Erçin SahmaranManşet

Bu faturaları kimse ödeyemez!

En tepeden, en aşağıya kadar.

Herkesin ciddiyetini takınıp, kendine gelmesi gerek.

Şöyle veya böyle, kurumsallaştıramadığımız bir yapımız var.

Bu kurumsal yapının daha iyi olması da, daha kötü olması da tamamen yönetsel bir meseledir.

Siz kendinizi önemsemez, ciddiye almaz, şaka gibi, komik bir yaklaşımla, günü kurtarma odaklı, idare etme sistemi üzerine kurulmuş bu düzeni aynen devam ettirmek isterseniz, tabi ki kimse sizin için kendini zorlamaz.

Önce siz, biz, hepimiz düzelmesi gerekenleri iyi belirleyip, düzeltme yoluna gitmeliyiz.

Aynı tas, aynı hamam, kimse dokunmadığı sürece aynı düzen kalsın, ancak hep başkaları değişsin, bu anlayış, doğru bir anlayış değil.

Elektrik enerjisi ile ilgili ciddi sorunlarımız var.

En başta bunu kabul edelim.

Şunu da bilmemiz gerek, hatta şart.

Elektrik konusu bu şekilde devam etmez, etmemeli.

Eylemlerin, dozu, süresi, etkinliği her ne kadar olursa olsun.

KIB-TEK için çözüm değildir.

Ne eylemler, ne de yüksek elektrik faturaları, elektrik sorununun çözümüne katkı koymuyor, koymayacak.

Varılan uzlaşı, anlaşılan metin, imzalanan belgeler, sadece günü kurtarmak.

Ortada tek bir gerçek var, herkes bu açıdan bakmalı, bu gerçeği kabul etmeli.

Bu elektrik faturalarını kimse öde-ye-mez.    Kurumlar korunmalıdır, sahip çıkılmalıdır.

Ancak zorbalıkla, baskıyla, tepki gören adımlarla bunu sağlamaya çalışmak, son derece çağ dışı.

Halka yaslanmayan, toplumsal tepkiyi karşısına değil, yanına almayan hiçbir hareket başarılı olamaz.

Ne kadar haklı olunursa olunsun, doğru zamanda, doğru adımlar atılmazsa, haklılığı savunma şekli de haksız duruma düşürebilir.

KIB-TEK veya EL-SEN, ya da ilgili kim varsa, en başta toplumun bu kadar kalitesiz elektrik enerjisine, üstelik sürekliliği olmayan bir şekilde ulaşmasını dert edinmeli.

Kalite ve devamlılığı sağlayacak adımlarda öncü olmalı.

Kuruma sahip çıkmak, en başta bunları olumsuz etkileyen olayları engellemekle olur.

Toplumun tepkisini alacak, desteğini zedeleyecek her türlü adımdan uzak durmak gerekiyor.

Elektrik konusu deyim yerinde ise “kabak tadı verdi” gerçekten bu işin “suyu” çıktı.

Toplum olarak bu durumu hak etmiyoruz.

Yakındır, kimse bu kadar kötü elektrik hizmetine, bu kadar fahiş fiyatları ödemez, ödeyemez, ödemeyecek.

Günü kurtaralım derken, zarar daha da büyüyecek.

Asgari ücretli, sosyal yardımla geçinen kesimler, sesini duyuramayan insanlar ve genel olarak bu halk, mümkün değildir, bu faturaların altından kalkamaz.

Bir çaresi mutlaka olmalıdır.

Hükümet, popülizm değil, gerçek anlamda reform iddiasında ise, belediyelerden değil, elektrik konusundan başlamalı ve cesur adımlar atmalıdır.

Nisan ve mayıs ayları elektrik tüketiminin sistemi zorlamadığı aylardır.

Haziran ayı itibarı ile ülke hem iklimsel, hem de şişkin faturalarla cayır cayır yanacak.

Şimdiden bunu görmek zor değil.

Günü gelince bu konu yine alevlenecek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu