Erçin SahmaranManşet

Protokolü kim anlatacak?

Ne kadar gereksiz konu varsa, ülke gündeminin en başlarında.

Ülkede sorunlar dağ gibi, yüksek, yığılmış, altında kalan bir toplum, resmen inim, inim inliyor.

Yapılanlar, konuşulanlar, toplumdan ne kadar da uzak.

Ne diyor Başbakan Ünal Üstel;

“Ekonomi dönmüyor, esnaf sanayici hayvancı zor durumda, ülkede açlık sınırına gelindi”.

Evet, gerçekte durum bu, ekonomi başta olmak üzere, bu ülkenin çözüm bekleyen sorunları var.

Sorunlar, sıkıntılar, herkesi etkiler, etkiliyor.

Ancak ülke, siyasi gerginlik, boş, sığ tartışmalar ortasında sürükleniyor.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) arasında, gereksiz, kimseye bir faydası olmayan bir tartışma yaşanıyor.

Ersin Tatar’ı sever veya sevmezsiniz, siyasetini de benimsemeyebilirsiniz.

Aynı şekilde, herkes Ersin Tatar’ın siyasetini kabullenmek zorunda da değil.

Eleştirilere karşın, “Rumcu, Türkçü” söylem siyaseti de çok itici, çağ dışı.

Önce biraz saygı, olayları, eleştirileri kişiselleştirmeden, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Tatar’ın siyasetini eleştirenleri de ötekileştirmeden, hedef göstermeden, herkes işini yapmalı ve her türlü karşıtlığa, kişilik saldırıları olmadan saygı duymalı.

Bugün için ihtiyacımız olan tek şey huzur ve saygı.

En son istediğimiz ise, gereksiz, boş, faydasız tartışmalarla zamanı boşa harcamak.

Başbakan Ünal Üstel’in Türkiye ile imzalanan protokole ilişkin şu sözleri de önemlidir;    “Kıb-Tek ve enerji sektöründe çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Bu alandaki yapı sürdürülebilir olmaktan çıktı. Ülke ekonomisini sürekli bir şekilde aşağıya çeken, hane halkını ekonomik olarak zorlayan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir duruma geldi. Bu böyle devam edemez. Artık bir şeylerin değişmesi lazımdır.

Hükümetimizin uygulamaya koyacağı eylem planı ile birlikte Kıb-Tek’in mali yapısı güçlendirilecek şekilde yeniden yapılandırılmasının sağlanması öngörülüyor. Buna kim itiraz edebilir ki?

Hedeflerimiz arasında KKTC’de genel sağlık sigortası kurulması, KKTC’deki sosyal güvenlik ve sigorta sisteminin aktüeryal sürdürülebilirliğinin sağlanması da vardır. Buna kim neden hayır diyebilir?”

Bu bir gerçek, ne KIB-TEK, ne de toplum bu şekilde devam edemez.

Bu yükü, bu halk kaldıramaz.

Eğitimin, sağlığın, özelleştirilmesi, bugün bu hizmetleri daha pahalı, daha ulaşılması zor bir hale getirdi.    Bunlar temel ihtiyaç ve haklar.

Sanırım bu durumu kabul etmeyen yoktur.

Türkiye ile imzalanan protokolde, sağlık, üretim, eğitim konularında da tartışılan maddeler vardır.

Bu protokolü, en başta savunması, anlatması gereken ise, uygulama taahhüttü veren KKTC hükümeti, maliye bakanlığı ve ekonomi enerji bakanlığı değil mi?

Neden basın toplantıları yaparak, medya kuruluşlarını ziyaret ederek anlatmıyorlar.

Madde, madde amaç, hedef, sebep, yapılacak olan, karşılığında elde edilecek olan, neden şeffaf açık bir şekilde dile getirilmiyor.

Bu anlaşma bütün toplumu ilgilendiriyor.

Anlatılmadıkça, sorular artıyor, sahiplenilmiyor.

Sonuç olarak “nasıl olsa uygulanmayacak, zaten Türkiye’nin bir dayatması” anlayışı güçleniyor.

Ülkenin gerçek gündemine dönmesi, iktidarın bunlara odaklanması, muhalefetin de buna zorlaması gerek.    Gerisi boşa zaman harcamak.

i

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu