaynaklı bu ekonomik yönetim anlayışından mütevellit Sayın Erdoğan’ın her eylemi, her hamlesi, sıradan insanların yaşam haklarını yerle bir ediyor. sabah zamla uyanıp akşam yepyeni zamlarla yatıyoruz.. Bu sürdürülebilir olmayan duruma daha ne kadar direnç gösterebiliriz açıkçası bilmiyorum.

Daha önce de belirtmiştim, Türkiye’de 1 TL yine 1 TL olarak karşılık bulmaktadır.

Fakat bizde öyle mi?

Değil.

1 TL Kuzey Kıbrıs’ta çok daha maliyetlidir.

Kaldı ki girişi TL,gideri döviz olan bir sistem mevcut bizde.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan “Nas” ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğini söylüyor. Bunun nasıl bir ekonomik mantık içerdiğini bilmiyorum.

Bunu önümüzdeki süreçte anlaşılır olmasını umuyorum. Belli ki Mart ayına kadar bu duruş devam edecek. Sonrası bir dönüş olur mu? Bunu da hep beraber göreceğiz.

Lakin daha önce de belirttiğim gibi bu yönetim anlayışı Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin tercihi. Doğru/yanlış konusuna da girmeye hiç niyetim yok. Türkiye Sayın Erdoğan’ın partisine oy vermiş,Sayın Erdoğan’ı Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başkanı yapmış.

Dolayısıyla bugün Türkiye’de uygulanan politikalar bu iradenin verdiği yetkiyle uygulanıyor. Sayın Erdoğan da bu iradenin en üst düzey temsilcisi.

Nas’a göre para politikasını belirleyeceğim diyorsa bu Türkiye’nin tercihidir.

Lakin KKTC bu konunun neresindedir?

Dolayısıyla bizim buna odaklanmamız gerekiyor. Zira Türkiye tarafından izlenen bu para politikası bizi halk olarak geriletiyor.

Alım gücünü düşürüyor, cebimizdeki parayı eritiyor, pahalılık almış başını gidiyor.Yaşlısı,genci insanlarımız göç yollarında!!

Ülkemizde ekmek kavgası büyüyor,ekonomik sorunlar derinleşiyor.

O halde Türkiye ile doğru zeminde diyalog kurup, kur farkının sebep olduğu mağduriyeti konuşmak ve talep etmek zorundayız.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu