Erçin SahmaranManşet

“Dövize endeksli mevduat” günü kurtarır mı?

Türkiye’deki ekonomik istikrarsızlık, dövizin dalgalanması, TL’nin değer kaybı.

Genel olarak ekonomiyi, piyasaları, alım gücünü olumsuz olarak etkiledi.

Adeta “para pul oldu”.

Maaşlar eridi, asgari ücret, sefalet ücreti bile değil. Pahalılık, piyasanın denetimsizliği, devletin çare üretememesi. Tarihinde eşi benzeri yaşanmamış bir krizin ortasındayız. Fiyatlar an ve an değişiyor, hatta bazı ürünleri fiyat istikrarsızlığı sebebiyle bulmakta bile zorlanıyorsunuz. Tüp fiyatları, elektrik faturaları ile yarışıyor. Kışı hissettiğimiz bu günlerde, ısınmak artık lüks oldu. Akaryakıt, elektrik, tüp, yaşamsal olarak en fazla ihtiyaç duyulan, ama maliyeti en yüksek konular.

Türk Lirasının değer kaybı kaynaklı fakirleşme, toplumu etkilerken, fırsatçılar da tabi ki boş durmuyor. Bu durum kısa sürede düzelir mi? Ya da en azından alım gücü artırılabilir mi, piyasa ucuzlatılabilir mi? Mutlaka yapılacak olanlar vardır.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Tasarruflarını değerlendirirken kurdaki yükselişten kaynaklanan kaygılarını gidermek isteyen vatandaşlarımıza yeni bir finansal alternatif sunuyoruz” diyerek açıkladığı yeni adımlar, Türk Lirası’nın dün akşam saatlerinde hızla değer kazanmasını sağladı.”

Kısaca, “Bu adımların arasında bankadaki TL mevduat hesaplarının getirisinin döviz getirisi altında kalması durumunda, aradaki farkın vatandaşlara ödenecek olması ve ihracatçılara Merkez Bankası tarafından ileri vadeli kur rakamı verilmesi var.”

Bunlar KKTC de heyecan yaratan bir açıklama idi. Çünkü TL’nin değer kaybı, dövizin yarattığı istikrarsızlık ve pahalılık, TL’nin değer kazanmasına yönelik beklentiler, son zamanların tek konusu. Peki, bu yeni alternatif politika sürdürülebilir mi?

Kur farkından dolayı, TL parasını, mevduatını, dövize yatıranlar, ciddi kayıplar yaşıyor.

Türkiye kamuoyunda, görüşlerine değer verilen bazı uzmanlar özetle şunları söylüyor; “Kurlar yavaş da olsa artmaya devam edecek. Bu önlemler ve politika kısa süreli günü kurtarabilir, ama uzun vadede bir belirsizlik yaşanacak. Bu para arzından aynı tutarda artış demektir ve çok ciddi enflasyonist etkisi olur, sürdürülemez. Kamu maliyesinin yükü artacak, kur farkında oluşacak miktarın ödenmesi vatandaşa yeni bir vergi yükü olarak mı dönecek? Kur artışıyla faiz arasındaki farkın kim tarafından, hangi kaynakla ödenecek, bu da belirsiz.”

Bu yeni uygulamayı özetleyen görüşlerde var; “Türk Lirası mevduat sahiplerinin kur farkından olan zararı, Türkiye vatandaşlarına yüklenecek. TL’den kaçmayın diye size dövize endeksli enstrüman sunuyoruz’ diyen krizi çözebilir mi, derinleştirir mi?”.

Söylediğim gibi Türk Lirası ile ilgili her türlü gelişme bizi de ilgilendiriyor. Yeni bir uygulama deneniyor, zaman içinde hem ekonomik hem de siyasi sonuçları ortaya çıkacak.

Bunlar uzun vadeli mi, günü kurtarma mı, göreceğiz. Göreceğimiz bir başka gerçek de, TL değer kaybederken artan fiyatlar, TL değer kazanırken düşecek mi?

Döviz artışına bağlanan, başta akaryakıt, tüp gaz, ilaç, tüketim maddelerinin fiyatları da düşecek mi? Tüm bunlar bizim yapabileceklerimizi sınırlamamalı, bekletmemeli, zamana yayılmamalı, çünkü ekonomik yangın büyüyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu