Ekonomi

Merkez Bankası politikasını değiştirmezse enflasyon daha da yükselebilir

Küresel enflasyon görünümü ve fiyat artışlarında Türkiye’deki mevcut durumla ilgili olarak Dünya’dan Elif Karaca’nın sorularını yanıtlayan Leuchtmann, gerek kamuoyunun gerekse para piyasalarını izleyenlerin büyük bölümünün, TCMB’nin hükümetin yoğun etkisi altında olduğunu düşündüğünü ve bu etkinin enflasyonla sürdürülebilir bir mücadeleye engel olduğunu belirtti.

Leuchtmann’ın verdiği demeçler şöyle:
“Türkiye’de enflasyon yüzde 70’e yaklaştı. Enflasyonla mücadelede nasıl bir strateji izlemeli? TCMB’nin adımları enflasyonu düşürmek için yeterli mi?
Türkiye’de yüzde 14’lük bir faiz oranı, yüzde 70 seviyesindeki enflasyonla mücadele etmek için yetersiz. Enflasyonu düşürmek veya en azından daha da yükselmesini önlemek için TCMB’nin politikasını değiştirmesi, politika faizinin çok daha yüksek seviyelere çıkarılması gerekiyor. Daha da önemlisi, TCMB’nin enflasyon riskleri devam ettiği sürece sıkı para politikasına bağlı kalacağı konusunda kamuoyunu ikna etmesi gerekecek. 2018’de yaşanan lira krizinden sonra TCMB faizleri çok erken ve çok fazla indirdi. TCMB’nin aynı hatayı bir daha yapmayacağına kamuoyunu ikna etmesi lazım. Ayrıca, gerek kamuoyu gerekse para piyasalarını izleyenlerin büyük bölümü TCMB’nin hükümetin yoğun etkisi altında olduğunu düşünüyor. TCMB üzerindeki bu etki enflasyonla sürdürülebilir bir mücadeleye engel oluyor. Enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde çözüme kavuşması için bu durumun değişmesi gerekiyor.

“Enflasyon çok yüksek seviyeleri bulabilir”
Türkiye’de enflasyona ilişkin yukarı yönlü riskler hangileri?
Türkiye akaryakıt ithalatına oldukça bağımlı ve küresel akaryakıt piyasasında fiyat kabullenen taraf durumunda. Türkiye’de yükselen gıda fiyatları da çok zorlayıcı boyutlarda, ancak akaryakıt fiyatları TCMB’nin kontrolünde olmadığı için daha tehlikeli. Türkiye, yukarıda bahsettiğim para politikasındaki önemli değişikliği gerçekleştiremezse enflasyondaki yükselişi hızlandırma olasılığı ile karşı karşıya. TCMB enflasyonla gerektiği gibi mücadele etmediği sürece Türkiye’de enflasyonun çok çok yüksek seviyeleri görme riski bulunduğunu düşünüyorum.

ABD ve AB resesyona girerse, bu Türkiye’yi ve diğer gelişmekte olan ülkeleri nasıl etkiler?
Böyle bir senaryoda Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranları darbe alacak. Bunun ilk nedeni; 2008’deki küresel durgunluğun aksine, Çin ekonomisi şu anda sıfır Covid stratejisinin sonuçlarından muzdarip olduğundan, Çin’den gelen talep pek etkili olmayabilir. İkincisi, gelişmekte olan pazarlarda yüksek faiz oranlarının eşlik ettiği bir resesyon daha büyük bir risk.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu