Erçin SahmaranManşet

15 yaşında çocuk, göç etmeyi düşünüyor

Hayat standardının, yaşam koşullarının geriye götürülmesi, pahalılık ve zam furyası hangi ülkeye refah getirdi?    Mesele, bunlara çözüm bulmak değil mi?

Konu salt ekonomik değildir, kültürel, sosyal, müzikle, sporla, genel olarak sanatla, harmanlaşmış, lütuf değil, yaşam tarzı olmuş, her türlü uğraşın korunması gerek.

Kültür olarak, ne zaman, nerede durmamız gerektiğini biliyoruz.

Hoşgörümüzün sınırı oldukça geniştir.

Bu ülkede konu ne olursa olsun severek olur, zorla olmaz.

Bu halkı iyi tanımak gerek, gerisi boş yere gerginlik, kutuplaşma kaos.

Kıbrıslı Türkler göç konusunda çok yaralıdır.

Çok göç vermiş, bunun yanında çok göç almış, konu ile ilgili tam olarak istatistiki bilgisi olmayan bir durumdadır.    “Mevcut durum sürdürülebilir değil” bu düşünceye kesinlikle katılırım.

Ancak atılan adımların, mevcut durumu iyileştirmeye ve daha iyi yaşam koşullarının oluşturulmasına yönelik olduğundan emin değilim.

Atılan her adımın bir amacı, bir karşılığı olur.

Daha iyi sağlık, eğitim, iş imkanları, ulaşım, daha kaliteli teknolojik altyapı.

Bunlar, ne yapılırsa yapılsın bir adım ilerlemiyor.

Kamunun giderleri tartışılıyor, fakat gelirleri ve gelirlerin artırılması, alınan vergilerin karşılığının artırılması tartışılmıyor.

Ülkeye dair belirsizliğin, yaşlıların, engellilerin, gençlerin, ülkeden devletten beklentileri kimsenin derdi olmuyor.    Yıllarca insanlar, anne, baba, aileler çocuklarının göç etmemesi için elinden geleni yaptı.

Bugün bizzat aileler, çocuklarının eğitim için yurt dışına gitmesini ve geri gelmemesini, hayatını gittiği yerde sürdürmesini teşvik ediyor.

Lise öğrencisi çocuklar artık hedef olarak, yurt dışına eğitime gitmek ve bu ülkeye gelmemek olarak belirliyor.    Ne kadar acı değil mi, ne kadar hazin, nereden, nereye?

2005 doğumlu, hatta 2006, 2007 doğumlu çocuklar, açıkça söylüyor, anlatıyor, aileler de destekliyor.

“Yurt dışına eğitime gitmek, orada kalmak ve bu ülkeye dönmek istemiyorum. Bu ülkede iş yok, ev kurma şansı gelecek yok”.

15 yaşında çocuklardan, gençlerden bahsediyoruz.

Eskiden çocuklara, “okulunu bitir, askerliği yap, bir devlet işine gir, hayatını kurtar” diye, bir hedef verilirdi.

Artık kamuda çalışmak da kurtarmıyor, yaşam, hele hele hayata yeni atılacak, sıfırdan başlayacak çocuklar, gençler için çok daha zor.

İşte bunları dert edinecek yöneticiler, düzenlemeler, paketler, hazırlanmalı.

İş alanları açılmalı, fabrikalar kurulmalı, bu yönleri geliştirecek ekonomik işbirliği anlaşmaları hayata geçirilmeli.    48 yılda bir tane fabrika açılmamış, olanlar da batırılmış, kapatılmışsa ne ekonomiden, ne de ekonomik gelişmeden bahsedilemez.

Üretmeye, zaman zaman zarar etse de bu toplumun desteklenmeye ihtiyacı var.

Üretme kapasitesi, ürün çeşitlenmesi, insan kaynağının verimli kullanılması, pek tabii bunların gerçek amaçla planlanması.    Gerçek kalkınma hamlesi bunlarla olur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu