Erçin SahmaranManşet

Karantina

Hayatımın her anını planlayan biriyim. Ne saat ne yapacağım, genel olarak bellidir. Mecburiyetten olan bu süreç, belli bir amaç için ve kaçınılmaz olarak hayatımı kısıtladı. En küçük ve basit şeyleri bile yapmaktan uzak tuttu. Geride bıraktığımız hafta böyle geçti. Bu süre, bazı konuları daha iyi anlamak açısından fırsat oldu.

Öncelikle, tanıma bir bakalım; “Karantina, bulaşıcı bir hastalığa maruz kalan şüpheli durumdaki insan ve hayvanları, hastalığın en uzun kuluçka devresine eşit bir süre kimse ile temas ettirmemek suretiyle alınan tedbirsel faaliyetlerin tümü, sağlık yalıtımı.”

Konumuz malum, Covıd-19, pandemi, iki yılı aşkın süredir, tüm dünyayı etkileyen salgın. Aşı takvimine uyan, kişisel tedbirlerini alan, mümkün mertebe koruyan ve korunan biri olarak, 17 Ocak tarihli PCR test sonucum “pozitif” olarak sonuçlanmıştı.

Hafif gribal belirtiyle başlatan süreç, gittikçe hafifledi ve çok ağır semptom göstermeden tamamlandı. Son PCR testim “negatif” sonuç verdi. Yaklaşık bir haftalık ev karantina sürecim de bitti. Bu süreç zor mu, elbette zor. Hastalık seyrinden çok, karantina da olmak, izole kalmak, belki de en zoru. Biriyle konuşmanın, belirlenen sınırların dışına çıkamamanın, arabayla küçük bir gezintinin bile lüks olduğu bir süreç.

Hayatımın her anını planlayan biriyim. Ne saat ne yapacağım, genel olarak bellidir. Mecburiyetten olan bu süreç, belli bir amaç için ve kaçınılmaz olarak hayatımı kısıtladı.

En küçük ve basit şeyleri bile yapmaktan uzak tuttu. Geride bıraktığımız hafta böyle geçti. Bu süre, bazı konuları daha iyi anlamak açısından fırsat oldu.

Ne kadar boş şeyler için üzülüp, ne kadar küçük konuları büyütüyormuşuz. Bir odaya kapanmak, sevdiklerinle bir kahve bile içememek, ağız tadıyla bir futbol maçı izleyememek, korkmak, başkalarını hasta etmekten tedirgin olmak, bir bakkala, eczaneye bile gidememek, birileri tarafından takip edilmek.

İlk defa bir seçim oy kullanamadım. Bu bir şekilde organize edilebilirdi, edilmeliydi.

Birçok insan sandığa gidemedi, ama oy kullanmalarına imkân da sağlanmadı. Yaklaşık 14 yıldır, her seçim gecesi TV programlarında görevli idim. Bu seçim bu da olmadı.

Gerçekten çok zormuş. Pandeminin seyri nereye gider bilemem. Ama hafife almak en kötüsüdür. Sağlık açısından yarattığı stres bir yana, özgürlüğünüzün kısıtlanması, çok daha farklı bir sorun. Kolay olmadı ama atlattım, bitirdim. Hayatın her ayrıntısını daha da dikkate almak gerek.

Ve bir Nazım Hikmet şiiri var ki, bolca okudum;

Bugün pazar

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün,

Bu kadar benden uzak, bu kadar geniş,

Bu kadar mavi olduğuna şaşarak,

Kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum,

Dayadım sırtımı duvara,

Bu anda ne düşmek dalgalara,

Bu anda ne kavga ne hürriyet,

Bu anda ne düşmek dalgalara,

Bu anda ne hürriyet ne karım,

Toprak, güneş ve ben.

Bahtiyarım.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu