Hasan HasturerKıbrısManşet

Cafer’e bezi kim getirecek?

Dün akşam saatleri.

Bilgisayarın başına, ya da karşısına geçtim.

Gün boyu, yazmak için kendimce listelediğim konuları aklımın süzgecinden geçirmeye başladım.

Telefonum çaldı.

Kayıtlı değildi arayan numara.

Yanıt vermek için, bildik numara olmasına dönük bir özenim yok.

Açtım telefonu.

Karşımdakiyle aramızda geçen iletişimi aktarayım.

-Hasan Bey, rahatsız ediyorsam özür dilerim.

-Rica ederim, rahatsız olmak ne demek?

-65 yaşındayım. Çok zor dönemler yaşadım. Hiçbir zaman bu kadar  kötü olmadık. Hiçbir zaman bu kadar kötü yönetimle baş başa kalmadık. Kıbrıs’ın içine resmen ettiler. ( Koyu koyu söyledi ancak daha yumuşak bir üslupla yazmayı tercih ettim.)

-Tepkinizi anlıyorum.

-Taa çocukluk yıllarımdan bir söz var mutlaka siz de bilirsiniz. S…. Cafer bez getir/ Oylanma tez getir… İçinde bulunduğumuz günler tam böyledir.

Tabii burada önemli olan oyalanmadan bezi kimin getireceğidir. Ya da bezi birileri gönderecekse, kime emanet ederek gönderecek.

***

İçinden geçmekte olduğumuz günler resmen toplumun sinirlerinin, asabiyetinin test edildiği günler.

Vatandaş, tam da bu dönemde ortaya çıkan hükümet sorununu anlayamıyor.

Kuzey Kıbrıs kelimenin tam anlamıyla yangın yeri.

“İstikrar”, deme şampiyonu UBP; kendi iç meselesiyle 2. Sucuoğlu hükümetinin sonlanmasına neden oldu. İstikrar diyenler, istikrasızlığı tetikliyor.

Bu noktada kimin ne söylediğinin çok da anlamı yoktur.

Hele UBP yönetiminin, neredeyse hiç yoktur.

UBP’de parti yönetiminin çoğunluk ya da parti içi destek sorunu olmaması gerekiyor.

Yüzde 61’lerde oy oranıyla seçilen bir genel başkanın, parti içi destek sorunu olamaz.

Ancak, Genel Merkez’de parti yetkili organları toplanırken, bina dışında da üyelerden destek isteme fikri kimin ya da kimlerin fikriyse ilginç

Hele, “DİK DUR EĞİLME” ile başlayan slogan, UBP tabanının en çok kullandığı slogan haline geldiyse çok daha ilginç.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, atılan bu sloganı üstüne almamış.

O zaman birileri çıkıp, UBP Genel Başkanı Faiz Sucuoğlu’na, “Üyeler kime karşı dik durmanız için çağrı yapıyor?” dese, yanıt ne olur.

***

İçinden geçtiğimiz bu günler biz gazeteciler açısından, “Çok bereketli”.

Gündemde ön sıralardan yer alan konuları taraflarıyla bağlantılı olarak, saygı duyarak kabullenemiyorum.

Ancak, gündeme sırtımızı dönmek de olası değil.

Bize, topluma bu günleri yaşatanlar, toplumun bu günleri yaşatanları hiçbir zaman saygı ile anmayacağını çok iyi bilsin.

UBP, tarihinde belki de ilk kez, UBP geçmişi uzun üyeler tarafında sosyal ortamlarda, kahvehanelerde savunulmuyor.

Bu durum hızla tedavi edilmezse, UBP’nin ödeyeceği fatura çok ağır olacak.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu