Hasan HasturerKıbrısManşet

Yasama ve yürütmenin, psikolojisi, sağlıklı karara uygun değil…

Meclisin durumu da farklı değil. Bir yanda kırgınları çok UBP Meclis Grubu. Öte yanda bir ayağı sokakta CTP. Bir de sine-i millet kararını Parti Meclisinden çıkaran HP. Hade söyleyin bu Meclis nasıl yasama organı işlevi yapacak? Ya-pa-maz. Yapmaya çalışsa da “-miş” gibi yapabilir.

Sağlıklı karar verip, verememe önemli bir konudur.

Eğer ciddi bir karar verilecekse, karar vericinin, psikolojisinin, ruh sağlığının, yerinde olması.

Üç önemli kurumsal yapıdan, Yargı hariç, Yasama ve Yürütmenin psikolojisi, ruh sağlığı, sağlıklı karar vermeye uygun değil.

Dıştan bakan biri olarak, bu kanaate sahibim.

Yürütme ve yasama mensuplarına, yani bakanlara ve milletvekillerine sorulsun, elini vicdanına koyan istisnasız herkes, gerçeğin bu olduğunu kabul edecek.

***

Siyasetteki deneyimiyle mecliste ya da hükümette görev alanlarla konuştum.

Halk nasıl der ya, “Hiç böyle rezil dönem yaşamadık.”

Ne kadar ilginçtir, en deneyimli isimler de üç aşağı beş yukarı aynı yaklaşımları ortaya koyuyor.

Özellikle hükümet ortaklarının tarafındaki isimler, savunmak zorunda kaldıkları konuları nasıl savunacağını bilemiyor.

Özel sohbetlerde söylenenlerle, kamu oyuna dönük söylenenler örtüşmüyor.

***

Meclisin yenilerine gelince.

Onların durumu çok daha ilginç.

Seçilmiş oldukları için sevindiler.

Ancak Meclis çalışmaları başladığı zaman, milletvekilliğinin ne olduğunu hüsrana uğrayarak öğrendiler.

Yenilerden birinin, “Haftada 2-3 defa meclisi geliyoruz. Ama bir iş yaptığımız yok. Seçilmemizin üzerinden dört ay geçti. Üyesi bulunduğum komitenin sadece üç toplantısına katıldım” dediğini duydum.

***

Dün öğleden sonra siyasetin, deneyimli ve popüler isimlerinden biriyle telefonda konuştum.

Profesyonel politika yapmaya, ihtiyacı yok.

Milletvekili ya da bakan olmasa da hayatını, sosyal zenginlikle birlikte sürdürebilir.

Morali, neredeyse yerlerde sürünüyor.

Şahsi çıkarlarını, parti ve toplum çıkarlarından önde tutanların, siyasette tercih edilmelerini bir türlü hazmedemiyor.

Partisinde yaşadıklarının da etkisiyle, hem partisinden hem de siyasetten soğuduğu çok belli.

“ Bu şartlarda iş yapmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor. Liyakatın, iş yapabilirliğin neredeyse hiç değerinin olmadığını gördüm” derken, açıkça söylemese de, “Bir an önce seçim olsun ama ben aday olmayarak, siyaset defterini kapatayım” demek istediğini hissettim.

***

Ünal Üstel’in Başbakanlığında  UBP-DP-YDP Koalisyon hükümeti kuruldu.

Güven oyunu da aldı.

Almasına aldı da, en başta UBP’liler bile bu hükümeti henüz hazmetmedi.

Hükümet üyeleri bile, hükümete uzun ömür biçemiyor.

Lafla, peynir gemisi yürümez.

Belli oldu ki hükümet dar ve sabit gelirlilere artış yerine “nasihat” vermeye hazırlanıyor.

Mevcut hükümet, sağlıklı karar üretip, ülkeyi zor yönetir.

***

Meclisin durumu da farklı değil.

Bir yanda kırgınları çok UBP Meclis Grubu.

Öte yanda bir ayağı sokakta CTP.

Bir de sine-i millet kararını Parti Meclisinden çıkaran HP.

Hade söyleyin bu Meclis nasıl yasama organı işlevi yapacak?

Ya-pa-maz.

Yapmaya çalışsa da “-miş” gibi yapabilir.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu