Hasan HasturerKıbrısManşet

Siyasi parti çatısı altında siyaset yapmanın, koşulları var…

Özersay, Baybars ve Rogers’in oturduğu sandalyelerin sahibi, partileri HP’dir. Eğer öncelik partide değil, vekillerde olsaydı. Meclis’te 50 milletvekili koltuğunun her birinde, seçilmişlerin adı yazar, en ön sırada partilerin adı yazmazdı. Bir milletvekili ne zaman “Halk beni seçti” diyebilir? Bağımsız olarak aday olup, seçilmesi halinde, o milletvekili, “Halk beni seçti” diyebilir. Aksi halde diyemez.

23 Ocak erken genel seçimlerinde Halkın Partisi (HP), üç milletvekili ile mecliste temsiliyet hakkı elde etmişti.

HP’nin kazandığı üç sandalyeye ise, parti içi alınan oy hesaplaması sonrası, Kudret Özersay, Lefkoşa’dan, Ayşegül Baybars, Mağusa’dan ve Jale Refik Rogers, Girne’den oturdu.

Ne demek istediğim açık.

Özersay, Baybars ve Rogers’in oturduğu sandalyelerin sahibi, partileri HP’dir.

Eğer öncelik partide değil, vekillerde olsaydı. Meclis’te 50 milletvekili koltuğunun her birinde, seçilmişlerin adı yazar, en ön sırada partilerin adı yazmazdı.

Bir milletvekili ne zaman “Halk beni seçti” diyebilir?

Bağımsız olarak aday olup, seçilmesi halinde, o milletvekili, “Halk beni seçti” diyebilir.

Aksi halde diyemez.

“Hayır, diyebilirim” diyen biri varsa, o kişi, temsili demokrasinin, mevcut sistemle uygulanmasının ruhunu bilmiyor demektir.

***

Siyasi parti çatısı altında siyaset yapmanın, yazılı olsun veya olmasın belirli koşulları vardır.

Parti içi demokrasiye, “Canım çekerse uyarım, canım çekmezse uymam” diyemezsiniz.

Parti içi demokrasinin hayat bulması için, kademe kademe, kurumsal, örgütsel yapılar, eşikler vardır.

Delege ya da tüm üyelerin katıldığı kurultay, en yüce organdır. Kurultay her zaman toplanamadığı için kurultaydan sonraki en yetkili organ, partilerin meclisi olan Parti Meclisleridir.

Partilerin icra organları MYK’larıdır.

Yukardan aşağı organlar oluşur ve çalışır.

Gerek duyulması halinde ise MYK’da karar alınır, o karar Parti Meclisinde tartışılır, kabul veya ret edilir.

Karar organlarında karar üretilene kadar, kimin ne söylediği bir yere kadar önemlidir.

Nasıl ki KKTC Meclisi, genel seçim sonucunda oluştuktan sonra, en üst organdır, partilerde de Parti Meclisleri o konumdadır.

Bir konu parti meclisinde tartışılıp kararlaştırılacaksa, görüşü olanlar oraya gider, görüşlerini savunur, sonunda hangi sonuç ortaya çıkarsa da o karara uyar.

***

Bunları neden yazıyorum?

Nedeni belli.

HP Parti Meclisi, üç milletvekilinin uymasıyla hayata geçebilecek sine-i millet kararı aldı.

Kudret Özersay, karara uydu ve istifasını Meclis başkanlığına sundu. Mevzuata uygun olarak gidip başkanlık divanına kararını sözlü olarak beyan etti.

Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers dün ortak bir açıklamayla HP Parti Meclisi’nin kararına uymayacaklarını duyurdu.

Açıklamalarında ifade ettiklerini sorgulamaya niyetim hiç yok.

Yazımın buraya kadar ki bölümünde de  genel geçer doğruları özetlemeye çalıştım.

Baybars ve Rogers, HP’nin kurultaydan sonraki en önemli organının kararına uymama yönünde bir tercih ortaya koymuştur.

Onlar milletvekilliğinden ayrılmadığı sürece, milletvekilidir. HP, “Biz bu iki sandalyedeki vekilleri görevden alıp, yerlerine sıradaki arkadaşları getirme kararı aldık” diyemez. Yok öyle bir yetki.

Ancak, HP, parti meclisi kararına uymayan bu iki vekille ilgili disiplin işlemi başlatıp, partiden ihraçları yönünde karar verirse, sanırım ilk kez yaşanacak bir durumla yüzleşeceğiz…

Nedir o yüzleşme?

Baybars ve Rogers, Cumhuriyet Meclisinde HP’yi temsil edebilecek mi?

***

Tabii 6 Haziran’da Meclis genel kurulunda Kudret Özersay’ın istifasıyla ilgili oylamanın sonucunun ne olacağını da bekleyip göreceğiz…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu