Derviş DoganManşet

Baki kalan haklarımıza sahip çıkalım..

Gelinen noktada koşulların bizi sürüklediği konjonktür içinde aklın yoluna dönmemiz ve Kıbrıs Cumhuriyetindeki haklarımıza sonuna kadar sahip çıkmamız gerektiğini

düşündürüyor. Çok açık ki bunu devletler düzeyinde gerçekleştirmemiz bugünün dayattığı koşullarda pek mümkün görünmüyor. Hatta bugünün koşulları mevcut yapının devamı ve adanın bölünmüşlüğünün kalıcılaşması yönünde ilerliyor. Bu durum maalesef bize bir fayda sağlamıyor. En azından halkın büyük oranda ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir düzene bizi taşımıyor. Yaşam kalitemiz düştükçe düşüyor. Mali imkanlarımız daraldıkça daralıyor.Temel gereksinimlerimizi dahi karşılayamaz duruma geldik. Genç nüfus adadan birer ikişer göç ediyor. En önemlisi de yarınlara dair umutlarımız tükendikçe tükeniyor.

Boş vaatleri  milliyetçi düşünceler ile önümüze koyanların dahi yıllar sonra büyük pişmanlık duyacakları bir akıbeti kader olarak görmemek gerekiyor. Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası toplumun meşru saydığı statüsünde Kıbrıslı Türkler olarak haklarımızın baki tutulması öylesine düşünülmüş bir adım değildir.Nitekim

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nda Türkçe resmi dil olduğu için bugün hâlen Güney Kıbrıs’taki (Kıbrıs Cumhuriyeti) devlet kurumlarında Türkçe kullanılıyor.Mahkemede, bakanlıklarda Türkçe kullanılıyor. Anayasa gereği zorunlu. Bugüne kadar değişmemiş.

Dolayısıyla bizim Kıbrıslı Türkler olarak bunun üzerinden baki olan haklarımıza Türkiye’nin de desteği ile sahip çıkmamız gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu