Derviş DoganManşet

Ağır bedeli halk ödüyor.

 

Rutine geri döndük.

Her akşam yine karanlıklara mahkum ediliyoruz. Gerekçe ise aynı.

Yatırım ve üretim yetersizliği deniyor.

Yatırımı yapılması gerekiyordu yapılmadı.

Onu anlayabiliyoruz.

Peki üretim yetersizliği ne zaman baş gösterdi?

Hangi nüfusa ve konuta, sanayiye,işletmeye göre yeterliydi üretim?

Bütün bunlar izaha muhtaç.

Hoş daha havalar Kıbrıs’ın bunaltıcı  sıcaklığına ulaşmadı.

Böyle olduğu halde yeterli  enerji üretilemiyor.. Üstelik elektrik enerjisine en az ihtiyaç duyulan bir dönemde. Şimdi bir de Haziran,Temmuz,Ağustos aylarını düşünün ve haliyle nemin üzerinize çöktüğü o bunaltıcı sıcak  akşamları.

O zaman ne olacak?

Herkes mağdur olacak.

Elektrik ücretleri bir tarafa ayrı sorun, bir de yeterli üretim olmayınca halimiz nice olur!

Bu duruma nasıl gelindi?

Yatırım gerektiği halde neden yatırım yapılmadı?

Elbette göstere göstere geldi bu günler.

Kapasitesini aşan bir üretim yapıldığı biline biline yatırım yapılmadı.

Bu ülkede kontrolsüz bir nüfus artışının  olduğu biline biline hiçbir önlem alınmadı.

Bu ülkede inşaatlar peş peşe yapılırken santralin güçlendirilmesi gerekirken bilerek ve isteyerek artan talep görmezden geldi.

Şimdi ise malum.

Yatırım eksikliği ve üretim yetersizliğini önümüze koyuyorlar. Bir işletme düşünün, iktisadi faaliyetleri düzenli olarak devam eden. Yani geliri ve gideri olan bir kurum.

Gelir ve gider dengesi bugün en basit işletmelerin bile hassasiyet gösterdiği bir konudur. Gelirinize göre gider dengesi kurmak da ekonomilerin en temel mantık kuralıdır. Dolayısıyla en basit tabiriyle giderleriniz gelirlerinizi aşmışsa işletmeniz iflasa doğru yol alıyor demektir.

KIBTEK in aslında bugün geldiği nokta budur. Hoş KIBTEK ürettiği elektriği bedava mı dağıtıyor?

Hayır!

O halde neden zarar ediyor?

Yanlış nerede yapılıyor?

Kuruma aboneler kullandığı elektriğin bedelini ödüyor mu?

Evet.

Peki bu üretim maliyetini karşılamıyor mu?

İddia o ki KIBTEK ürettiği elektriğin maliyetinin altında satıyor bu enerjiyi.

Aradaki fark ne oluyor?

Bu farkı kim süspansiye ediyor?

Böyle bir anlayışla kurum ayakta kalabilir mi? Elbette kalamaz.

Bu belki bir neden.

İkinci büyük neden teşvik dedikleri cevizci’nin çuvalından yedikleri sakat sistem. Dünyanın hiçbir yerinde kullanılan elektriğe indirim yaparak ya da mevcut  borcunu hibe ederek teşvik yapılmaz.

KIBTEK de bunlar da yapıldı.

Kurum hoyratça yönetildi.

Kurum birilerinin rant kapısı oldu.

Velhasıl iflas etti.

Fatura ise halka çıkarıldı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu