Derviş DoganManşet

Bu heyecanın topluma sağladığı fayda nedir?

Lafla değil,vaatlerle değil,gerçekçi  somut ayakları yere basan elle tutulur,gözle görülür icraatları görmek gerekiyor. İşte tam da bu nedenle Sayın Sucuoğlu’nun Ankara heyecanı tek başına bize toplumsal bir fayda sağlamıyor.

Sığ bir tartışma ortamı olmuştu Faiz Sucuoğlu’nun UBP Genel Başkanlığına seçilmesi ve akabinde de başbakan olmasıyla başlayan süreçte Türkiye’den davet almadığı hatta AKP iktidarı ile arasının bozuk olduğu yönündeki söylentiler! Faiz Bey de belli ki bu tartışmaların ister istemez bir tarafı olmuştu.

Nitekim gereksizce Türkiye’deki iktidar ile bir sorunu olmadığını her fırsatta dile getiriyordu. Sonrası malum.

Faiz Bey’in özlemle beklediği bu davet nihayet önceki gün geldi. Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan.. Başbakan olduktan tam 2 ay sonra gelen bu davet Faiz Bey’i ziyadesiyle mutlu etti. Velhasıl Başbakan Sayın Faiz Sucuoğlu yakın çalışma ekibini de yanına alarak Ankara’ya gitti, Anıtkabir ziyaretinden sonra sırasıyla önce Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkan Yardımcısı Sayın Fuat Oktay ve akabinde de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi.

Bu görüşmelerden sonra ise Başbakan Sucuoğlu şu açıklamaları yaptı:

“İki gündür Ankara’da inanılmaz bir ilgi gördük, destek aldık. Fikirlerimize paralel düşünceler gördük. İnanılmaz heyecanlı geldik, daha da inanılmaz heyecanlı dönüyoruz.”

İsterseniz gelin “inanılmaz ilgi” konusundan başlayalım..

Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri daha önceki KKTC yetkili makamlarını kabulde yaptıkları uygulamanın aynısını yaptılar Sayın Sucuoğlu’na.. Dolayısıyla bu ilgi alaka  Sayın Sucuoğlu özelinde yapılan bir şey değil. Nitekim KKTC Başbakanı Sucuoğlu değil de bir başkası olsaydı, Türkiye yetkili makamlarının uygulayacağı prosedür yine aynı olacaktı.. Zira bugüne kadar bu hep böyle olmuştur. Ne bir eksik ne de bir fazla!

Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri Türkiye’ye giden KKTC makamlarını en iyi şekilde ağırlamışlardır.

Başka ne diyor Başbakan Faiz Sucuoğlu?

“Hem Erdoğan’dan hem de Oktay’dan iki devletli çözüm konusunda tam destek aldık. Yakında bu süreçle ilgili ileri adımlar atılacak.”

“İki devletli çözüm” hade hazırda zaten Türkiye’nin yeni Kıbrıs politikası kapsamında  ortaya attığı bir tezdir.

Yani bu politika UBP’nin özelinde Başbakan Sucuoğlu kabinesinin büyük uğraşla kabul ettirdiği bir politika değil. Ha şu vardır,Türkiye’nin vizyona koyduğu bu politikaya doğru/yanlış destek veriyorlar UBP ve bazı partiler. Elbette bu olabilir.

Ve fakat şunu da unutmamak gerekiyor, hatırlayacaksınız 2000 yılından sonra Türkiye’de  iktidara gelen AKP’nin o dönemin koşullarında oluşturduğu Kıbrıs politikası “federal çözüm” odaklı idi..

Bugün ise “iki ayrı devlet”

Politikalar koşullar farklılaştıkça değişebilir.

Hoş yarın bir gün Türkiye koşullar yine  değişti “iki ayrı devlet” politikasından vazgeçtim dese, Başbakan Faiz Sucuoğlu biz “iki ayrı egemen devlet” politikasında ısrarcıyız diyebilecek mi Türkiye’nin bu tavrına karşılık?

Hayır!

Gıkını bile çıkarmayacak..

Bunu hepimiz gayet biliyoruz..

Dolayısıyla Faiz Bey’in aldığı rutin davet üzerine gerçekleştirdiği Ankara temaslarına gereğinden fazla anlam yüklemek gerçekçi değil. O halde şunu ifade etmek mümkün mü? Bugüne kadar KKTC yetkili makamlarının Türkiye’ye yaptıkları resmi ziyaret sonrası kötü izlenimlerle ayrıldıklarını gören duyan olmadı.

Peki bütün bunlar karın doyurur mu?

Yani Sayın Sucuoğlu’nun Ankara’dan heyecanlı ve motivasyonlu ayrılması ile toplumsal sorunlarımız çözüme kavuşuyor mu? Sağlıkta yaşanan tıkanma,ekonominin içinde olduğu darboğaz,eğitimdeki kaotik ortam ortadan kalkacak mı?

Raftaki ürünün fiyatı normal seyrine dönecek mi?

Halkın alım gücü iyileştirilecek mi?

Sıfır sıfır elde var sıfır dediğinizi duyar gibiyim.

Peki var mı bu sorulara seçim vaatleri ötesinde verebilecekleri bir cevap?

Bence yok.

Dolayısıyla lafla değil,vaatlerle değil,gerçekçi  somut ayakları yere basan elle tutulur,gözle görülür icraatları görmek gerekiyor. İşte tam da bu nedenle Sayın Sucuoğlu’nun Ankara heyecanı tek başına bize toplumsal bir fayda sağlamıyor.

Ha Kıbrıs sorunundaki iki devlet politikası konusuna gelince, BM kararları bağlayıcılığı, uluslararası hukukun gerçekliği ve Kıbrıs sorununa doğrudan taraf olan diğer aktörlerin düşüncelerini görmezden gelerek politika belirlemek sorunun kalıcılığını sağlar.. Ki bugün bunu bir asırlık hariciye tecrübesiyle en iyi Türkiye bilir.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu