Hasan HasturerKıbrısManşet

Kıbrıs Türkü, daha da FA-KİR-LEŞ-ME-ME-MELİ…

Sürpriz bir aksilik olmazsa, KKTC-Türkiye 2022 İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü bu gün Ankara’da imzalanacak.

İmza aşamasına getirilen Protokol, devlet sırrı gibi saklanıyor.

İçeriğin saklanması, tek başına büyük bir yanlış.

İnsanların aklına ilk gelen, “Saklandığına göre, içerik halkı memnun etmeyecek.”

Bu satırların yazarı olarak içerikle ilgili, iyimser değilim.

İçeriğin KKTC’yi kurumsal olarak, halkı da tek tek daha iyi günlere taşıyacağına inancım çok zayıf.

“İnancım çok zayıf” yerine, “İnancım hiç yok” da yazabilirdim.

***

Kıbrıs Türk Hakkı, uzun süredir, adım adım gerileyerek fakirleşiyor.

Eskiden fakirleşirken, yoksulluktan bahsedilirdi, şimdi AÇLIKTAN BAHSEDİLİYOR.

Her yaş grubundan insanımızın, Kuzey Kıbrıs’ı terk edip, başka ülkelerde gelecek araması, ya da aramayı düşünmesi sadece KKTC’yi yönetenleri değil, Ankara’yı da düşündürmelidir.

***

1974 Barış Harekatı sonrası, “Askeri başarı, ekonomik başarıyla bütünleştirilmelidir” demişti dönemin Başbakanı Bülent Ecevit.

Aradan 48 yıl geçti.

Ekonomik başarı da, siyasi başarı da göremedik.

Geçen süre içinde, çıkar temin eden siyasilerin, koruma ve desteğiyle dünya ölçeklerinde zenginler yaratılırken, hem devlet, hem de halk fakirleştirildi.

***

KKTC’de resmi para birimi Türk Lirası.

Ancak, Sterlin’in hakimiyeti, ilan edilmemiş para birimi olması engellenemedi.

Devlet, gelirlerinin önemli bölümü Sterlin’e endeksli hesaplanıyor. Böyle olduğu için de devletin bazı gelirleri, TL olarak beklenenin üzerinde oluyor.

Hade bir küçük bilgi paylaşımı..

On yıl önce 1 Sterlin 2.68 TL’ydi.

Peki şimdi?

1 Sterlin eşittir, 19.14 TL.

TL’nin sterlin karşısında 10 yıllık değer kaybı yüzde 568,78…

***

TL, kullandığımız için, her devalüasyon, satın alma gücümüzü, geriletiyor, fakirleşiyoruz…

Kuzey Kıbrıs ve Ankara’da siyasi erki elinde bulunduranlar, bir gerçek olsa bile, “TL yüzünden fakirleşiyoruz” söylemlerine fırsat yaratmamalıdır.

Ya da var olan olumsuz durumu, gidermenin yollarını bulmalıdır.

Bu ne çok zordur, ne de imkansız.

Yeter ki, bu durumun, düzeltilmesi gereken bir olumsuzluk olduğu, uygun bir dille Ankara’ya anlatılsın.

Bu satırların yazarı olarak, çekinmeden, korkmadan anlatılırsa,  en başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından anlaşılacağına içtenlikle inanıyorum.

***

Rumlar, Kuzey’e geçip arabalarının yakıt depolarını, hava atarak dolduracak, Kıbrıslı Türkler, aynı yakıt istasyonundan, utana utana 100 – 150 TL’lik yakıt alacak.

Rumlar, Kuzey’e geçip marketlerden, arabalarının bağajını, dolduracak kadar alış – veriş yapacak, Kıbrıslı Türklerin çok ciddi çoğunluğu, bir poşet dolduracak kadar alış – verişi zor yapacak.

Domatesi, salatalığı, meyveyi kiloyla değil, taneyle alacak…

Bunun psikolojik yıkım etkisinin ne olduğunu bilmeyenler öğrensin?

***

İmzalanacak protokolle, hayat pahalılığı ödeneği dondurulacakmış…

Bunu düşünenler çok yanlış düşünür.

Konuşulup protokole yazılması gereken şudur: “Hayat pahalılığı ödeneği, her ay uygulanacak…”

***

Üstüne basa basa yazayım.

Kıbrıs Türkü, daha da FA-KİR-LEŞ-ME-ME-MELİ…

Yazıp söylediklerimizi, anlamazlıktan gelenler, toplumsal bütünlüğümüzün erozyona uğramasının, suçluları arasında olacaktır.

Bizde uyarması…

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu