Derviş DoganManşet

Partiler üstü ortak akıl.

İçinde bulunduğumuz seçim sürecinde seçime katılacak tüm siyasi partilerin öncelikli olarak uygulanacak ekonomik politikaları birlikte oluşturup  mutabakat sağlamaları gerekiyor ki, seçim sonrası iktidara gelen kim olursa olsun bu politikaların istikrarlı ve toplum destekli devamlılığı sağlansın.

Türkiye’den KKTC’ye ihracatın yıllar sonra Dolar yerine Türk Lirası ile yapılmasına dönük çalışmaların hızlanmış olması sevindirici bir haber..

Ve fakat bunu artık görmek istiyoruz.

Elle tutulur,gözle görülür icraatlarla..

Zira bu absürt durum bunca zamandır bir türlü çözülmedi.Yıllardır ha çözüldü,ha çözülüyor, ha talimat verildi,veriliyor derken uygulama aynı şekilde işlemeye devam etti.

Bu uygulamanın bunca yıldır Dolar üzerinden devam etmesinin nedeni nedir?

Ha şunu biliyoruz ki Türkiye’de ihracat ve ithalat büyük oranda Dolar üzerinden gerçekleşiyor. Ekim 2019 yapılan bir tespite göre  mevcut dış ticarette kullanılan %52.8 ABD DOLARI, %39.7 EURO ve %2.6 STERLİN kullanılırken, TL’nin ise bu oranda  payı sadece %4.9 olarak belirtiliyor.

Yani bu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne özgü bir dış ticaret uygulaması değil.

Lakin bu yönde bir iyileştirmenin Kuzey Kıbrıs’a ihraç edilen ürünler üzerinde piyasa maliyetlerini ucuzlatacak olması son derece olumlu. Tabi bu uygulama sözde kalmaz hayat bulursa. Bunu bunca yılda maalesef başaramadık. Oysa doğru ihtiyaçları tespit ederek, etkin diplomasi anlayışı ile çözülmesi elzem olan bir çok konuyu çözmek mümkünken, maalesef gelen,giden iktidarların böyle bir çaba ortaya koymaması,ya da yeterince sorunlara odaklanmaması bugün karşımızda birer engel olarak duruyor. Nitekim bugün bu sorunlar hayatın her alanına sirayet ediyor.Şunu artık çok açık bir şekilde görüyoruz ki mevcut anlayışın oluşturduğu sistem çökmüştür. Dolayısıyla yeni bir anlayışı kimseyi ötekileştirmeden hep birlikte tesis etmek zorundayız.

Kaldı ki biz bunu başaramazsak kimse bizim için böyle bir adım atmayacak.

Ülkemizde ise bu anlamda  yapılacaklar belli. Kimsenin bizim için şapkadan tavşan çıkarmasını bekleyecek bir durumda da değiliz. Aklın yolundan giderek elzem olan ihtiyaçları önümüze koyarak ortak akılla siyaset üstü bir yol haritası belirlemek durumundayız.

Ha bunun için ne yapılabilir?

İçinde bulunduğumuz seçim sürecinde seçime katılacak tüm siyasi partilerin öncelikli olarak uygulanacak ekonomik politikaları birlikte oluşturup  mutabakat sağlamaları gerekiyor ki, seçim sonrası iktidara gelen kim olursa olsun bu politikaların istikrarlı ve toplum destekli devamlılığı sağlansın.

Pandemi koşullarının yarattığı olumsuz etkileri azaltmanın tek yolu birlikte hareket etme becerisini ortaya koymaktır.

Zira ülkenin içinde bulunduğu ekonomik açmazlar ne tek başına “X” partinin sorunudur, ne“Y” partinin ne de diğer siyasi partilerin!!

Sorun toplumsaldır.

Ve bu sorunun çözümü ortak akıldadır.

Biz bu sorunların üstesinden gelebilecek bilgi ve beceriye sahip bir toplumuz.

Yeter ki bunu yapabileceğimize inanalım.

“Kendine inanmaya başlayana kadar kendine ait bir yaşamın olmayacak.”

(Rocky IV, 2006)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu