KıbrısManşet

Mehmet Harmancı: 51/1995 sayılı Belediyeler Yasası’nda kapsamlı bir reform şart

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı, yerel yönetimler reformuna ilişkin olarak sosyal medya üzerinden bir açıklama yaptı.

Harmancı, “Dünyada yerel yönetimler reformu; sadece nüfus veya coğrafik alan üzerinden belediyelerin birleştirilmesini değil, halka en iyi hizmetin sunulabilmesi ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi için merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında yetki ve sorumluluk paylaşımı, yerel yönetimlerin kaynak yaratma imkanları gibi konuları merkeze aldı. Ve reformlar, bilimsel analiz ile hazırlık çalışmalarını içeren katılımcı ve şeffaf süreçler sonunda gerçekleştirildi” dedi.

Harmancı, “Reform ihtiyacı, belediyelerin yaşadığı ekonomik zorluklar sebep gösterilerek yıllardır ülkemizde de konuşulsa da, doğru çözümleri ortaya koyabilmek için gerekli olan bilimsel verilere dayalı sorun tespiti, analizi ve çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir hazırlık çalışması yapılmadı. Bununla birlikte, reformdan direk etkilenecek olan belediyelerin, belediye meclislerinin ve bölge halklarının geri bildirimlerinin alınıp reform tasarısına entegre edildiği katılımcı bir süreç de yaşanmadı” ifadelerini kullandı.

Harmancı, ülke gündemini meşgul eden Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı temelinde, belediyelerin siyasi, idari ve finansal bağımsızlığını teminat altına alacak bir reformdan çok uzak olduğunu vurguladı.

“51/1995 SAYILI BELEDİYELER YASASI’NDA KAPSAMLI BİR REFORM ŞART”

LTB Başkanı Mehmet Harmancı, “Mevcut tasarı, gerekçeleri bilimsel veriler ışığında ve şeffaf bir şekilde detaylandırılmamış sadece nüfus kriteri üzerinden, belediyelerin ve halkın desteğini almadan uygulanmaya çalışılan bir “birleştirme” projesidir. Halbuki etkin, verimli, demokratik ve sürdürülebilir belediyelerin oluşturulması için 51/1995 sayılı Belediyeler Yasası’nda kapsamlı bir reform şarttır” diye konuştu.

Harmancı, açıklamasının devamında ise şunları söyledi:

“Ülkemizde belediyelerin tek düze olmayan yapıları dikkate alınarak; büyüklük, yetkiler, özerklik derecesi, mali düzenlemeler ve çalışma şekli gibi faktörlerin her belediyede ayrı ayrı nasıl sonuçlar doğurduğuyla ilgili detaylı bir hazırlık çalışmasına ihtiyaç vardır. Bir yandan ölçek sorunu bazı belediyeler için geçerli olabilirken, başka belediyeler için yetki paylaşımı ve mali özerklikle ilgili sınırlamalar mali yapı, etkin hizmet sunumu ve yerel demokrasi açısından temel sorunlardır.

Hedef Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı çerçevesinde belirtildiği gibi yerel yönetimlerin yetki ve kapasitelerini artırmak, böylece yerinden yönetimi ve yerel demokrasiyi güçlendirmek ise, reform tartışmasının da sadece belediye sayıları veya katı nüfus kotaları üzerinden değil belediyelerin yetki alanlarının ve bu sorumlulukları yerine getirmelerini sağlayacak kaynakları yaratma kapasitelerinin genişletilmesi üzerinden yürütülmesi gerekir.

Belediyelerde birleştirilmeye gidilip gidilmeyeceğine, gidilecekse bunun hangi kriterlere göre yapılacağına ancak belediyelerin bu yetki ve kapasiteye nasıl sahip olabileceğini ortaya koyacak gerekli bilimsel araştırma ve analizlerin sonucunda karar verilmelidir.

*1985 yılında Avrupa Konseyi tarafından tüm üye ülkelerin imzasına sunulan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, Avrupa genelinde yerel yönetimlerle ilgili tüm meselelerde temel yol gösterici metindir.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu