Arzu BİRMANManşetYaşam

Canım dedeciğim Mehmet Zeka

Eski Başhâkimimiz ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eski Yargıcı Mehmet Zekâ ya da toplumumuzun ona hitap ettiği adıyla Zekâ beyin anısına saygıyla…

Canım dedeciğim,

Evet, yine Mayıs ayındayız, sen yine yoksun… Her zaman olduğu gibi bu hafta da yine çeşitli etkinliklerle seni anacağızİçimden sana mektup yazmak geldi bu sefer… Biliyor musun hala senle ilgili öğrenmem gereken çok şey var… Kıbrıs tarihine ne çok şey bırakmışsın, oku oku, araştır araştır bitmiyor… İnsanüstübir güçle yaptıklarınızı anlamaya, her gün yenisini öğrenmeye çalışıyorum… Koşulsuz vatan sevgim,adalet ve hakkaniyet duygularım yüzde yüz senden geçmiş, bunu net anladım… Keşke çocukluğumuzda bize masal anlatır gibi azıcık bahsetseydin yaptıklarından… Ne faydalı tarih dersi olurdu bizim için… Uygulamalı tarih dersi… Unutmazdık hiçbirini de… Ama sen hiç kendini anlatmazdın ki… Öyle mütevazı bir adamdın ki sen… Ha işte bu meziyetin de bana senden geçti sanırım ama ben bu meziyetten hiç memnun değilim, bilesin…

Dedeciğim, tam 38 yıldır yoksun… Ah ne özlüyorum seni bir bilsen… Keşke seni daha çok tanıma fırsatım olsaydı…10 yaşındaydım aramızdan ayrıldığında… Köyümüze, Balalan’a giderdik senle… Ne çok severdin köyünü… Biz de çok severdik… Sen y halkının sorunlarını dinlerken, tarımla, çiftçiyle ilgilenirken bizim derdimiz de bir an önce eşeğe binmekti E eşeğe yalnız binemezdikKöy halkından bir gelip bizi gezdirecekti… Heyecanla beklerdik… Bir başka derdimiz de taze sağılacak sütle yapılacak olan lezzetlisütlaçlardan yemekti… Denizde yüzmektiSen Avrupa’da dünyayı etkileyen, çığır açan kararları alırken bizim derdimiz senin Kıbrıs’a gelirken bize hangi çikolataları getireceğini merak etmekti E anlatmadın ki hiç bize? Hâlbuki bu övünmek değildi ki, anlatmalıydın, seni dinlemek ne iyi gelecekti bize de… Senin yolunda, izinde yürümek için belki daha erken yola çıkacaktık, kim bilir.

Birkaç yıldır senle ilgili paylaşımlar yapmaya, etkinlikler düzenlemeye, yaptıklarını toplumumuza aktarmaya çalışıyorum. Bilesin, torunun olduğum için değil. Bir vatansever olarak bu benim görevim, o yüzden yapıyorum...  Amacım dedemi anlatmak değil… Bir Türk kahramanını anlatmak… O yüzden bütün çabam… Hep adını ve unvanını kullanarak bahsetmiştim sendenbugüne kadarTorunun olarak bu ilk paylaşımımolacak

Seni özellikle Gülten (Feridun) teyzemden ve rahmetli Oktay (Feridun) eniştemden çok dinledim. Sürekli not aldım. İyi ki kuzenim Vedia (Asım) ve Mehmet (Asım) eniştem sen İngiltere’deyken anlattıklarını kaydetmişler. Ah onlara ne kadar çok teşekkür ediyorum ki bir bilsen. Ne iyi etmişler… Yoksa seni tanımamıza anlamımıza imkân yok… Nasıl oldu da ses kaydı işini kabul ettin acaba? Senin gibi kendisini anlatmayı sevmeyen birinsan Kuzenim  Erdem Erginel de aldığın tüm kararları 3 ciltte toplamış sağ olsun… Ortaya tam bir eser çıkmış. Ha sahi, Erdem bir kopyasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine de iletti… İyi ki Söz gazetesindeyazılar da yazmışsın, halkımızı bilgilendirmek için, onları da tek tek okudum… Seni anlayana kadar beni perişan ettirdin yani…

Dedeciğim biliyor musun? Kıbrıs eskisi gibi değil… Artık sizin gibi özveriyle çalışan, toplumunu düşünen insan yok, dayanışma hiç yok… Biliyor musun? Kıbrıs’ta doğru düzgün tarih bilen de kalmadı. Bilmeden, anlamadan istediği gibi yazıp, konuşan insanlar var artık. Bilenler de gerçekleri çıkarları doğrultusunda saptırıyor zaten… İyi ki şu an hayatta değilsin ve hiçbirini görmüyorsun…Nasıl üzülürdün kim bilir…

Sizi düşünüyorum da bir avuç insan, o yıllarda ve o kıt koşullarda toplumumuz için ne işler yapmıştınız bir zamanlarÜstelikte de tamamen tüm gönüllülüğünüzleHele hele o Türk İşleri Komisyonu döneminde… Sayende toplumumuzda hukuk gelişmiş, çağdaş yasalar alınmış… Toplumumuz için daha neler neler yaptın ama işte bazılarını yazamıyorum da… Sen yaptın ama başkaları yaptı gibi gösterildi… Sen öyle istemişsin “Toplumum için olsun da benim görünmem, bilinmem önemli değil” demişsin. Öyle olsun… Bak ben bunu yapmazdım… Bu yönümü senden çekmedim…

Ülken için yaptıklarını okurken kendimi ağlamamak için zor tutuyorum canım dedem… Bu ne vatan aşkıdır…

Avrupa’da ünlü bir yargıç olmuşsun… E öyle kararlar almışsın ki bazı ülkeler yasalarını da değişmişÜniversitelerde davalarını ders olarak okutuyorlar… Türkiye’den sana gelen resmi mektuplara, yazışmalarabakıyorum… Ne çok sayıyorlarmış, ne çok seviyorlarmış seni… Adadaki Türkler, Rumlar tümü sana tapıyor… Herkesi kendine hayran bıraktın!

Bu kadar güzel işi, anıları bir ömre nasıl sığdırdın sen öyle? Sen ne güzel bir insandın öyle?

Dedeciğim, sahi bilesin, bu mektubu herkes görecek… Senin pek beğenmediğin, istemediğin bir şey ama ben seve seve paylaşacağım. Niye mi? Kesinlikle seni anlatmak için değil… Kıbrıs’tan böyle bir insanın geçtiğini bilmeleri için… İstersek yapabileceğimizi, başarabileceğimizi anlamaları için…

Halkımızın Kıbrıslı Türk olmaktan gurur duymaları için!

Canım dedem, nurlar içinde uyu, mekânın cennet olsun!

Büyük bir özlem ve sevgilerimle,

Torunun Arzu.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu