Hasan HasturerKıbrısManşet

Kıbrıs sorunu da bir kirliliktir…

Kendiliğindenliğine bırakılırsa Kıbrıs sorununun çözümü için adanın Kuzey ve Güneyinde ya da Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum toplumlarından tetikleyici, sürükleyici hamle asla olmaz. Son dönemde bu daha net görüldü. Ancak bu durum, Kıbrıs sorununun çözümüne gereksinim azaldı anlamını taşımaz.

Boş verin sağda solda, kahvede, kulüpte, sendikada yapılan konuşmalara, Kıbrıs’ta yaşayan Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar, çözümsüzlüğe alıştık.

1974 sonrası oluşan yapının yanlışlarıyla, barış yaşıyoruz.

Psikanalist Prof. Dr. Vamık Volkan’la sohbet etmiştim yıllar evvel.

Prof. Dr. Vamık Volkan, en yalın algılamayla çevrede yaratılan kirliliği, kimlikle, kimlik sorunuyla, yaşanılan toprakları sahiplenmeyle ilişkilendirerek anlatmıştı..

O sohbetimizi yaptığımızda Vamık Volkan, 4 aydır Kıbrıs’taydı.

“Sağa sola poşet, kola kutusu atmıyorum. Buradaki evimi de tıpkı Amerika’daki evim gibi temiz ve bakımlı tutuyorum. Ancak samimiyetle şunu söyleyim, çevredeki değişmeyen kirliliği ilk günkü gibi rahatsız edici şekilde algılamıyorum” demişti Prof. Dr. Vamık Volkan.

***

Kıbrıs sorunu da bir kirliliktir.

1950’lerin başını ilk kilometre taşı alsak, Kıbrıs sorunu yetmiş yıllık bir sorun.

Çevre kirliliğiyle birlikte yaşamaya alıştığımız gibi çözümsüz Kıbrıs sorunuyla yaşamaya da alıştık.

Kim ne derse desin Kıbrıs sorunu kirliliğini ortadan kaldırmayı biz Kıbrıslılar başaramadık.

Bu başarısızlığın suçlusu kimdir?

Taraflar kendi pencerelerinde bakıp suçlu taraf olmadığını söyler.

Kıbrıs sorununun çözümüne Kıbrıslı Çözüm, hedeflendi.

Halledemedik.

Başaramadık.

Beceremedik.

Tak yanlı çıkar hesaplarıyla yaklaşıldı…

Ortak çıkar analizi yapılıp, çözüm sürecine o analiz sonuçlarına göre yön verilmedi.

***

“Kıbrıs sorunu emperyalist güçlerin oyununun ürünüdür” demek kolaycılığa kaçmaktır.

Oyunu emperyalist merkezler yazıp sahneye koysa da oyuncuları biz Kıbrıslılar olmadık mı?

Oyunu vezir de rezil de oyuncuların sahne performansı yapmaz mı?

Çatışmaya hizmet eden oyunu, harika beceriyle oynayıp ülkemizin içine hep birlikte ettik.

Olay bu kadar basittir.

***

Bir kez daha yineleyeyim, KIBRIS’TA BARIŞ VE ÇÖZÜMÜN, BİZİM YAŞAMSAL İHTİYACIMIZ OLDUĞUNU HİSSEDİP, KABUL ETMELİYİZ. Son ekonomik krizde bunu seslendirenler çoğaldı.

Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, bizlerde Kuzeydeki Rumların topraklarının işgaline alıştık.

Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal statükosunun geçmişi tam 58 yıl.

Bizim Kuzey Kıbrıs’ta oluşan statümüzün geçmişi ise 47 yaşında.

Sıkıntıları, günahı, vebaliyle biz bu statükoları hem sevdik, hem alıştık. Belki de alıştığımız için sevdiğimizi zannediyoruz.

***

Kendiliğindenliğine bırakılırsa Kıbrıs sorununun çözümü için adanın Kuzey ve Güneyinde ya da Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum toplumlarından tetikleyici, sürükleyici hamle asla olmaz.

Son dönemde bu daha net görüldü.

Ancak bu durum, Kıbrıs sorununun çözümüne gereksinim azaldı anlamını taşımaz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu