Hasan HasturerKıbrısManşet

Öğretmenlerin, sınavları bugün başlıyor…

Bugün ortaöğretimde sınavlar başlıyor. Bu sınav sonuçları, öğrencilerin mi, öğretmenlerin mi, eğitim sisteminin mi, ya da Eğitim Bakanlığının başarısını mı ortaya çıkaracak? Yaratıcılığın olabildiğince geniş olması gereken eğitimde de statüko vardır. Eğitim, kağıt üzerinde öğrenci odaklıdır. Yaşanan sıkıntıların pek çoğunun altında, eğitimin gerçek anlamda öğrenci odaklı olmaması yatıyor. Bugün başlayacak sınavların sonuçları, KKTC genelinde ve tüm yaş gruplarında durumun ne olduğunu gösterecek. Tabii görmek isteyenlere.

Bana, “Hasan Hoca” denildiğini duyanlardan, öğretmen kökenli olduğumu bilmeyenler, “Nereden nereye Hasan Hoca?” diye sorarlar.

18 yıl ilkokul öğretmenliği yaptım.

Kamudan emekliliğim öncesi Eğitim Bakanlığında Müdürlük, Başbakan Yardımcılığından Koordinatörlük görevlerinde bulundum.

Yüksek tahsilim en genel anlamıyla eğitim ve meslek edinme bağlamında öğretmenlik üzerine oldu.

***

Şimdiki uygulamayı bilmem.

Bizim öğretmenlik yıllarımızda mutlaka her yıl, müfettiş gelir ve bizi sınıfta teftiş ederdi.

Şema defterimiz vardı, kocaman.

Her hafta, hangi derste hangi konuların işleneceği yazılıydı.

Müfettiş, o defterimizi inceleyerek işlediğimiz konuları öğrenirdi.

Sonra sınıf öğretmeni sınıfın arkasına oturur, müfettiş sınıfı devralırdı.

En yalın tanımlamayla, sınıfı imtihana tutardı.

Öğrencilerin performansıyla, öğretmeninin başarısını belirlerdi.

Öğretmenin, hangi konuları işlediğinin önemi sınırlıydı. Önemli olan çocukların ne kadar öğrendiğiydi.

Çocuklar ya da çocukların bir kısmı temelde öğrenmesi gerekenleri bilmiyorsa, öğretmenin o konuları sınıfta işlemesinin bir anlamı neredeyse yoktu.

Bunu bilen öğretmen ne yapardı?

Tek tek çocukların öğrenip öğrenmediğini kontrol eder, öğrenemeyen çocuklara da öğretmek için özel çaba harcardı.

İşte o noktada, tek tek öğrenci odaklı öğretim hayat buluyordu.

***

Sınavlar sadece öğrencilerin başarısını ölçmez.

Hatta öğrencilerden önce, öğretmenlerin başarısını da ölçer.

Kaç kez anımsattık.

Pandemi nedeniyle, eğitimde, örgün öğretim kurumlarında, okullarımızda ciddi aksamalar yaşandı, yaşamaya da devam ediyor.

Bu koşullarda kimse, ama hiç kimse, her şey normalmiş gibi davranamaz.

Normal davranılamaz, çünkü süreç normal yaşanmıyor.

***

Sadece biz mi etkileniyoruz?

Hayır, tüm dünya etkileniyor.

Etkilenmenin farkında oldukları için, çare arıyorlar…

Okulların kapanmaması, yüz yüze eğitimin devam etmesi ağır basan görüştür.

Hatta bir görüşe göre, bulaş riski düşünülerek yüz yüze eğitime ara vermek yerine, velilerden imkanı olanların, az hareketle işlerini evden yapmasının daha doğru olacağı düşünülüyor.

***

Eğitimde de derinlikten yoksun, günlük düşünce egemendir.

Eğitim Bakanlığı, eğitimde bilgi sahibi, nitelikli, analitik düşünüp, yaratıcı fikirler üreten bir grup insanı bir araya getirmiş olsaydı, sarsıntılı, sıkıntılı yapı daha az zararla aşılabilirdi.

***

Bugün ortaöğretimde sınavlar başlıyor.

Bu sınav sonuçları, öğrencilerin mi, öğretmenlerin mi, eğitim sisteminin mi, ya da Eğitim Bakanlığının başarısını mı ortaya çıkaracak?

Yaratıcılığın olabildiğince geniş olması gereken eğitimde de statüko vardır.

Eğitim, kağıt üzerinde öğrenci odaklıdır.

Yaşanan sıkıntıların pek çoğunun altında, eğitimin gerçek anlamda öğrenci odaklı olmaması yatıyor.

Bugün başlayacak sınavların sonuçları, KKTC genelinde ve tüm yaş gruplarında durumun ne olduğunu gösterecek.

Tabii görmek isteyenlere.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu