DünyaHasan HasturerManşet

Desmond Tutu… Barışçıl mücadelenin evrensel simgelerindendi…

Dünya tarihinde, ırkçı temelde, faşizan, iktidarlar çok oldu.

Dünya genelinde belki sayıları çok değilmiş gibi görünür ama insanlığa verdikleri zarar çok olmuştur.

Güney Afrika’da beyaz azınlık tarafından siyahlara uygulanan ayrımcılık rejimine (apartheid) karşı mücadelenin en zor mücadelelerden biridir.

Ünlü insan hakları savunucusu, din adamı Desmond Tutu, o zor mücadelenin barışçıl sürdürülmesini sonuna kadar savunduğu için 1984 yılında Nobel Barış Ödülüne layık görülmüştü.

***

Desmond Tutu, dün 90 yaşında, yaşama gözlerini yumdu.

Kısmet oldu Desmond Tutu’yu yakından gördüm.

Aynı çatı altında bulundum.

Dünya siyasetinde önemli konumlarda bulunduktan sonra siyasete veda eden ama boş durmak istemeyenlerden biriydi.

“Küresel ihtiyar heyeti” olarak adlandırılan “The Elders”,  grubunun aktif isimlerdendi. 2008 yılında eski ABD Başkanı Jimmy Carter ve eski Cezayir Dışişleri Bakanı Lakhdar Brahimi’nin yer aldığı grupla adaya gelip, liderler ve sivil toplum temsilcileriyle görüşmelerde hazır bulunmuştu.

***

Ölümü sonrası, dünyanın tüm önde gelen ajansları, ölümünü öne çıkan haberler arasında duyurdu.

Tutu’nun görevi, Güney Afrika’da apartheid, rejiminin sonlanmasıyla bitmedi.

Bu bağlamda dün servis edilen haberlerdeki şu bölümü sizlerle paylaşmak isterim:

“ 1990’larda Güney Afrika’da apartheid rejiminin kalkması sonrasında da Tutu siyahlarla beyazlar arasında uzlaşmanın savunucusu oldu. 1994 yılında ülkedeki ilk demokratik seçimler sonrasında, Tutu’nun ülkedeki tüm renkleri kapsamak için ortaya attığı “gökkuşağı ulusu” kavramı kamuoyunda bir hayli popüler hale geldi.

Tutu, 1996’da apartheid rejimi suçlarını araştırmak için kurulan hakikat ve uzlaşma komisyonunun başkanlığını üstlendi. İktidardaki Afrika Ulusal Kongresi’nin komisyonun raporunu yayınlamasına engel olmaya çalışması üzerine Tutu partiyi de eleştirmiş ve “Bütün hayatım boyunca tiranlığa karşı, yerine yeni bir tiranlık gelsin diye mücadele etmedim. Ve eğer Güney Afrika’da yeni bir tiranlık olacaksa ona karşı da mücadele ederim” demişti.”

***

(Fotoğraf: Erol UYSAL)

Desmond Tutu’nun ölümüyle dünya, çok değerli bir barış insanını yitirmiştir.

Yeri doldurulur mu?

Gandhi’nin yeri doldurulamadığı gibi Desmond Tutu’nun yeri de doldurulamayacak.

Ancak, verdiği mücadelenin barışçıl çizgideki istikrarı, dünyanın her yerinde okullardaki ders olarak okutulacak kadar önemlidir.

Keşke bizim Eğitim Bakanlığımız, en azından okullarda Desmond Tutu, konferanslarının verilmesini, belgesellerinin gösterilmesini organize etse.

Ne kaybederiz?

Hiçbir şey kaybetmeyiz

Tam tersi kazanırız.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu