Erçin SahmaranManşet

“Doktor ve mühendisler de var”

Güney Kıbrıs, Alithia gazetesi; “İşgal Bölgelerinden İşsiz Başvurusu 300 ve Üzeri” başlığı altında verdiği haberinde, Güney Kıbrıs’ta çalışmak için başvuran Kıbrıslı Türklerin sayısının, 16-17 Aralık tarihleri çerçevesinde 300’ü aştığını iddia etti. Gazete, ilk 207 başvurunun hali hazırda SEK sendikasına ulaştığını, Türk Sen’in ise dün elinde yüzden fazla başvuru bulunduğunu belirtirken başvuru yapanların hepsinin “Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik veya pasaportuna sahip olmak ve 50 yaşını aşmamış olmak şartlarına haiz olduklarını” yazdı.

SEK Genel Sekreteri Andreas Matsas, “Kıbrıslı Türklerin artan ilgisinin hangi açıdan bakılırsa bakılsın olumlu olduğunu” ifade ederek “Türkiye’nin bölücü politikası göz önüne alındığında konunun siyasi açıdan sahip olduğu öneme” de vurgu yaptı.

Gazete haberinde, başvuru yapan Kıbrıslı Türklere ilişkin Kıbrıs Türk bazından çıkan haberlere de kısaca değindi.” Türk – Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı; “Başvuranlar arasında doktor ve inşaat mühendislerinin bile bulunduğunu belirterek, “O insanlar değil, onları bu duruma itenler utanmalı” dedi.

Yıllar sonra geldiğimizi durum budur.

Sanmayın ki bunlar sadece burada kalır. Tüm dünyaya giden bir mesaj ve Anastasiadis yönetimi ile Rum kamuoyuna verilen büyük bir propaganda fırsatı var.

Konu sadece işsizlik, döviz kurlarından dolayı yaşanan ekonomik dengesizlik değildir.

Ortada bir umut arama, çaresizlik, bir çıkış kapısı ihtiyacı var ki en önemlisi de budur. İşsiz insanlar, kamuda, belediyelerde çalışanlar, hatta Güney’de ekstra iş yapan öğretmenler bile var.

Bu konu basit bir konu değildir. Hafife almak, küçümsemek, sorunu ve sorunun büyümesini engellemez.

Bu ülke insanına, hiçbir sorumluğu olmadığı halde, ezildiği bu ekonomik şartlar içinde nasıl umut vereceksiniz? Hangi vaatle, işsizlere iş imkânı, iş dünyasına üretme cesareti, yeniden toprağa, yeniden hayvancılığa, yeniden fabrikalara, otelcilik ve turizm sektörlerinin cazibesini artırmaya dair, ne gibi plan, program var?

Günlük çözümler, bugünkü durumu düzeltmez.

Güney’de çalışma istenci, sadece ekonomik yönlü değildir. Böylesi bir tercihe kimse farklı bir açıdan bakmamalı. Herkes ekmek, iş, yaşam ve kazanç peşindedir.

Güney Kıbrıs’ta en düşük çalışma ücreti, kuzey Kıbrıs’ta müdür, müsteşar maaşına denktir. Bu dengesizlik ve uçurum farkı kolay kolay kapanmaz.

Bunun yanında, örgütlü, güvenceli ve kurallı çalışma şartları da önemlidir.

Ve bu konuların hepsi bizde, KKTC’de sorunlu konulardır.

Yıllar söylenen, Kıbrıslı Rumlar bizi bitirmek istiyor söylemi, tam tersi olarak bizim kendi kendimizi bitirmek olarak ortaya çıkıyor. Aslında onlar değil, ne yapıldıysa biz yaptık. Hâlâ daha bunu görmek istemeyip, sorumlulukla adım atılmamasını da anlamakta zorlanıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu