Hasan HasturerKıbrısManşet

UBP’de ki savaş, iktidar savaşından çok ötedir.

Bir zamanlar UBP’de parti içi iktidar savaşı yaşanırdı. Şimdi ki savaş iktidar savaşından çok ötedir. Bunu dıştan bakan biri olarak ben görebiliyorum da UBP’nin deneyimli isimleri, görmüyor mu? Görmemeleri mümkün değil. Gördüklerini de biliyorum.

Aşağıda okuyacağınız satırları dün sabah saat 11.00’de tamamladım. Dünkü gelişmeleri yakından izledim. Dün akşam 21.40’ta Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’la sekiz dakika telefonda konuştum. Son gelişmelerle birlikte yeni bir yazı yazabilirdim. Yeni yazı yazmadan, öğleden evvel yazdığımı yazımı, noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Budan sonrası dün sabah yazdıklarım

***

“ Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile ilgili yazılarımı bir araya getirsem, birden fazla kitap olur.

Tüm yazılarımı UBP’ye yararı dokunsun diye yazdım.

Neden?

Nedeni gayet açık.

UBP, çok partili siyasal yaşamımızda, çok önemli bir siyasi partidir.

Sadık seçmen sayısı en çok olan parti özelliği de, ayrıca önemlidir.

UBP, ne kadar huzurlu, ne kadar sağlıklıysa, Kuzey Kıbrıs’ta hayat o kadar huzurlu ve sağlıklıdır.

UBP’de parti içi demokrasi ne kadar sağlıklıysa, UBP’nin ülke demokrasisine katkısı da o kadar sağlıklı ve yüksek seviyededir.

UBP, sorunlar yaşadı mı, toplumsal yaşamımızda da sorunlar çok olur.

***

UBP, TALİMAT VE İTAAT PARTİSİDİR.

Talimat verenle, talimat alması gerekenler arasında iletişim sorunu varsa, UBP’de işler bozulur, bozulmadan öte tıkanır.

Tıpkı şimdi olduğu gibi.

UBP’de Derviş Eroğlu’ndan sonra bitmeyen bir parti içi iktidar savaşı vardır.

Ülkede iktidar koltuğuna yerleşmek isteyen UBP’liler, parti içinde iktidarı ele geçirmek zorunda olduklarını çok iyi bilir.

UBP’de parti yönetimini ele geçirenler, olası “darbe” yapıcıları yakın takibe alır.

Merkezin bilgisi dışında, bir araya gelmelere sıcak bakılmaz, adeta, “tehlikeli faaliyet” olarak görülür.

***

Faiz Sucuoğlu, tartışmasız bir üye desteğiyle UBP’ye genel başka seçildi.

Seçilirken, partinin “ağır topları” yanında oldu.

Hem de, “Çekilin Sucuoğlu’nun yanından” telkinlerine rağmen.

Gel görün ki, UBP’de sular hiç durulmadı.

3 Mart’ta 2. Sucuoğlu Hükümeti güven oyu aldı.

9 Mart’ta Oğuzhan Hasipoğlu, kurban edildi.

Sucuoğlu, o gün Oğuzhan Hasipoğlu’nun mu, yoksa kendinin ipini mi çekti?

Bir görüşe göre kendi ipini çekti.

UBP’de kabuk değişimi değil, kimlik, kişilik değişimi isteniyor.

Gitmesi istenilenlerin tümünün, istenmediklerinden haberi vardır.

Onlara, “kara haberi” bizzat Faiz Sucuoğlu verdi.

***

1975 yılında kurulan UBP, kuruluşundan bu yana en kritik dönemden geçiyor.

23 Ocak 2022 Erken Genel Seçimin öncesinde, UBP, istikrar için, tek başına iktidar olmasına yetecek oy desteği isterken, bu satırların yazarı olarak öz olarak şunu söylemiştim: “ Bırakın UBP, tek başına iktidar olsun. O gün UBP için sonun başlangıcı olacak.”

Bu sözleri salt hükümet performansıyla alakalı söylememiştim.

UBP’de iktidar savaşının ötesinde,  UBP’yi ele geçirme operasyonu vardır.

Bir zamanlar UBP’de parti içi iktidar savaşı yaşanırdı.

Şimdi ki savaş iktidar savaşından çok ötedir.

Bunu dıştan bakan biri olarak ben görebiliyorum da UBP’nin deneyimli isimleri, görmüyor mu?

Görmemeleri mümkün değil.

Gördüklerini de biliyorum.”

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu