Hasan HasturerManşet

Öfkem Lefkoşa surlar içini, canlısıyla, cansızıyla ağlatanlara…

Doğma büyüme K. Kaymaklılıyım.

Bir başka deyişle, doğma büyüme Lefkoşalıyım.

Hayatım hep Lefkoşa merkezli geçti.

Lefkoşa’yı farklı sevmem, çok doğaldır diye düşünürüm.

Lefkoşa’da surlar içinde, özellikle gençlerin yatırımları ile bir yeniden canlanma var. Ancak henüz yeterli olma noktasında değil.

Lefkoşa surlar için bana göre hala ağlıyor.

Lefkoşa surlar içi, gelişen ve büyüyen Lefkoşa’nın çekirdeğidir. En zor günlerde, tarihi Lefkoşa, kapasitesinin çok ötesinde insana kucak açtı. 

Eğer insanların yaşadıkları kente borcu birikebilirse Lefkoşa’nın surlar içine borcumuz neredeyse ödenemeyecek kadar çoktur. 

*           *         * 

Lefkoşa’ya aşığım. 

Lefkoşa’nın hayatımın her döneminde yeri var. 

Çocukken bayramda annem elimden tutar Arastada ısmarlama ayakkabı yapmaya giderdik.  

Hazır ayak kabı yoktu. 

Ayakkabıcı yere bir karton koyup, üzerine bastığım çıplak ayağının etrafında kalemini döndürüp kalıbı alırdı. Model olarak iki seçenek vardı… Ya bağlı ya da bağsız. 

*             *          * 

Ortaokulunun ilk iki yılını şimdi Belediyeler Birliği olan Selimiye Camiinin yanında olan binada okudum. 

Mücahitliğimi şimdi Turizm Bakanlığı olan kışlada yaptım. 

Öğretmen Koleji’ni de Belediyeler Birliği binasının karşısındaki binada tamamladım. 

Girne Kapısı’ndaki Talat ve Rifat’tan, Saray Otelin yanında Kaptan’dan  sandüviç yemenin  keyfini unutmak mümkün mü? 

*             *          * 

Her türlü değişime saygım var. 

Nüfus yapısı değişirken yeni gelenlerle yeni kültürel izleri de göreceğiz. Bunu da kabul… Ancak lahmacun kokusu gelirken, yasemin kokusu yok olmamalıydı. Yasemin kokusu lahmacun kokusuna yendirilmemeliydi. 

Bizim kültürümüzde güvercinin palaz dediğimiz yavrusunu yeme vardı. “Vardı” diyorum, çünkü artık yok. Palaz yendiği için güvercinler şimdiki gibi kontrolsüz çoğalmıyordu. Girne Kapısı ve Sarayönü, Atatürk meydanında güvercin yoktu şimdiki gibi. 

Lefkoşa surlar içinin dokusal değişiminin en somut göstergesi meydanlardaki güvercinlerdir. 

*               *             * 

Kafesli Muhtarı Hüseyin Eminoğlu, geçtiğimiz günlerde Kıbrıs TV’de konuğumdu.

Anlattıklarını dinlerken, Lefkoşa, ihanete uğradığı, terkedildiği, aldatıldığı bir kez daha aklımın da gönlümün de ön tarafına geçti.

Gerçek sevginin yerini tutmayan sözlerle bazıları hala kandırmaya çalışıyor Lefkoşa’yı.

Şu an Lefkoşa’nın surlar içinde kötü şartlarında yaşayan insanlara hiç kızmıyorum. Onlara niye kızayım ki? Aslında Lefkoşa ile birlikte onlar da ağlıyor. 

Öfkem Lefkoşa surlar içini canlısıyla, cansızıyla ağlatanlara… 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu